DOLAR
32,4049
EURO
34,5328
ALTIN
2.455,65
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
24°C
Mersin
24°C
Açık
Salı Açık
26°C
Çarşamba Açık
25°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
22°C

GILGAMIŞ’TAN GÜNÜMÜZE GELENEK GÖRENEKLERİMİZİN KÖKENİ

İBRAHİM ÇENET (*)

Osmaniye deyince aklımıza Karacaoğlan gelir, Yaşar Kemal gelir ve onun yolundan giden bilge adam İbrahim Çenet aklımıza gelir.
Çardak köyünde asırlardan bu yana yaşam bulan Çenet boyundan. Gavur Dağlarının, Amanos dağlarının eteğinde bir köy. Sonra Toroslara uzanan dağlar. Onun arasında kendine özgü bir kültür yaşamı.
İşte İbrahim Çenet bu coğrafyada yaşayan Sümerlerin Gılgamış Destanını uzmanlık alanında irdelemiş, Sümerolog İlmiye Çığ’ ın çalışmalarını ilmik ilmik işleyerek, kendi coğrafyasında onu bulmuş, okuyucu ile buluşturmuş.
Yazılı tarih 13.000, ondan ötesi 75 bin yıllık geçmiş. Daha ötesi milyonlar ulaşıyor. 4. Zaman ve yaşadığımız çağ.
Biz bu yapıtta, Göbekli Tepe’deki tabletleri görüyoruz. İnsanlık tarihi, Gılgamış, Hamburabi, Dede Korkut her biri bir birini sanki görmüş gibi. Sonra dinler tarihi, peygamberler gelmiş, Sümer Tabletlerini okuyan İbraniler, İsa’nın uzantıları hep onlardan yararlanmış. Ucu açık dünya yaşamında çağdaşlığı yakalamışlar. İlim, fende ileri gitmişler.
İslam coğrafyasında özellikle Emevi sonrası bilim, fen bir kenara itilmiş, dogmalar üzerinden ümmet ülküsü öne çıkmış. Dünya uygarlığında geri kalmış. Şimdi cumhuriyet mi, şeriat mı diye bocalama devresindeyiz.
Sümer yaşamı, doğa ilişkisi, kadının yeri. Hak, hukuk, adalet kavramı. Asırlar önce yerli yerinde. Sami, Akadlar gelip bu uygarlığı yok etmişler. Ama toprak altında kalan tabletleri görememişler.
İyi ki İngilizler görmüş. Çıkan tabletlerin yarısı onların, yarısı sarayın. Sonra aklıselim uygarlık dünyası, İngiltere ve İstanbul tabletleri bir araya getirilmiş, İlmiye Çığ gibi Sümerologlar onları okuyup, gün ışığına çıkarmışlar.
“Bilmem neye göre doğan. Latin stiline göre eğitim, İsviçre Kanuna göre evlenen, İtalyan Kanuna göre ceza verilen, Fransız Kanuna göre idare edilen, Arap Kanuna göre gömülen insana Türk vatandaşı denir.” Çetin Altan.
İbrahim Çenet bu irdeleme ardından son sözlerini söylerken:
“Başkalarından esinlenmek, oralardan bir şeyler almak insanlar için zorunludur ve gereklidir. Ancak kişiliğini, geçmişini, kimliğini kaybedecek kadar başkalarını kopya edersen bunun adı başkadır.
Zaten belki de bizim ülkemizin ve insanlarımızın yüzyıllardan beri sıkıntılı olmasının ve bir türlü istikrar bulamamasının nedeni de kendimizi gereği kadar tanımayıp, dolayıyla değiştiremediğimiz, geliştiremediğimiz yüzündendir. Umarız, geleceğimizi kurmak için günümüzü ve gün içinde dünümüzü kavramaya çalışırız.”
Ormanda çalışan tahtacıların piri Habip Nacar, bakıyoruz Sümer Tabletlerinde yerini alıyor. İşte 12. Tablette (birinci bölüm) onun ile ilgili geçen bölüm. Buda bizden Tahtacılara armağan olsun.
“Ağacın bedeni hemen bugün, Nacar’ın evine bırakılmış olacaktır. Ağacın dalları Nacar’ın keseri için hazır olacaktır. Efendim, niçin ağlıyorsun? Hemen bugün, senin ağacın bedenini yerin altından çıkaracağım. Dalları cehennemden yukarı getireceğim.”
M. İlmiye Çığ, bu kitabın ön sözünde diyor ki;
“Gılgamış zamanından daha eskiye gitmekte, hatta Sümerler’in daha Mezopotamya’ya gelmeden önceki zamanı da kapsamaktadır. Bugün yaşayan bir çok geleneklerin izlerini destan satırları arasından çıkarıyor. Sümer kültüründen de zamanımıza olan bağlantıları gösteriyor.”
Kitabı okumak, irdelemek lazım.
(*) 1. Gılgamıştan Günümüze Gelenek Göreneklerimizin Kökeni. İbrahim Çenet. Çardak Yayınları. Osmaniye.
(*) 2. İbrahim Çenet: Çardak Köyü, Osmaniye’de 1949 doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk, Paris Sorbon Üniversitesinde edebiyat ve dil okudu. Politikacı, yazar. Uzun yıllar düşüncelerinden dolayı ceza evlerinde tutuldu, işkencelere maruz kaldı. Anadolu Halk Bilim Kültür Akademisi kurucularından. Özgür Filim Festivali, Özgür İnsan Ödülü, ayrıca Yaşar Kemal anısına araştırma ödülleri yarışması düzenlenmesinde, belgesel film yapımlarında yer alıyor. Halen, Yerelden Evrensele adlı bilim, halk bilim, tarih, arkeoloji, sosyal ve toplumsal coğrafya dergisi çıkarmaya devam ediyor. Evli üç çocuğu ve iki torunu var.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.