DOLAR
13,5246
EURO
15,4809
ALTIN
789,97
BIST
2.072,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
13°C
Mersin
13°C
Açık
Cumartesi Açık
11°C
Pazar Açık
11°C
Pazartesi Az Bulutlu
12°C
Salı Parçalı Bulutlu
10°C

C H P

17.10.2020
0
A+
A-

Bir başımayım. Düşünüyorum. Dingin de değilim. İçimde çağlayan dereler, ipil ipil esintiler… Nereden başlasam, nasıl bir başlangıç yapsam iyi olur? Ya da vazgeç; faydası olmayacak şeylerle zamanı boşa harcama diyorum. Beğeni olsa da, olmasa da yazmaya artık kararlıyım, inadına yazacağım.

Birey olarak kendimi solda gören biriyim. Atatürkçü, laik ve Cumhuriyetçiyim. Varlığımı; Atatürk‘e, onun silah arkadaşlarına, vatan uğruna can veren şehitlerimize ve gazilerimize borçlu olduğumun bilincindeyim.

Yıllardır CHP’nin neden iktidar olamadığını sorup soruşturuyorum. Herkes kendisince bir şeyler söylüyor. Şu yaştayım, oy veriyorum, rahmetli Ecevit sayesinde yarım yamalak bir iktidar yüzü gördük o kadar. Ona da emperyalist ve yerli işbirlikçiler fırsat vermedi. Doğmadan öldürdüler. Toplumsal politikalar üretme yerine, ayrı ayrı sol partiler kurarak iktidardan uzaklaştılar.

İktidarı sürekli eleştirerek, yapılan soygun ve talanları anlatarak iktidar olmayı hedeflediler. Devletin kaynaklarının yandaşlara nasıl peşkeş çekildiğini, yapılan tüm otoyol, köprü, tünel ve şehir hastanelerini devlet garantili diye diye kara delikler açıldığını, geleceğimizin bir elin parmakları kadar müteahhitlere ipotek edildiğini söyledik. Eğitimi, tarımı, hayvancılığı bitirdiklerini, küçük esnafı haritadan silmek üzere olduklarını, dış politikada dar boğazı bırak; dost devlet bırakmadıklarını anlattık durduk. İktidara; barolardan, sendikalardan, sağlık örgütlerinden, Anayasa Mahkemesi‘nden, kısaca sivil toplum örgütlerinden elini çek dedik. Hepsi doğru ve yerinde. Ancak bu politikalar toplumda ses getirmedi.

Daha çarpıcı politikalar üretilmeli:

