DOLAR
44,0876
EURO
51,0549
ALTIN
7.329,85
BIST
13.200,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
19°C
Mersin
19°C
Açık
Perşembe Açık
20°C
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Pazar Hafif Yağmurlu
17°C

Etiket: Zeki Oğuz

REKLAM ALANI
Eskiden çok sık gittiğim bir yerdi Karaman Taşkale. Ambarların altında mağaramsı bir evim bile vardı. Halı atölyelerini gezip cadılarımı gördükten sonra orada kalırdım. O zamanlar Taşkale’nin şenlikli günleriydi. En az beş altı halı atölyesi vardı, cadılarım şenlik şamata içinde halı üretirlerdi, öyle güzel geçerdi ki zaman, yorulduklarını bile hissetmezlerdi. Perşembe...
09.05.2021
Tatköyü’nün bu gününü değil, genellikle elli yıl öncesini anlatıyorum. Günümüzde artık farklı bir yaşam tarzı var. Kıyaslamak bile mümkün değil. Peki, o günler mi güzeldi, bu günler mi? Diye, bir soru sorsak, nasıl bir cevap aramamız gerekir. Dünlere takılıp kalan biri değilim. Günümüzde insan yaşamını kolaylaştıran çok şey var, daha...
16.03.2021
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER: EL DOKUMASI HALILAR Gelişen teknoloji yaşamımızı değiştirdi, biçimlendirdi, büyük kolaylıklar getirdi ama çok büyük değerlerimizi de yitirmemize neden oldu. Tabi burada sadece teknolojiyi suçlamak işin kolayına kaçmak olur, değerlerimizi koruyamama konusunda bu devletin yöneticilerinin de büyük basiretsizlikleri, aymazlıkları oldu. El dokuması halılarımız bir zamanlar her yerde aranıyordu ve...
08.11.2020
Çocukluk yıllarımızın en şenlikli günleri düğünler ve bayram günleriydi. Düğün ve bayramlarımızın vazgeçilmez mekanları ise nerdeyse her mahallede birer tane bulunan odalardı. Hiç boş kalmazdı odalar. Düğün yoksa bayram değilse mahallenin büyükleri orada toplanır, sohbet ederler, yapılacak her iş orada ortaya konur, çözüm birlikte aranırdı. Büyükler anılarını anlatır, gençler hayranlıkla...
17.06.2020
Yıllar önce üniversitede okuyan bir genç şehrin çevresini saran bomboş dağları göstererek, neyini seviyorsun bu kıraç toprakların? diye, sormuştu.  Sanırım verdiğim yanıttan pek de tatmin olmamış, dudak büküp geçmişti. Elbette anlamasını beklemiyordum, o çocuğun bu kıraç topraklarda anıları yoktu. Bir kere olsun, navruz toplamaya çıkmamıştı, domalanın adını bile bilmezdi, koyaklarında...
13.04.2020
Modern bir dünyada yaşıyoruz. Modernizeyi yaşamımızın her anında hissediyor dahası kullanıyoruz. Gelişme öylesine baş döndürücü ki bu gün kullandığımız bir nesne çok geçmeden tarih olabiliyor. Geçtiğimiz yıllarda kullandığımız binlerce kelimeyi unuttuk çünkü ekonomik ve sosyal hayat bunu gerektirdi. Örneğin bir yaba, pulluk, dirgen kelimelerini bu gün kaç gencimize anlatabiliriz. Anlatamayız,...
07.03.2020
Güz geldi mi ilkin bulgur kazanlarının altı yakılırdı, sonra pekmez kazanlarının…  Bilim adamlarının dedikleri bir yana, şu küresel ısınma dedikleri olguyu birebir yaşadım ben, halada yaşıyorum. Çocuklukla ilk gençlik yıllarım geliyor aklıma. Ağustosun ortasında yağmaya başlardı güz yağmurları. Harmanı bırakıp güz ekinlerini ekmeye gittiğimiz olurdu. Öyle siyen siyen değil, gürleye...
16.02.2020