DOLAR
44,8947
EURO
52,8872
ALTIN
6.911,55
BIST
14.532,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
20°C
Mersin
20°C
Açık
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C

ÇARE 1923

ÇARE 1923
A+
A-

Elim satırlara giderken titriyor. Bedenimi çirkin bir korkular sarıyor. Aklımdan fırtına gibi olaylar gelip geçiyor. Ülkemizle ilgili son sorundan başlamalıyım yazmaya  derken: Katar Prensinin Ankara’yı ziyaret etmek için geldiğini duyunca eyvah! dedim. Yine bir şeyler satılacak. İçim içimi kemirirken bomba patladı. İstanbul Borsasının %10‘u Katar’a satılmış.

Ticaretten pek anlamam ama borsaya para yatırsa, parası kadar kâr payı alsa olmaz mı? Telekom satıldı, milyarlarca dolandırılmışız. Daha bilmediğimiz neler var neler… Bankalar, topraklarımız Digitürk, BMC’nin %50’si, Tank Palet Fabrikası vs. Bunlara şeker fabrikalarını, Sümer-Bankları, Sekaları, maden yataklarını eklersek durumun vahametini açıkça görülecektir. Siyanürle altın arama, Hesler adıyla  yapılan doğa katliamlarını da saymıyorum.

Bu alanlar, yalnız bizim değil; çocuklarımızın da geleceğini karartıyoruz. Döviz, yabancı sermayenin gelmesine kimse karşı çıkmaz. Yeter ki sermaye girişi üretime yönelik yatırımlar olsun. Bunca yıl yarattığımız üretim yapan kuruluşlarımızı sattık da ne oldu? Son pişmanlık fayda getirmiyor. Halkımız yalvardı, yakardı. Emeklerimizi satamazsınız dediler ama yönetenler dinlemedi. Hatalı eylemleri bir türlü bırakamadık. Binlerce yıllık doğal gölümüzü bile yok ettik.

Üzülüyorum. Üzülmemek elimde değil. Böyle bir dipsiz kuyuya neden, niçin düştük. 100 yıldır böyle bir durumu hiç yaşamadık. Herkes Mersin’e biz neden tersine gidiyoruz?

Dünyada 200‘ü aşkın devlet var. Emperyalist, (sömürücü) devletler işi gücü bıraktı da Türkiyemiz’i mi pay savaşına giriştiler? Olmaz, olamaz. Bu karanlık geleceği kabul etmemiz mümkün görülemez. 100 yıl önce yüzbinlerce şehit verdik, bir o kadar da  gazi… Nasıl bakarız onların yüzüne. Kemikleri sızlamaz mı?

Devleti insanlar yönetir. Yönetenler hata yapamaz mı, yapar? Madem ki gördük dönelim. Yeni bir sayfayı ülke olarak açalım. Siyasetle uğraşanlar da aklını başına toplasın. Ayrıştırıcı değil birleştirici politikalar üretmeli. Asıl adım atacak olan iktidar. Kendi dar görüşlerinin doğruluğunu ölesiye savunuyor. Uzman kadrolar bu gidişin sonu uçurum, savruluyoruz. Ekonomi politikasını ekonomistler yürütsün. Faiz enflasyon demektir diyerek 128 milyar dolarımız uçmuş. Yazık değil mi bu ülkeye? Türkiye ekonomık açıdan gittikçe yoksullaşmış, dinle gözleri bağlanmış kapalı bir toplum haline dönüşmüştür. Diyorlarsa, at izi it izine karışmış diye. Kötü giden ne varsa düzeltmek, milletimize hak ettiği mutluluğu yaşatma şansımız var.

Yeter ki 1923 Ruhu‘na yeniden dönelim…

Cemil  COŞGUN

01.12.2020

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.