LA’AL (LAL AĞA) PAŞA CAMİİ

Karamanoğulları İbrahim Bey’in emri ile Laal Paşa tarafından yaptırılmıştır. “Kaza merkezinde Kale Mahallesinde, tek kubbeli ve son cemaat mahalli bir camidir. Muhtelif devirlerdeki onarımlarla bugün ayakta ve hizmete açıktır. Dikdörtgen plân üzerine inşa edilen mabet dıştan, 18×21, içten 11.45×18.70 ölçüsündedir. Caminin kuzey cephesinde, beş kubbeli son cemaat mahalli vardır.
Kitabesine göre iki defa onarım gören caminin bahçesinde 2 adet Kümbet bulunmaktadır. Kümbetlerin birinde 3, diğerinde ise 4 adet mezar bulunmaktadır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi‘ne göre Laal Paşa bu kümbetlerin birisinde yatmaktadır. Küçük Türbe Caminin bir metre doğusundadır. Caminin sekiz metre güneyinde ise kare plânlı kaide üzerinde yükselen sekizgen gövdeli “Hocenti Türbesi” vardır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde Lal Paşa Medresesi Vakfı’na ait kaydı hakani örneğin Lal Paşa Medresesi Vakfı 1444 (H . 847) tarihlidir denmektedir. Her ne kadar Oktay Aslanapa “Karaman devri sanatı” isimli kitabında eserin 1356 tarihinde yapıldığını bildirirse de bu mabedin 1444 tarihinde inşa edildiğini bu kayıtlara göre katiyetle söyleyebiliriz. (AREL, Mehlika. s. 242, 244)
İlçenin merkezinde, Pınarbaşı Mahallesi’nde, tek kubbeli ve son cemaat mahalli bulunan bir camidir. Muhtelif devirlerdeki onarımlarla bugün ayakta ve hizmete açıktır.
Karamanoğulları mimarı üslubunda bir eserdir.
Kaynaklardan cami çevresinde bir hamam, caminin avlusunda da toprak dam örtülü taş yapılı bir medrese bulunduğu anlaşılmakta, ancak bu iki yapı da yıkılıp yok olmuştur.
Evliya Çelebi, Seyahatname’sinin IX. cildinde, “Gayet mâmur ve âbâdân.. sıvalı ve kârgir kubbeli camii vardır. Mihrabı önünde Sahib-ül-hayrâtı iki sivri kârgir kubbeli âlî… Karamanoğulları burada gömülüdür” bilgilerini vermektedir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarında ‘Mut kazasında Laal Paşa Câmi-i şerifi vakfı”ye tarihi, 608-2 nolu vakfiye defterinin 131. sahifesinde H.1242 olduğu, yine 608-2 nolu vakfiye defterinin 153. sayfasında da H.1242 tarihli “Mut’ta Laal Paşa Medresesi Vakfı” kayıtları bulunmaktadır.
Eldeki belgelerden Laal Paşa Cami ve medresenin Karamanoğlu Alaeddin Bey’in kölelerinden Lâl Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Cami dikdörtgen bir kaide ve sekizgen kubbe kasnağı üzerine oturmaktadır. Caminin ilk yapımında minaresi olmadığı, caminin revakı yapılırken batıdaki revak kemeri üzerine zarif bir ezan kulesinin yapıldığı bilinmektedir. Ezan kulesi 1915 yılında revak ile baraber yıkılmıştır.
Caminin, doğu, batı, güney cephelerinde yuvarlak kemerli demir pencereler ve onların üzerinde de iki tepe penceresi daha bulunmaktadır. Kuzey cephesinde ise ortada cami kapısı, yanlarda kapıdan daha büyük ve yüksek sağlı sollu ikişer pencere bulunmaktadır. Kapı ve pencerelerin Osmanlı devrinde yapılan onarımla bu şekle dönüştüğü sanılmaktadır.
Laal Paşa Camisinin giriş kapısı kuzey cephededir. Doğu cephesindeki ufak kapı doğu köşeye daha yakındır. Bu kapıdan tahta merdivenle kadınlar mahviline ulaşılmaktadır. Kuzeyde ayrıca dört sütunun taşıdığı yuvarlak kemerli revaklı son cemaat yeri bulunmaktadır.
içte ana kubbeyi dört paye taşımaktadır. Dört kemerden başka niş oluşturan dört kemer daha vardır. Caminin mermer minberi orjinaldir ve mukarnas işciliklidir. Mihrap nişi sonradan boyanmıştır.
