DOLAR
32,5188
EURO
34,7220
ALTIN
2.497,58
BIST
9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
22°C
Mersin
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Açık
22°C
Pazartesi Açık
24°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C

Mehmet ÜNLÜ

BİZİM MEMLEKET

YENİ NESİL GENÇLERDE TARİH BİLİNCİ

A+
A-
En çok genç nüfusun kullandığı, İnternet, yeni iletişim kanalları, bilgi teknolojileri ve sosyal medyanın her alanda yaygın ve etkili bir şekilde kullanılıyor olması, kaygan,akışkan bir kültürü de beraberinde getirmiştir.
Bunlar, alışkanlıklar, iletişim,hayali bir iyimserlik,gittikçe artan kaygı,kendini yalnız hissetme,sorumluluk duygusunun oluşmaması,bağımlılık ve çoklu kimliklere sahip olma özelliği gibi başlıca davranış biçimlerinin oluşmasıdır.Bunun gelecekte toplum üzerinde nasıl bir etki yaratacağı şimdiden kaygı ile izlenmektedir.
Kimilerine göre X kuşağı, kimilerine göre Z kuşağı denilen, geleceğimiz olan bu yeni nesile yetkili kurumlar tarafından ne kadar sahip çıkılıyor?
Örneğin ,tarih bilinci,milli şuur ,toplumsal ahlak gibi konular ne kadar öğretiliyor, işin asıl önemli olan kısmı budur.
Önümüzdeki genel seçimlerde ilk defa oy kullanacak olan 7 milyon gencin ülkenin kaderine nasıl bir etki edeceği bilinmiyor.Bu konuda gençliğe sahip çıkan onlarla beraber hareket eden partiler şanslıdırlar.
Tarih, insanlığın ve milletlerin hafızasıdır.
” Tarihini bilmeyen ve şuurunu taşımayan milletler hafıza ve idraklerini kaybetmiş şaşkın kimselere benzerler.
Böyle bir durumda milletlerin yükselmeleri veya millet vasfını muhafaza etmeleri ve hatta milli benliklerini korumaları oldukça zordur”
Ülkeye milli bir karakter kazandıran ve milleti millet yapan temel kaideler vardır. Bu temel kaidelerden en önemlisi ise tarih bilincidir.
Türk milleti adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.
Bugün millet olmanın bedeli kanla,canla ödenmiştir.Bu duyguyu, şuuru ,bilinci gençlerimize mutlaka doğru bir şekilde öğretmeliyiz.
Konuyu Talha Uğurluer’in “Çanakkale Gezi Rehberi” Kitabından bir alıntı ile açmak istiyorum..
………………….
““Yıl 1984 başbakanlık makamında Turgut Özal var. Aynı dönemin Milli Eğitim Bakanı ise Vehbi Dinçerler. Ülkesinin geleceği adına çözüm yolları araştıran Turgut Özal, eğitim konusunda da Japon pedagoglara bir araştırma yaptırmak ister ve onları ülkemize davet eder. Eğitim konusunda uzman bu heyet, Türk gençleri hakkında araştırma yapmak üzere ülkemize gelirler. Bir süre ülkemizin değişik yerlerinde görüşmelerde ve temaslarda bulunurlar. Nihayetinde araştırmalarının sonuçlarını açıklamak üzere başbakanımız Turgut Özal’ın yanına çıkarlar. M.E.Bakanı da oradadır. Heyetin vardığı netice gayet açık ve kısadır.
-Sizin gençlerinizde milli şuur yok!
Yöneticilerimiz aldıkları bu üzücü cevap karşısında hayretler içerisinde kalır ve hemen sorarlar.
-Peki siz Japon gençlerine milli şuur verme adına neler yapıyorsunuz?
-Biz gençlerimize, daha ilkokula başlamadan, şok testler uygularız. Mesela, uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katlı yollardan da geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Sonra robotlarla çalışan büyük fabrikalarımıza götürür, gezdiririz. Mini mini çocuklarımız teknolojinin baş döndürücü neticesini görerek şoke olurlar, hayranlık duyarlar. Bu şoktan sonra onları Hiroşima’ya, Nagazaki’ye götürürüz. İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasıyla müthiş surette tahrip olan bu bölgeleri biz aynen koruyoruz. Oraları da çocuklarımıza bilgiler vererek gösteririz. Hiçbir canlının ve bitkinin hayat bulmasına imkân vermeyen atom bombasının bugüne uzanan etkilerini hayretle seyrederler.
Tabiidir ki, çocukların bütün görüp dinledikleri, masum ve temiz ruhlarında derin ve etkili izler bırakır. Bütün bunların ardından da onlara deriz ki: -Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz, vatanınızı, işte böyle düşmanlar bombalar, yakar, yıkar ve hiçbir canlının yaşayamayacağı hale getirir; sonra da çeker gider. Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni araçlar yaparsınız. Daha da gelişmiş fabrikalar kurarsınız. Üstelik hiçbir düşman size saldırmaya cesaret edemez. Ülkeniz, milletiniz yücelir, yükselir, daima bütün insanların saygı duyduğu ve özendiği bir konumda kalır. Şimdi artık, çalışkan olup olmama kararını kendiniz veriniz. Çalışmak ve ülkenizi sevmek zorunda değil misiniz? Artık bunu siz düşünün ve kararınızı verin! -Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Ve bu şoklarla iyi bir Japon olmaya doğru güçlü bir adım atmış olurlar.
-Peki biz, Türk gençlerine milli şuur kazandırma adına ne yapmalıyız? -Bildiğimiz kadarıyla, sizin, gençleriniz için birçok Nagazaki’niz ve Hiroşima’nız var. Bizimkinden çok daha önemli bunlar. En önemlisi de Çanakkale Savaşlarının geçtiği bölgedir. Birinci Dünya Savaşı’nın bu bölümü, gençlerinizin şoke olması için yeter de artar bile… Bir metrekare toprağa altı bin merminin düştüğü yerdir Çanakkale…
Böyle bir savaştan Türkler her şeye rağmen galip çıkıyor, olmazı olur hale getiriyorlar.
En gelişmiş teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, imanın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, birleşmiş güçler, sizin tabirinizle yetmiş iki buçuk millet vardır. İşte bu tablo ve bu bölge, gençlerinizin milli şuurunun pekişmesine fazlasıyla yeter.
Bunun için gençlerinizi gruplar halinde Çanakkale’ye götürmelisiniz. Her Türk genci Çanakkale Savaşlarının olduğu bölgeyi mutlaka gezmeli, görmeli ve öğrenmelidir. Ve bu gençlere denmelidir ki : “Sizler çalışmazsanız, birlik içinde olmazsanız, düşmanlar Çanakkale’ye geldikleri gibi bu defa da başka şartlar altında başka şekilde gelirler, size yaşamayı haram ederler. Çalışır, birlik içinde olursanız, teknolojiyi yakalarsınız; barışa katkıda bulunur, vatanınızı müreffeh bir hale koyarsınız”. İşte Japon heyetinin açıklaması böyledir.
Böyle dev bir tarihe sahip olduğumuz halde gençliğimizin milli şuurdan, manevi değerlerinden ve de atalarından kopmuş olmasıdır. Bu utanç verici durumdan kurtulmak için yapacağımız ilk ve en önemli şey, muhakkak Gelibolu Yarımadasına gitmek, bir milletin varlık ve yokluk savaşı verdiği o mukaddes topraklara kapanıp cedlerimizin kalp atışlarına kulak vermek ve bizlere fısıldadıkları şeyleri duymaya çalışmak olmalıdır”
Mehmet ÜNLÜ
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.