DOLAR
32,1760
EURO
34,9341
ALTIN
2.426,68
BIST
10.725,50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Az Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Açık
26°C

Serpil TOMAK

İÇİMDEKİ YAZILAR

KAYBETMENİN DERİNLİĞİ

A+
A-

Çoğunluğun beğeni ve zevklerini benimseyen, kitleleri arkasına almak için onlardan biriymiş gibi davranan çıkarcı kişilere “popülist” denir. Çağımızın hastalığı popülizm, ön plana çıkma sevdası, üretmeden tüketme ve yorulmadan bir şey olma salgını bütün kurumları ve bireyleri bulaşıcı hastalık gibi sarmış durumda. Herkesin ön planda olma, kaybetmemek ve gücü koruma hevesine karşılık geri planda ve hatta yarasa gibi olmak ve olup bitenlere baş aşağı bakmak istiyorum. Popülist başarılar çabuk söner. Geçici bir heves olup sığdır. Derinliği yoktur. Ne güzel söylemiş ünlü Fransız şair ve yazar André Breton  “o kitabı beğenmem çünkü okuyanı çoktur”.

Medya ve kamuoyu tarafından kazanmanın kutsandığı ve coşkusuna kapılan kitlelerin yanı sıra kaybetmenin acizliği, yalnızlaştırıldığı ve hatta küçümsendiği bilinen bir gerçektir. Kazanmak boyutuna göre baş döndürücü kalabalıklarla çevrili iken kaybeden genelde yalnız kalır. Kazanan çok gürültü çıkarır. Kaybetmenin çığlıkları ise sessizdir. Kazananın zafer sarhoşluğunda kaybeden boynu büküktür. Bu döngü hiç değişmez. Kazanmak da kaybetmekte geçicidir aslında…  Popülist başarı ya da başarısızlıklar ise edepsiz ve saldırgandır. O yüzden bu türden başarı ve başarısızlıklar ne insana ne de topluma bir şey kazandırır. Kazanırken de kaybederken de zarar verir bulunduğu ortama… Çünkü bu grupların yaşanan realiteyi doğru okuyabilme yetisi zayıftır. Başarının şanstan mı veya beceriden/gayretten mi kaynaklandığı önemlidir.

Bütün kalıcı başarılar içerisinde onlarca ve hatta yüzlerce başarısızlık veya hatayı barındırır. Bu yolda yaşanan kayıplar öğretici ve kıymetlidir. Bunun dünyada sayısız örneği vardır. Thomas Edison tarihte en fazla başarısızlığa uğrayan, ama aynı zamanda en büyük mucittir. Sadece ampulü icat etme aşamasında bile 10 000’in üzerinde başarısızlığı ifade edilir. Dönemin önde gelen gazetecileri Edison’un zamanını boşa harcadığını ve yapmaya çalıştığı şeyin imkânsız olduğunu yazıyordu. 5000’inci deneyden sonra genç bir gazeteci yanına gelip, “Efendim 5000 kez başarısız oldunuz, başka başarısızlıkları göze alacak mısınız?” diye alaycı bir tavırla sorar. Edison’un cevabı ise unutulmazdır: “ben başarısız olmadım. Sadece ampulün çalışmayacağının 5000 ayrı yolunu buldum. Nasıl çalışacağına da 5000 adımda yaklaştım” olur.

Bir insanın kendini geliştirmesinin en güçlü yollarından biri de kaybetmektir. Abdülhak Hamid’in dediği gibi “galiptir bu yolda mağlup”. Dünya yaşamı nedir diye bana sorarsanız eğer tek bir cümle ile ifade edecek olursak “insanın kendini bulma yolculuğudur” derim. Kendinizi bulmak için de önce kaybetmeniz gerekir. Kolay değil anlayacağınız…

En zayıf anı idi titrek kalbimin

Ne hesabı vardı akan zamanın ne deli savruluşların

Ya hep ya hiç sınırında keskin virajlar

Orta yolu buldurabilmenin imkânsızlığında

Serpil TOMAK

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. burcu savur dedi ki:

    Hoş geldiniz hocam ♥ Kaleminize sağlık ♥

  2. Nükhet dedi ki:

    Serpil hanımın partisindeki diğer kadın aday Gülsüm hnima destek vererek saha çalışmalarına katılmasını, adayımızı asla yalnız bırakmayacağım ve tüm çalışmalarda destek sağlayacağım demesini beklerdik. Bir avuç partili arkasında durdu ve yığınlar başka yerlere gitti. Bir muhasebeyi de kendilerinin yapması yerinde olur

  3. celal necati üçyıldız dedi ki:

    sevgili öğretmenim, hoş geldiniz. başarılar diliyoruz.