Laal Paşa Cami, 1752 yılında İçel Valisi Çelik Mehmet Paşa’nın divan katibi Hacı Mustafa tarafından onarılmıştır. Onarım kitabesi zamanında minbere konulmuş, ancak günümüzde kayıptır.
İkinci onarımın ise 1820 yılında Mehmet ibni Emrullah tarafından yapıldığı bilinmektedir.
1923 yılında caminin revak ve minaresinin yapımına başlanılmıştır. Buna ait 1923 tarihli kitabe revağın sağındadır. 1936 yılında minarenin yapımı tamamlanmıştır.
Büyük Türbe (Hocenti Türbesi)
Büyük Türbe (Hocenti Türbesi)
Türbe, 15. yüzyılda yapılmış, Karamanoğulları mimari tarzında eserdir.
Laal Paşa Caminin yedi metre güneyinde, altıgen külahlı taş bir yapıdır.
Yapının kapısı doğu yöndedir. Gövdede açılan üç pencereden ışık alması sağlanmıştır. İçinde batı cephesine yakın dokuz adet taş lahit (sanduka) vardır. Bu sandukalar doğu-batı doğrultusunda yerleştirilmişlerdir, iki tanesinde tarih bulunmakta, bir tanesi 1326, diğeri 1359 tarihlidir.
Türbe içinde 1513 tarihli Sinan Bey kitabeli mezar taşının, Mut’un eski mezarlığından getirilerek türbeye konulduğu bilinmektedir.
Bu mezar taşlarından yekpare mermer olanı, türbeye isminin verildiği Şeyh Hocenti’ye aittir.
Lahit taşının baş tarafında sivri kemer içinde bir kitabe mevcuttur. Neşri Atlay tarafından okunan Arapça kitabenin Türkçe metninde: “Bütün gönüllerde sevgisi olan, bilginlere ihsanda bulunan ilim ve fazilet öğreten Hocenti Oğlu Musa Bey H. 726” sözleri yer almaktadır.
Türbenin altında mezar odası vardır.
Sivri Türbeler (Mut)
Mersin Mut ilçesi Kale Mahallesi’nde, Lal Ağa Camisi’nin iki yanında bulunan iki ayrı türbedir. Türbe Karamanoğulları zamanında, IV.yüzyılda yapılmıştır.
Türbenin üzeri sivri sekizgen külahla örtülü olduğundan halk arasında Sivri Türbeler ismi ile tanınmıştır. Türbeler kesme taş ve moloz taştan kare taban üzerine sekizgen planlı olarak yapılmıştır. Bu türbelerden birinin içerisinde üç, diğerinin de dört sanduka bulunmaktadır. Bunlardan üç sandukalı türbe içerisindeki sandukalardan birinin üzerinde, h.716 (1316) tarihli kitabesinde İsa Bey Bin Muhammed. İskân Allahü Taalâ fi bimevhatı Cenneti, hadi aşere min zilhadeti seneti sittatü ve aşrin ve seba mieteyazılıdır.
Bu durumda türbelerde gömülü olanın İsa Bey olduğu anlaşılmakla beraber diğerlerinin kim olduğu bilinmemektedir.
Küçük Türbe
Laal Paşa Caminin bir metre doğusunda, taştan dörtgen gövdeli bir yapıdır. Türbe, 15 yüzyılda yapılmış, Karamanoğulları mimari tarzında anıt eserdir.
Lâl Paşa, camiyi yaptırmadan caminin yerinde türbe ile birlikte yapıldığı anlaşılan bir bina olduğu sanılmaktadır. Yıktırılan bu buna tekke, imaret gibi türbeyi tamamlayan bir yapı olduğu, türbe içine de tekkeden geçildiği, türbe içinin iki yönde (doğu-batı) ışık aldığından anlaşılmaktadır.
Tekkeden türbe içine açılan geniş bir kemerin türbe kapısını oluşturduğu bilinmekte, günümüzde ise türbenin doğusundaki pencere genişletilerek yerine kapı yapılmış ve bu kapı açıldıktan sonra da kemer moloz taşlarla kapatılmıştır.
Türbenin içinde, her biri ayrı tipte üç adet bloktaş lahit bulunmaktadır. Türbenin içinde kubbenin tavanı ortasındaki mermer kilit taşında Karamanoğulları dönemine ait kabartma kırık dal motifleri vardır. Türbede kripta (mumyalık) bodrum katındadır.


