Adam, Anadolu’nun şirin bir ilçesinde sade bir emeklilik hayatı yaşıyor; hayat pahalılığı zorlasa da çalışırken edindiği birikimleri de harcayarak geçinip gidiyordu. Alışkanlık üzere güne erken başlar, sabah haberlerini kaçırmazdı. Emekliler Yılı dolayısıyla emeklilere sağlanan imkanlar ve indirimleri açıklıyordu sunucu. Dikkat kesildi: Tiyatro ve sinema; tren, otobüs ve uçak biletlerinde, emekliye %20 indirim yapılmıştı.
Bir araştırıp soruşturdu; yaşadığı ilçede ne sinema ne tiyatro vardı. Önemli günlerde belediyenin sinema filmi veya tiyatro oyunu getirdiği oluyordu ama ne zaman olurdu, indirim var mı yok mu bilen yoktu. İnternetten il merkezini araştırdı; uygun saat ve fiyatta bir tiyatro oyunu buldu. Çok güzel, dedi kendi kendine. Nasılsa otobüs biletlerinde de indirim vardı. Mutfakta yemek hazırlayan hanımına seslendi: Hanım, yarın vilayete gidelim; ufak tefek alışveriş yapar hem de tiyatroya gideriz, yıllar oldu tiyatroya gitmeyeli.
Ertesi gün sabah saatlerinde soluğu otogarda aldılar. “İki kişilik bilet.” derken, internetten indirdiği ve telefonuna kaydettiği yeşil renkli emekli kimlik kartını gösterdi. Görevli boş boş baktı; adam “Emekliye indirim var ya!” dedi. “Bize öyle bir yazı gelmedi, indirim yapamayız!” Artık yola çıkmışlardı, vazgeçecek halleri yoktu; hem onca yıl hizmet vermiş, devlet umuru görmüş birine yakışmazdı, çaresiz indirimsiz biletlerini aldılar.
Vilayete vardıklarında oyun saati yaklaşmıştı; sora sora buldular tiyatro binasını. Kapısında gündüz seansının iptal edildiği, akşam seansının saat 20.30’da olduğu yazıyordu. Akşama kalsak mı diye düşündüler; otel fiyatları ne kadar, indirim var mı bilmiyorlardı. Birbirlerine baktılar bir de cüzdanlarına; vazgeçtiler. Ufak tefek alışveriş yaptılar. Mütevazi bir lokantada “etli ekmek” yediler, külahta dondurmanın üstüne buz gibi bir su içtiler. İlk otobüse atlayıp evlerine döndüler.
Ertesi gün, müdavimi olduğu kahvehaneye gittiğinde,
“Nerelerdesin yahu! Dün kare eksik kaldı” dedi dostları.
“Hiç sormayın, vilayete gittik; nasılsa indirim var hem ufak tefek alışveriş yapalım hem de tiyatroya gidelim diye, havamızı aldık.”
“Yahu ne işin var tiyatroda, hayatımız tiyatro bizim; dram istersen var, komedi istersen var. Kahveci de çaya %10 indirim yaptı; indirim de var.”
Adamın gözleri parladı; “Dört çay ver, demli olsun.” diye seslendi kahveciye.
“Emeklilik halleri!” diye mırıldandı. Takozu koydular, taşları dizmeye devam ettiler.
MehmetAkpınar Mut, 110724