DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
28°C
Mersin
28°C
Açık
Pazar Açık
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Salı Parçalı Bulutlu
30°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 31

Buradaki anlatılanların hiçbirisi kurgu değil, tümüyle yaşanmışlıklardır.

“Yıllar önce Suçatı Köyünden 17 kişi Mut’a sinemaya geliyoruz. Yayan yapıldak! Göksu’yu geçerek Mirahor Köyüne geldik önce, arkasından da Mut’a, Seyrankaya sinemasına. Sinema dönüşünde, gece tabi, Göksu’nun boyunda bizim karpuz tarlamız var, tam yolumuzun üzerinde. Kimseye “Karpuz koparmayın” denir mi, diyemedim? Karpuzlar da tam olmamış daha, kopardığımız kelek, kopardığımız kelek! En az 60 karpuz kopardık. Ertesi gün durumu görmüş babam. Bizim yaptığımızı da anlamış ama bir tek kötü söz söylemedi bana.”

+++

Aslında başka köydendir İbrahim. Ama kendi köylerinde okul yoktur, Beci’de de ebesi dedesi vardır, bu yüzden Beci’de okumaktadır. Dersleri çok başarılıdır. Ortaokula gidip okumak ister. Babası yoksulluğunu öne sürer, “Okutamam, beş on keçi alıvereceğim, onları güdeceksin” der. Bu ise keçi olayına hiç yanaşmaz.
Sonunda babası bunu Mut’a getirip bir terzi yanına verir. Bir hafta dolmadan kaçar köye. Babası yeniden getirir. Yeniden kaçar bu Bu kez babası, gezici bir marangozun yanına verir. Orada da durmaz.
Bunun okuma hevesini gören Mut’taki bir tanıdık, alır bunu yanına, Kale içindeki ortaokula götürür. Okul Müdürüyle de arası çok iyidir. Anlatır durumu. Ama Okul Müdürünün eli kolu bağlıdır, okul açılalı 45 gün olmuştur, kaydetmesi mümkün değildir.
Velhasıl, böylece okul hevesi içinde kalır İbrahim’in.

+++

Yılların doktorudur. Her sabah Karaman yönüne doğru yürüyüş yapar, geriye dönerken de otogar yakınındaki bakkal dükkânına uğrar, bakkalın söylediği adaçayını içer, çay içerken de söyleşirler. Başka bir şey de içmez zaten. Gelişlerinin birisinde şöyle bir konuşma geçer aralarında:
“Bir daha senin dükkânına gelmeyeceğim!”
“Niye doktorum?”
“Kilo alıyorsun çünkü.”
“Doktorsun, çözümünü bul öyleyse.”
“Ver bir kağıt kalem.”
Şunu yemeyeceksin, bunu yemeyeceksin diye diyet reçetesi yazar.
On gün sonra beş kilo kaybeder bakkal. Bahçeye çalışmaya gidince de eski gücünü bulamaz.
Bir gün yine gelir doktor.
“Senin reçeteyi uygulamayacağım artık.”
“Neden?”
“Eski gücümü yitirdim.”
“Ne bilirsen onu yap öyleyse!”

Yazarın Diğer Yazıları
“masaustu
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.