DOLAR
8,8648
EURO
10,3792
ALTIN
494,52
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Gök Gürültülü
29°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

ANTEP NOTLARI / 1

Yedi yıl sonra yine Antep. O zaman oğlumuz içindi, şimdi torunumuz için.
Otoban da içinde, hiçbir yol bu kadar aracı taşımıyor artık. Mersin’den sonra üç aracın ikisi tır zaten.Kimisi büyüme diyecek şimdi buna. Bense çarpık büyüme diyorum. Cumhuriyetin ilk yıllarında tren taşımacılığı önemsense de, giderek karayolu öne geçmiş. Sonuç da doğal olarak bu!
Yedi yıl sonra yeniden Antep’e döndüler Emel’le Nazım. Beş gün önce de Bilge doğdu.
Evleri Antep’in bir ucu, tarlaların içinde bir site. Beton yığınıyla yeni bir yerleşim yeri. Aslında hepsinin temel nedenlerinden birisi, “En az üç çocuk!” Çok beton, çok araç, çok tüketim, çok doğa talanı, çok eğitimsizlik… Ah plansız kalkınma ah!..
Yine de yörenin en güzel sitesi. En azından park türü bahçesi, havuzu, çocuklar için oyun alanı var.
Bir cadde; 10 işyeri bir yönde 15 işyeri bir yönde, genellikle hepsi tek katlı; manav, emlakçı, kasap, fırın, lokanta, çekirdekçi, 4 tane ağ alışveriş merkezi, 1 eczane…
İşte ikindi üzeri biraz parkta oturuyor, bir de burayı turluyorum, hepsi bu kadar.
Beş günde bir kez olsun gitmedim Antep’in içine. Salgın ve bebekten tabi. Antep’e gelip de Antep’e görmemek benimki.
Bilge dedim de; küçücük daha, ama sağlıklı. İşte ona birkaç sözüm: Beş gün önce katıldın aramıza, seninle Mustul soyadı ve dünyanın nüfusu bir arttı. Güzeller güzeli Bilge, büyüdükçe adına daha bir yakış, yapacağın işlere aşkla sevgiyle sarıl, gülümseme hiç eksik olmasın yüzünden, dilerim ki annen baban sana bol bol müzik dinletirler, sesin de koca dedenin, Mustul Mustafa dedenin sesine çeker…
Sitenin çevresinde pikapla salçalık domates satıyor birisi. Ağır ağır ilerliyor aracı. Bir de güzel mi güzel Kürtçe bir türkü, bangır bangır. Ara sıra türküyü kapatıp, “domatess!” diye bağırıyor. Bense türküyü açsa istiyorum, çok yanın çünkü!
Sitenin bahçesinde oturuyorum. İki çocuk yaklaşıyor yanıma:
“Diğer masalar güneş, buraya oturabilir miyiz?”
“Elbette, buyurun!”
Birisi ilkokul 2’ye, birisi gitmiyormuş daha.
“Şu ağacın adı nedir biliyor musunuz?”
“Ben bilmiyorum.”
“Ben de.”
“Anneniz babanız, ya da nineniz dedeniz masal anlatıyor mu size?”
“Dedem bir kez anlatmıştı.”
“Benim anlatmıyor.”
Bir arkadaşım vardı 12 Eylül yıllarından. O usuma geldi birden. Adı Şaban’dı. Takma ad kullanıyordu, Antepli olduğunu söylüyordu. Yaşıyor muydu, yaşıyorsa “yaşasın sosyalizm!” diyor muydu yine?..
Bir Antep türküsüyle bitirelim yazımızın bu bölümünü:
Antep’e geldim ama Antep’i görmeden geri döneceğim!

Gönül gurbet ele varma / Ya gelinir ya gelinmez / Her güzele meyil verme / Ya sevilir ya sevilmez…

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.