DOLAR
8,8767
EURO
10,3747
ALTIN
494,82
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Gök Gürültülü
29°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C

Mehmet AKPINAR

İMBİKTEN SÜZÜLENLER

DOST, ARKADAŞ, AHBAP

17.05.2021
0
A+
A-

Bir öykü okumuştum. Dost, arkadaş, ahbap kavramları arasında ne çok fark varmış meğer! Öykü şöyle; çocuk uzun süredir babasını izlemektedir:

“Baba, sen çevrendekilere ahbap, arkadaş ve dost diyorsun. Bunların arasındaki fark nedir? Nasıl bir ölçü kullanıyorsun?”

Baba önce şaşırır, sonra düşünür; hemen bahçede otlamakta olan koyunu keser. Bir parçasını torbaya koyar ve oğlunun eline verir.

“Şimdi şu torbayı al ve sırayla ahbap dediğim Ahmet beye, arkadaş dediğim
Hasan beye ve dost dediğim Osman beye gideceksin. Ve şöyle diyeceksin:

“Babamın elinden bir kaza çıktı ve cinayet işledi. Öldürdüğü adamı parçalara ayırdı.
Parçaları yakınlarındakilere dağıtarak saklamalarını istedi. Bu parçayı da siz saklayacaksınız.

Çocuk altından kanlar sızan torbayı alır ve önce babasının ahbabı Ahmet beyin kapısını çalar.

Adam kapıyı açar. Çocuğun söylediklerini duyunca rengi kağıt gibi olur.

“Ben senin babanı tanımıyorum, defol buradan” der ve kapıyı çocuğun suratına kapatır.

Çocuk babasının arkadaşı Hasan beyin kapısını çalar. Hasan bey, çocuğun sözlerini bitirmesini beklemez.

“Sen de kimsin. Ne babanı tanıyorum, ne de seni” der ve kapıyı çarparak kapatır.

Çocuk birkaç sokak ötedeki babasının dost dediği Osman Beyin kapısını çalar. Osman bey bir çocuğa bakar, bir de elindekine.

“Hayrola ne oldu” diye sorar.
Çocuk diğerlerine söylediklerini yineler.

Osman bey bir sağa bakar, bir de sola bakar.

Çocuğa bir tokat atar.

“Ne saçmalıyorsun sen? Baban öyle bir şey yapmaz. Ver bakayım şu elindekini,” dedikten sonra torbayı çocuğun elinden alır.

“Şimdi doğru eve git, babana da selam söyle” dedikten sonra kapıyı kapatır.

Çocuk eve döner.

Kapıda babası beklemektedir.

Adam merakla sorar:

“Ne oldu oğlum?”

Çocuk gülerek cevap verir:

“Ahbap, arkadaş ve dost arasındaki farkı çok iyi anladım”, der.

Arkadaş, ahbap ve dost kavramlarının sözcük anlamı çok güzel; kültürümüzdeki yeri çok önemli!.. Ama, çoğu konuda olduğu gibi bu güzel hasletlerimizin de içi boşaldı; her biri şartlara bağlı, süreli ilişkiler haline geldi.

Arkadaş, birlikte yol yürüdüğün, tanıdığın, sevdiğin kişidir. Ahbap ise, kendisiyle yakın ilişki içinde olunan, sevilen, sayılan kişidir. Ya dost kimdir?

Dost, haksızsan usulünce yüzüne söyleyebilen; haklıysan yanında durabilendir. İkircikli tavır içinde olmak, vaziyeti idare etmek dostluğu zedeler.
Dost gerektiğinde “hayır” demesini bilendir.

Samimiyet, vefa ve ahde vefa kavramları, ancak dostluk içinde hayat bulur. Bu hasletlerimlzin şartlara bağlı olarak erimesi, buharlaşması veya aşınması ne kadar acı!

Kaybetmeyi göze alamayacak kadar az dostumuz olduğunu unutmayalım.

“Dost” deyince, Aşık Veysel’i anmamak olmaz.

“Dost dost diye nice nicesine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım, boşa yoruldum
Benim sadık yârim kara topraktır”

@kpınar 170521

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
18.10.2018
22.11.2020
14.01.2019
24.11.2018
01.02.2020
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.