
Eskiden çok sık gittiğim bir yerdi Karaman Taşkale. Ambarların altında mağaramsı bir evim bile vardı. Halı atölyelerini gezip cadılarımı gördükten sonra orada kalırdım. O zamanlar Taşkale’nin şenlikli günleriydi. En az beş altı halı atölyesi vardı, cadılarım şenlik şamata içinde halı üretirlerdi, öyle güzel geçerdi ki zaman, yorulduklarını bile hissetmezlerdi.
Perşembe günü oradaydım, hüzünle dolaştım sokakları. Anılarım, ora varınca peşimi bırakmayan, ne olur birkaç gün kal, diyen cadılarım geldi aklıma, onlar yanımdaymış gibi adımladım sokakları. Dilimde o garip türkü.
“Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş/Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı.
Ağılönü köyünü geçtikten sonra Yeşildere vadisi başlar. Derenin iki geçesi yemyeşil bahçedir. Ulu ceviz ağaçları karşılar yolcular. Koca Yunus’un dedesi Hacı İsmail’in yaylası ve tekkesi de Yeşildere’nin kuzeyindedir. Artık kaybolmaya yüz tutmuş mezarlarıyla ıpıssız bozkırda öylece durur.
Yeşildere ile Taşkale arasındaki Manazan mağaraları, gelin beni yeniden keşfedin, der gibidir.
İlkin, Taşkale’nin taş ambarları karşılar konukları, sonra beldenin konuksever güzel insanları. Şimdi orada halı dokuyan sadece Rahşan cadım kaldı. Mustafa öğretmen de ondan aldı bir tane halıyı. El dokuması Kızıllar halısı makine halılarına yenik düştü.
Çayımızı Rahşan cadımın evinde içtik, onlar pazarlık ederken, Eylem cadımı göreyim, diye onların dükkânına gittim. Babası Durmuş ile görüştük, Eylem taa Van’a gitmiş, gördüm ki fotoğrafını paylaşmış, Van Gölü kıyılarından.
Öğle yemeğinde muhtar Hasan Karaca’nın konuğuyduk. Eşi ve kızlarının hazırladıkları güzelim sofrada karnımızı doyurduk, çaylarımızı içtik sonra haydi yolcu yolunda gerek, dedik.
Meraklısına not: Sarı Paşa, Mustafa Kemal’in de soyu da Taşkale’lidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün baba soyu, Karaman’dan gelerek Manastır Vilayeti’nin Debre-i Balâ Sancağı’na bağlı Kocacık’a yerleşmişlerdir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün anne soyu da, Konya/Karaman’dan gelerek Selanik ile Manastır’ın arasında bulunan Vodina Sancağı’na bağlı “Sarıgöl” de denilen “Kayalar” Nahiyesine yerleştiler.
Kaynak: Kara Harp Okulu yayınları.
Zeki OĞUZ