DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
26°C
Mersin
26°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
25°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    BÜYÜK YAŞAMLARDAN KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 11

    “Üç gün önce parkta yürüyüş yapıyordum. Yürüyüşümü bitirmiştim ki yerde bir 10 lira! Cebime atamadım bir türlü, eve kadar avucumda getirdim. İki gün sonra da öbür paralarıma karıştı gitti…

    Ertesi günkü yürüyüşümde bir baktım ki, tabi yine parkta, su vanalarını koruma kutuları var ya, onlarının birisinin üzerinde bir 5 lira, üzerinde de yel uçurmasın diye bir çakıl taşı…

    Öyle bir utandım ki…

    Bugün cebimde 10 lirayla geldim. 5 lira yerinde duruyordu daha. 10 lirayı yanına koydum.

    Utancım iki nedenleydi…”

    +

    “Anlaşıldı, yarın gelme kardeşim sen, gelme! Bir kişi eksik olsun varsın! Herkes böyle dal kıracaksa yandık biz! Kaç yılda yetişir bir dal biliyor musun? Bir de, her yıl iki kasa kayısı kaybı bu!”

    “Tamam abi! İsteyerek mi kırıyoruz sanki? Ağaçların eski, dallar gevrek ve yüksek, dalların ucu budanmamış, merdivenin kısa…”

    “Alamıyorsan kalsın kardeşim, kalsın! Kırmaya ne gerek var, yazık değil mi?! ”

    “Tamam abi! Hata benim!..”

    Bir kadın girdi araya:

    “Geçenlerde bir bahçeye gittik. Bahçe sahibi, “Düşmek yasak, dal kırmak serbest arkadaş” demesin mi!?..

    “Emeğinin değerini bilmiyor o demek ki!”

    Bir kişi daha karıştı söze:

    “Bilmem arkadaş, kimi patron vız vız vız çok karışır, soluk aldırtmaz çalışanlara. Ben şahsen gönül rahatlığıyla çalışman orada, dört kasa toplayacaksam üç kasa toplarım. Kimisi de hiç mi hiç karışmaz. ”

    Bahçe çalışanlarının saati genellikle güneşti. Güneşin doğmasıyla başlarlar, batmasıyla bırakırlardı. Güneş batmak üzereydi. Yorgunluk tak etmişti canlarına. Bahçe sahibi Ali’ye bir daha döndü:

    “Dediğim gibi, yarın gelme sen!”

    “Tamam abi, gelmem! Günlüğüm peki? Üç gün oldu.”

    “Acele etme, ararım ben seni!”

    Bir daha büküldü Ali’nin boynu…

    +

    Anneleri de düşkündü ama babaları daha bir düşkündü kendilerine. Bir de, bu düşkünlük yıl yıl daha bir çoğalmaktaydı.

    Evi çok yakındı onlara. Bir kilometre bile yoktu. Babası her gün arardı; her gün, “Kızım gelmeyecek misin bugün?” derdi.

    Biraz önce yine aramıştı ve şu konuşma geçmişti aralarında:

    “Kızım gelmeyecek misin?”

    “Öğleden sonra varacağım baba!”

    “Biraz iyi değilim bugün.”

    “Hemen geliyorum öyleyse.”

    On dakika sonra yanlarındaydı. Annesi mutfaktaydı, doğru babasının yanına geçti. Telefonda tısıl tısıl eden babası iyileşiverdi bir anda! Ve dedi ki:

    “Kızım, annen çekişti yine bana!”

    “Bak baba, annem çamaşırını yıkıyor, yemeğini yapıyor, yanında koşturup duruyor, öyle her sözüne aldırmayacaksın, kızmayacaksın, kimisini duymayacaksın bile!”

    Az sonra annesi geldi, suratı asıktı, babasının gözleri güldü:

    “Hoş geldin kızımın annesiii!..”

    ETİKETLER:
    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.