DOLAR
8,8648
EURO
10,3792
ALTIN
494,52
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Gök Gürültülü
29°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C

İYİCE BATMADAN

24.04.2021
0
A+
A-

Zor ve çetin günlerden geçiyoruz. Pandemi, ahtapot kollarıyla sarmış bedenleri. Ölüm bir soluk ötemizde. Kedinin fare bekleyişi gibi 7/24 nöbette. 65 yaş üstü aşılarını oldu. Bana bir şey olmaz, mikrop vızgelir bize sevdasındalar.

Ülke genelinde bilime inat kol kola, kucak kucağa labaleb toplantılar, düğünlerde halay çekmeler, ev ziyaretleri… Günde 150 200 insanımız bulaşı yüzünden hayatını kaybediyor hala ders almıyoruz. Bu kural tanımaz hareketlerimizin ülkemize verdiği yıkımı her şey bir yana sevdiklerimizi kaybederek ödüyoruz.

Ölümlerin arkasından akan acı gözyaşlarına bakıp çözüm üretmek yerine “Kanal İstanbul” ülkenin vazgeçilmezi oluyor. Bu proje bedeli en az 65 milyar dolar olacağı söyleniyor. Bu proje de devlet garantili olacaksa yandık anam! Bir başka açıdan bakacak olursak; madem bu kadar para gücümüz varsa, milyonlarca çiftçimize, asgari ücret altında maaş  alan emeklimize, iflas eden, siftah yapamayan esnafımıza, yosulumuza neden bakmıyoruz? Eğitimli yedi milyon gencimiz işsiz, umutlarını gerçekleştirmek için yurt dışını düşünüyorlar. Bu gençlerin istihdamını sağlayacak yatırımlar neden yapılmıyor?

Kanal İstanbul’a karşı % 60 hayırı yok sayarak görkemli bir törenle temeli attınız. 7,5 milyar ton doğa  atığını nereye atacaksınız? Kanal bölgesinin doğal yapısını talan ettiğimiz gibi Karadeniz ve Marmara’nın da doğal dengesini de bozacağız.

Kanal sayesinde aradan uzun yıllar geçmeden, İstanbul’un su kaynakları kuruyacak, doğal kaynak sularımız kirlenecek ya da kaybolacak. 20 milyonluk mega kent susuzlukla karşı karşıya kalacak. Bölgede meydana gelen kocaman bir ada oluşacak, kesin. Kimse savaşın yanında olmaz. Sürekli barışı kim istemez. Bir savaş olasılığı çıkarsa:

Trakya bölgemizin savunmasını nasıl sağlayacağız? Möntre’nin kilidini açarak Lozan’ı tehlikeye atmış olacağız. Ağrısız başımızı kendimiz ağrıtacağız. İlaveten İstanbul’un er ya da geç 7,9 şiddetinde bir depremi yaşayacağı ifade ediliyor. Kanalda çatlaklar oluşursa olacakları düşünmek bile istemiyorum. Telafisi mümkün bir yatırım olsa gam yemem.

Bizim ecdadımız ayağında çarık, silahı bile yokken canını vermiş, kanlarıyla şehit düşerek vatan toprağını sulamıştır. Onlar ki bu vatanı vatanımız yapmışlardır.

İktidarlar başarısızlıklarını örtmek için 100 yıl öncesine, 1923-1950 dönemine atıyorlar. Bu acizliktir. Devraldığınız görevi, sorumluluğu yerine getirecek bilgi, beceri eksikliği değilse nedir? Beğenmediğiniz o dönemin yaptırdığı fabrikaları, tesisleri ve kuruluşları sata sata hâlâ bitiremediniz. Suç yüklemeye çalıştığımız kurucu değerlerimiz hem Osmanlı’nın bıraktığı borcunu ödedi hem de ülkenin kalkınması için yatırımlar yaptılar. Devlet garantisi verilmeden yaptığınız bir şey gösterebilir misiniz? Bu, iktidarın hiç iyi bir şey yapmadı anlamını çıkarmak yanlış olur. Doğruları zaten alkışladık.

128 milyar dolar birikimimiz nerede, nasıl, ne için buhar oldu? Hiçbir ilgili milletimizi ikna edici bir açıklama yapmadı. Bir lira da olsa açıklama yapılamaz mıydı?

Her şey Türkiye’de (SIR) olarak açıklanıyor. Doğru ve yanlışı usunuza vurarak anlıyorsunuz. Halk artık siyasetçilere, büroktlarına güvenmiyor, onun için siyasette seçim yapmakta zorlanıyor. Öteki gelse, o da aynı olacak mantığında. İşte bu mantık, iktidar değişikliğini engelliyor.

19 yıldır eksik hissettiğiniz tüm yetkilerle millet sizleri donattı. Daha mutlu ve özgür yaşayacağız diye umutla bekledik. Yıl yıldan ağır geldi. Yoksulluk hızla arttı. Tencere kaynamıyor, dudaklar gülmeyi unutmuş, sessiz derin bir bekleyiş içinde. Gülmenin reçetesi siyasilerin elinde. Dün bugünden daha güzeldi. Gittikçe batıyoruz. Dolar, Avro almış başını gidiyor. F35’lerin ortağıydık kovulduk. S400’ü aldığımız günden bu yana Nato düzeyinde sorun üstüne sorun yaşıyoruz. Her yıl 24 Nisan’da Ermeni Soykırımı ısıtılarak önümüze konuluyor. Bu sorun siyasetin sorunu olamaz. Her iki devlet arşivlerini açacak; gerisine tarihçiler karar verecek. Olmuyor işte. “Tencere dibin kara, benimki senden kara”.

Tam da milletimizin hakemliğine gitmenin zamanı. Milletimiz sandıkta iradesini koysun. Kavgadan, hırdan ve dalaştan bıktık. Yeni ve güzel günlere…

CEMİL COŞGUN     20.04.2021

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.