DOLAR
44,8530
EURO
52,7048
ALTIN
6.884,99
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Yağmurlu
20°C
Mersin
20°C
Yağmurlu
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
21°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C

Mehmet AKPINAR

İMBİKTEN SÜZÜLENLER

    OK YAYDAN ÇIKMIŞTIR

    Bilindiği gibi 15 Ağustos 1984 tarihinde Abdullah Öcalan’ın emir ve talimatıyla Siirt’in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçelerine PKK mensuplarınca saldırı düzenlenmiştir. 1970′ li yıllarda “Apocular” olarak bilinen örgüt, bu saldırıyla PKK adını kamuoyuna duyurmuştur.

    1984 yılından bu yana devletin, PKK terör örgütü ile mücadelesi değişen doz ve şekillerde devam etmiştir. 2013-2015 yılları arasında, “Çözüm Süreci, Açılım, Kürt Açılımı” adı altında yapılan çalışmalarla operasyonlar inkıtaa uğramış; terörü bitirmek amacıyla PKK ile müzakere edilmiş, bazı kanuni düzenlemeler yapılmış, hatta Çadır Mahkemeleri kurulmuştur. Bu süreç kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara yol açmış, PKK’nın 2015 Ceylanpınar saldırısıyla süreç sonlandırılmıştır.

    2016 yılından itibaren PKK ile çetin bir mücadele başlatılmış, yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarla PKK bitme noktasına getirilmiştir. Ancak Suriye, Irak ve İran’da başka adlarla (YPG, PYD, PEJAK vs.) örgütün diğer unsurları faaliyetini sürdürmektedir. Bu örgütlerin arkasında İsrail, ABD, Rusya, İran ve bazı Avrupa devletlerinin olduğu bilinmekte ve ülkemiz için ciddi tehdit oluşturmaktadır.

    Gelinen noktada, “Terörsüz Türkiye” adı ile yeni bir süreç başlatılmış; PKK kendini feshetmiş, silah bırakma ve terörü bitirme kararı almıştır. Örgütün diğer unsurlarının da bu karara uyması ifade edilmekle birlikte, henüz netlik kazanmamıştır.

    Sayın Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan bu süreç bir devlet politikasıdır ve çok radikal bir karardır. Nitekim ilk etapta kamuoyunda şaşkınlık yaratmış, konu adım adım aydınlanırken, şaşkınlık yerini kaygıya bırakmıştır. Yaşanan süreçle ilgili çok sert tepkiler vardır; siyasi partilerin çoğunluğu karşı çıkmamakla birlikte ihtiyatlı yaklaşmaktadır. Sürece olumlu bakanların bile zihninde bir takım korku ve kaygılar varlığını sürdürmektedir.

    Bu sürecin, 2013- 2015 yıllarında yaşanan Çözüm Süreci’nden en önemli farkı; görüşmeler devam ederken operasyonların bırakılmamış olması ve kayyum atamalarından vazgeçilmemesidir. Nitekim “şartsız, pazarlıksız” olarak silah bırakılması ve olumsuz sonuçlanması halinde devletin demir yumruğunun hazır olduğu ifade edilmiştir.

    DEM ‘in satır aralarında ima ettiği, hatta alenen yaptığı bazı açıklamalar korku ve kaygıları arttırırken, bir taraftan da tahrik unsuru olmaktadır.

    Devletin temel niteliklerinden ve milletin hassasiyetlerinden asla vazgeçilemez. DEM ‘in ve terör örgütü kalıntılarının ne dediği ne istediği değil; devletin ne söylediği ne yaptığı önemlidir. Ancak, devletin en yetkili organlarından bu konuda net açıklamalar gelmekle birlikte kaygılar devam etmektedir.

    Devletin, MİT ve Silahlı Kuvvetler eliyle sahada süreci yakinen takip edeceği ve gelişmelere göre pozisyon alacağı ifade edilmektedir. Ekim ayı itibariyle bazı yasal düzenlemelerin Meclis’ e gelmesi beklenmektedir. Meclis’te üyesi bulunan tüm partiler çok dikkatli davranmalı; zira bu bir devlet politikası ve en önemli ülke meselesidir. İktidarın yanı sıra muhalefetin tavrı çok önemlidir. 41 yıldır bir şekilde siyasi polemik konusu olan PKK ve terör konusuna, hiçbir siyasi parti oy kaygısıyla yaklaşmamalı ve sorun kökünden çözülmelidir. Tekraren ifade ediyorum; devletin temel niteliklerinden ve milletin hassasiyetlerinden taviz verilemez! Kim bigâne kalırsa vebal altındadır.

    Ok yaydan çıkmıştır. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu olsun.

    MehmetAkpınar
    Mut, 190525

    Yazarın Diğer Yazıları