  • Eğitim, kreşlerden başlayarak, üniversite dahil parasız olacak.
  • Pilanlı şekilde, her birey yeteneği doğrultusunda hayata kazandırılacak.
  • Tarımda, üretimde kullanılacak tohumları kendi mühendislerimiz tarafından sağlanacak.
  • Tüketen değil üreten, katma değer sağlayan toplum yeniden yaratılacak.
  • Kadın – erkek, her bireyin yasalar çerçevesinde eşit olması sağlanacak.
  • Devlet; tarikatlardan, hurafelerden, din bezirganlarından temizlenecek.
  • Sözde değil özde laik devlet yapısı güçlendirilecek.
  • Hiç kimse bir diğerini inancıyla yargılamayacak, insan özgürlüğü sağlanacak.
  • Devlet bütçesi Diyanet İşleri Bakanlığı‘na değil kalkınmaya yönelik kullanılacak.
  • Türkiyemiz çok çeşitli dinlerle birlikte bu güne kadar barış içinde yaşamamız için gerekeni yapmıştır. Ancak son zamanlarda mezhep ağırlıklı baskıları devlet desteklemiş, farklı inanışlara yaşam hakkı tanımamıştır. Biz parti olarak bu yarışmaların önünü alma mücadelesini yürüterek, birlikte, beraber, mutlu yaşamanın yolunu açaçağız.
  • Ülkemizin baş belası, kangrene dönmüş işsizliği kökten çözeceğiz. Sattığımız, özelleştirme adıyla elden çıkardığımız fabrikaları, kuruluşları geri alarak; işine aşına son verilen, işsizliğe mahkum ettiğimiz işçileri işe alarak, yüzbinlerin yüzleri gülecek. Yalnız onlar mı, taşıma işçileri, posalardan yem üreterek besicilerin de yüzleri gülecek.
  • Kamuda çalışan memur ve işçilerin maaşları % 50 arttırılacak.
  • Emekliler de aynı oranda maaşları % 50 arttırılarak piyasaya canlılık kazandırılacaktır.
  • Emeklilikte yaşa takılanların tüm hakları iktidarımızda derhal çözülecektir.
  • İnsanlara yaşamı zehir eden iktidardan indirmenin yollarını aramalısınız. İktidara ‘demokrasiye dön, yasaları çiğneyerek halkına zulümden vazgeç!’ diye yalvarma. Güven ver! Gerçekleri halkına anlatırken ‘ben senden daha Müslümanım’ gibi söylemlerden sıyrıl, vazgeç!
  • Her yeni doğan bebeğin kullanması gereken bez ve mama gereksinimlerini ben karşılayacağım de, korkma!
  • İktidarımızda kayırmacılık olmayacak, devletin aldığı vergiler yandaşlara değil halkın sorunlarını çözmek için kullanılacaktır. Şeffaf, halkına hesap veren bir devlet olacağınızı söyleyin. Her şeyi bilen iktidar değil; halkın yönetime katılmasını, birlikte el ele sorunları çözmeyi hep birlikte başaracağınızı anlatın. İktidarın hatalarını anlatmakla iktidar olmamızın zorluğunu görmeliyiz. İktidarın insan pusulası bozuk, nereye neden gittikleri belli değil. Yeter ki para gelsin, sonrası önemli değil… Bir vatandaş olarak, Kaz Dağları‘nda altın için yapılan katliamı mahkemeler durdurdu, bunca talanın bedeli ödenebilir mi? Bu ülkenin talan edilmesi ne demek; yalnız o bölgede yaşamak gerekmez, bu vatan 83 milyonun.

Başa dönecek olursak: Bu ülkenin kaynakları hiç kimsenin özel kaynağı değildir. Alınan, toplanan vergileri bana harcama yetkisi verildi diye kafasına göre harcayamaz. Her şey yasalar çerçevesinde olmalıdır. Kısaca yapılacak politikalar toplumu sarsmalı. Toplum ben de böyle düşünüyorum diyebilmelidir.

Eğitim, toplu taşıma, sağlık, sosyal yardımlarla yoksul insanlarımızı devletçe kucaklayacak parti iktidar  olur. Laf ebeligini bırakalım. Gerçek sosyal politikalar üretelim. Güven verme, hak, hukuk ve uygulama. Toplumsal adaleti nasıl gerçekleştireceğinizi genele anlatın, anlatılmalı…

‘Biz Kürt, Alevi, Roman, Gayri Müslim, herkesi ayrımsız kucaklıyoruz’ demekle olmuyor. Eğip bükmeden açık olalım. İçimizde, birlikte yaşadığımız bu insanların istekleri nedir, tespitler yapılmalı, gerekli reformlar derhal yapılmalıdır. Müslümanlara ayrılan kaynak onlara da ayrılmalı, ya da kökten kesilmelider. Her topluluk kendi inançları ile ilgili kaynağı yine kendileri karşılamalıdır.

Tüm yukarıda anlatmaya çalıştıklarım bireyseldir. İlgili uzmanlar bir araya getirilerek planları hazırlamak zor değil. 83 milyon yurttaşımızı bir arada, el ele yaşatmanın gereğini yapmak hedefimiz olmalıdır.

İnsanları, insanca ve özgür yaşamayı seviyorum.

CEMİL COŞGUN

15.10.2020

Yazarın Diğer Yazıları
03.05.2021
04.11.2020
24.04.2021
10.12.2020
19.11.2020
“masaustu
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.