DOLAR
8,8648
EURO
10,3792
ALTIN
494,52
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Gök Gürültülü
29°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 18

20.04.2021
0
A+
A-

Yıllar önce Kayabaşı köyünün su değirmenini, Kozak’tan (Sarıkavak/Kürkçü) gelip giden, Salıf Goca çalıştırırdı. Kürkçü ile Kayabaşı’nın arası bir saatlik bir yoldu, gelirken iniş giderken yokuştu.

Zayıfça birisiydi Salıf Goca. Üç eşekle gelir giderdi. Eşeğin birisine gelirken binerdi birisine giderken, üçüncü eşeğe de eşeklerin yemini samanını yüklerdi. Eşekler birbirine semerlerinden bağlıydı, kendisi en öndeki eşekte olurdu.

Eşeklerin hepsi erkekti. Ve de hiçbirisi değirmenci eşeği gibi değildi. Bu yüzden mi nedense üçü de yolda gidip gelirken başını kaldırıp sağa sola bakınmaz, vara yoğa zarlayıp durmazdı. Oysa değirmenci eşeği zorlu ve haşarı olurdu.

Değirmenci Salıf bu eşeklere neden iyi bakmazdı ve de neden üç eşek taşırdı?..

Bunu kimse bilmezdi…

+++

“İşin vıcır vıcır kaynadığı günler. Bir yandan kayısı, bir yandan koyun, soluk alacak zamanımız yok. Anam hastalanıvermesin mi!.. Durumu ağır.

Kız kardeşimi de aldım, sürrr Mersin’e.

Hemen yoğun bakıma yatırdılar anamı.

Bekleşip dururuz oralarda.  Benden çok çok büyük bir adam var, oda bekleyip durur. Canımız çay istedi. Bir köşede bir makine var, parayı atıyorsun, bardakla çay veriyor, başka içecek veriyor. Ama biz kim onu kullanmak kim! Bacımla konuşmalarımı duymuş bu adam. Geldi yanımıza:

“Dee dışarıda çay ocağı var, isterseniz ben size alır gelirim” dedi.

“Tamam” dedim ben de, “birer bize, bir de kendine al.” Arkasından da 10 lira para verdim.

“Ben içmem” dedi parayı alırken.

Az sonra çayları getirdi, paranın üzerini de.

İkindiye doğru, bir akrabamız vardı Mersin’de, o geldi. Akşama doğru da bizi eve götürmek istedi, “Boşu boşuna burada beklemenin bir gereği yok” dedi. Adam da, “Arkadaş bu senin anan, ne olur ne olmaz, bak benim anam da yoğun bakımda, ben bir yere gitmiyorum, sen de bekle ananı” diye bana öğüt verdi.

Biz yine de gittik.

Sabah geldik, adam yine oralarda. Beni görünce hemen yanıma geldi, “Yahu arkadaş, az önce doktor, “şu şu ilaçları hemen al getir” dedi. Bende de o kadar para yok. Kardeşimi aradım Tarsus’ta, yola çıktı hemen geliyor, bana 300 lira lazım” dedi.

Üç dört koyun satmıştım bir hafta önce, cebimin birisi para dolu. Hiç düşünmeden parayı verdim adama.

Eczaneye doğru bir gidiş bir gidiş var adamda. Aslında o anda içime bir şey düştü.

Yarım saat oldu, bir saat oldu adam yok! Ara babam ara! Sonunda şikâyetçi oldum. Kamera  kayıtlarına bakıp, “Hiçbir hakkın yok senin, adam zorla almamış ki, kendin vermişsin” dediler.

Aslında sevindim, vallahi! Ya 1000 lira, 2000 lira isteseydi adam!..”

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.