DOLAR
32,1811
EURO
34,9430
ALTIN
2.423,00
BIST
10.669,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Az Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Açık
26°C

BÜLBÜL NE YATARSIN BAHAR ERİŞTİ

A+
A-

Öyküleriyle Karacaoğlan Şiirleri – Ali UYSAL

Tüm görkemiyle ilkbahar dağa taşa selam verdi. Toros Dağlarında bahar bir başkadır. Topraktan otlar, ağaçlardan çiçekler fışkırır. Gökte turnalar dizim dizim. Yeni türküler, yeni şarkılar boy gösterir.

O yine yollarda, dağlarda, koyaklarda, tepelerdeydi. Gökler kadar geniş gönlüne varlıkların biri girip, biri çıkıyordu. Tümünü de sevgiyle besliyordu. Aralarından güzellerini seçmeye çalışıyordu. Güzele doymuyordu gönlü. Toros dağlarının üstünde her varlık güzeldi. Yörenin bu özelliği işini zorlaştırıyor, güzel seçmekte zorlanıyordu. Yaşamının bu zorluğunu bir dörtlüğünde anlatmamış mıydı:

Karacaoğlan ben bu düşü yoramam
Açıp defterimi yine düremem
Gelin iyi kıza kötü diyemem

Çözümü böyle bulmuştu: Güzelleri seçmekte zorlandığı zaman gönül kapısını açıveriyordu. Tüm güzellikleri dolduruyordu gönüne. Öylesine genişti deli gönlü. Tüm güzellikleri doldursan içine yine de yarısı boş kalırdı. Sevdalı olduğu yalnız kızlar değildi; tüm varlıklara aşıktı.
İşte bu özellikteki deli gönlü Toros Dağlarının üstüne ilkbahar gelince coşmuştu. İçi içine sığmıyordu. Topraktan otların fışkırması gibi türküler akın etmişti gönlüne. Birbirlerine dolaşıyorlardı. Onlardan birini çalıp söylemeliydi. Çöküverdi bir ulu ağacın dibine. Saz elinde, söz dilinde:

Bülbül Ne Yatarsın Bahar Erişti

Bülbül ne yatarsın bahar erişti
Ulu sular göl olduğu zamandır
Kat kat oldu gül yaprağa karıştı
Gene bülbül kul olduğu zamandır

Gene bahar oldu açıldı güller
Figana başladı gene bülbüller
Başka bir hal olup açtı sümbüller
Aşıkların del’olduğu zamandır

Gene bülbül bilir gülün halinden
Yeter deli oldum yarin elinden
Aşık aşıp gelir yaya belinden
Yardan bize gel olduğu zamandır

Gene geldi türlü baharlar bağlar
Bülbül figan edip kamuyu dağlar
Türlü çiçeklerle bezenmiş dağlar
Ulu dağlar yol olduğu zamandır

Karac’oğlan der ki geçti çağlarım
Meyve vermez oldu gönül bağlarım
Aklıma geldikçe durmaz ağlarım
Gözüm yaşı sel olduğu zamandır

Öyküleriyle Karacaoğlan / BÜLBÜL NE YATARSIN BAHAR ERİŞTİ – Ali UYSAL

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.