DOLAR
44,8650
EURO
52,9536
ALTIN
6.903,16
BIST
14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Yağmurlu
26°C
Mersin
26°C
Yağmurlu
Cumartesi Yağmurlu
19°C
Pazar Yağmurlu
19°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
20°C

KIRK YIL

“Davarı iyi yüz be dayı. Sonram yenmez, kokar.“

 “Len sen bacağına bak da öyle konuş. Hadi ordan. Çoluk çocuğun diline düştük.“

Kasap dayı kızınca az ileri gitti oturdu.

“Dayı yaylaya gitmeyecek miyiz? Söylesene be dayı. Görecem geldi yaylayı. “

Kasap Arap Hasan bir yandan davarı yüzüyor. Bir yandan da yeğenine bakıyordu. Yüzünden terler boşanmıştı. Derin bir iç çekti:

“Yaylayı ne edeceyik be aslanım. Şimdik moda değişti. El alem denize geliyor. Baksana gocaman damlar yapıyorlar. Karaman, Konya, Kayseri gibi yayla yerlerden geliyorlar. Deniz, deniz diye tutturmuşlar. Boyuna para harcıyorlar. Hurmalık bile para ediyor.“

“Dayı nerden buluyorlar parayı? Şu ev var ya, yeşil ev 90 bin liraya yapılmış, doksan bin lira.“

Kasap Hasan davarı yüzdü bitirdi. Parçaladığı etleri çengellere astı.

“Pirzola, pirzola” diye bağırmaya başladı. Oradan geçen balıkçı Nail onun ile dalga geçmeye başladı.

“Hey Arap Hasan, ne oldu sana be? Yılda, bu günlerde Gökbelen’de kavağın dibini bulurdun. Ne arıyon burada? Ha, Kasap Adil yalnız kalmış yaylada.”

Arap Hasan elini beline koydu. Önemli bir şey söyleyecek gibi yutkundu. Tahta masaya dayandı.

“Devir değişti. Ben yaylaya maylaya gitmeyeceğim. Bu beğler nasıl duruyorsa, nasıl sıcağa dayanıyorsa, ben de dayanacağım. “

Sonra durdu. Aklına bir şey geldi daldı gitti. Sonra hafiften mırıldandı.

“Hey gidi hey.”

Balıkçı Nail onun bu durumundan yararlanmak istedi.

“40 yıl, bir ömür yaylaya göç, deve ile göç, at arabası ile göç, sonra çulsuz kamyon ile göç. İşte göçün sonu.“

Arap Hasan ayağa kalktı. Dükkanın önünde dolaştı, hiddetlendi. Yüzünde biriken terleri peştamalı ile sildi.

“Göçmecem, göçmecem işte. Sanki sen göçtün mü? “

Yeğen mantızda kömürleri tutuşturmuştu. Müşteriler gelmeye başladı, yarım kilo, bir kilo. Parçalanmaya, ızgara serilmeye başladı. Dumanlar bir yandan yukarı doğru çıkıyordu. Hafiften esen meltem yüzünü yaladı. Serinlemişti. Yaylayı unutmuştu. Sıcağı unutmuştu. Dükkanın önünden mayolu erkekler, kadınlar, çocuklar geçmeye başladı. Onlara baktı, baktı. İyice dertlendi.

“Getmecem, getmecem işte.”

Yere çömeldi. Karşıdan esen meltem yeli geldikçe rahatladı. Gömleğinden iki düğme daha çıkardı. Hayallerin içine daldı gitti. 6 Haziran 1973

Sesimiz – Silifke Gazetesi, 22.03.2006

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.