DOLAR
44,0680
EURO
51,2016
ALTIN
7.301,96
BIST
12.792,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
16°C
Mersin
16°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Açık
15°C
Pazartesi Açık
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
19°C
Çarşamba Çok Bulutlu
20°C

Mehmet AKPINAR

İMBİKTEN SÜZÜLENLER

    NEDEN YAZDIM?

    Lise yıllarında sesli okur, sessiz okuduğumda iyi anlayamazdım. Üniversite yıllarında sesli okuma ortamı bulamadığından, yazarak çalışmayı denedim. Elimde kalem, kağıt kısa notlar alırdım. Zamanla sessiz okumaya, dolayısıyla okumaya alıştım. Ülkemde, çevremde olup bitenler beni ilgilendirir olmuştu. O yıllar heyecanlı, hareketli yıllardı; düşüncelerimi, okuduklarımı eyleme geçirmek çabası içinde yazma ihtiyacı duymadım, vaktim de olmadı. Hayata bakışımız; “oku, düşün ve eyleme geç” idi. Duygu yoğunlaşması olduğu anlarda yazdıklarımı da kaç – göç arasında muhafaza edemedim.

    İş hayatının akışı içinde okuduklarımın ve düşündüklerimin çoğunu eyleme dönüştüremeyeceğimi anladım. Bu ciddi bir hayal kırıklığı idi. Yaşadığım zorlukları, haksızlıkları, çarpıklıkları gördükçe; bunlar içime dert oldukça; en azından kendimi rahatlatmak için, dolup taşanları kağıda dökmeye karar verdim.Yazdıklarımın zülfü yare dokunduğu ve kurşunun şekip bana döndüğü anlar oldu. Kalkan kullanmayı denedim; müstear isimle yazdım. Ama bir yere kadar…

    Sonra yıllarca yazmadım. Yeniden eyleme geçmek için yollar aradım; sendikacılik, siyaset, adaylık, burokrasi vs. Elimi taşın altına koysam da, taşı oynatmak mümkün olmadı; uykularım kaçtı. Kendimi kuşatılmış,  hapsedilmiş hissediyordum. Kabına sığmayan duygularımı doğal mecrasında tutmak için çareler aradım. Derdimi kısa ve öz en iyi şiirle ifade edebilecegimi düşündüm. Serzenişlerim, taşlamalarım, hayallerim, sevdalarım, yer yer kahırlarım döküldü beyaz sayfalara…  Zülfü yare dokunduğum oldu.

    Salgın süreci başlayınca daha fazla okuma, düşünme ve yazma imkanı buldum. Evde kaldığımız bu dönemde herkes farklı beceriler kazandı, yeni uğraşlar buldu, hobilerini geliştirdi. Ben de yazmayı… Yazıyorum, kendimi kasmadan, canım isterse… Yazmak bir çeşit terapidir, bana iyi geldi.

    @kpınar 041220

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.