DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
26°C
Mersin
26°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Yağmurlu
19°C
Pazar Yağmurlu
19°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
20°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 65

    “Tahtacı bir arkadaşım var, evinin önüne bir çamaşırlık yaptırmış, üstü açık, üstüne beton dökeceğiz. Yalvardı yakardı. Başka yerde de işim var, yoğunum, aksatmamam gerekir. Bu yüzden bu işi gece yapacağız. Bir at arabası kalıp getirdim. Komşuyuz da adamla. Sabah asıl işime gideceğim.
    Çaydanlıkta su kaynatır. Bir yandan da, öyle yorgunum ki, beni uyutmamak için şakalar yapıp durur.
    Hanımı yayladaymış, haber göndermiş buna, “Eğer çamaşırlığın üstünü örttürmezsen, gelir soyunurum, çırılçıplak çamaşır yurum bak!” demiş. Yalvarıp yakarması bundanmış meğer.
    Bir ara doktora gitmiş bu. Doktor sormuş:
    “Neyin var?”
    “İki katırım, bir eşeğim var.”
    “Yahu ben onu sormuyorum. Neren ağrır, nerende ne var, bunu soruyorum.”
    “Yahu şuramda bir ağrı var, (eliyle ağrının yerini gösterir) taaa şöyle dolanır gider.”
    Bir gün de hanımını götürür doktora. Doktor der ki:
    “Teyzem 20 gün hastanede kalacak, işine gücüne bak sen, 20 gün sonra yokla ama.”
    20 gün sonra varır bu. Bir kağıt çıkarırlar buna, geri/aşığı sıralamışlar, en altta da kocaman mı kocaman bir rakam, toplamışlar hepsini.
    “Benim bu kadar param olsa, arkası çocuklu bir kadın alırım. Hanım sizin olsun, ben gidiyorum. “
    Arkasına bile bakmadan yürür. Bir köşe var, tam orayı dönecek, arkasından pat pat birisi koşturur:
    “Emmi emmi, doktor “bu kadın başımıza sorun olur sonra, verin gitsin” dedi. Götür git teyzeyi.”
    “Para isteyecek misiniz?”
    “Yok yok, götür git!”
    Alır getirir. “
    +++
    “Beş altı yaşlarında çocuğum daha. Bir imam var, köyümüz bir ay besler onu; sırasıyla her gün bir evde kalır, yer içer, giderken de toplanan parayı götürür gider.
    Sıra bizde. Evimizin duvarında, babam nereden aldıysa/bulduysa bilmiyorum, “Saatli Maarif Takvimi” asılı. Her gün yaprağın birisini yırtar, özene özene okur babam. Bilgi dolu her yaprak.
    Gelir gelmez gözleri bu takvime dikildi imamın. Anneme dönerek:
    “Kızım bu takvimin üzerine bir şey ört, bunun önünde namaz kılınmaz!”
    Babam bir şey diyecek oldu ama diyemedi.
    Çocuğum daha. İşte o gün imam da, din de gözümden düştü.”

    Sevgiyle, sayıkla, saybanla…

    Yazarın Diğer Yazıları