İngiliz bilim insanı Prof. Dr. Robin DUNBAR’a göre, yetişkin biri için en fazla “5 dost, 150 arkadaş ve 500 tanıdık” yeterli oluyor. Dr. Dunbar “dostlar”ı yani dost bellediğiniz insanları “Omuzunda ağlayabileceğiniz ve ‘dünyam yıkılıyor’ dediğinizde, her zaman yanınızda bulabileceğiniz şövalye ruhlu insan.” olarak tanımlıyor.
Arkadaş da “Birbirini yakından tanıyan ve birbirine karşı sevgi, dostluk ve anlayış gösterenler; bir işte birlikte olan, birlikte yol yürüyenler.” olarak tanımlanabilir.
Tanıdık ise, öteden beri tanışılıp konuşulan, bildik olan; aralarındaki bağ zayıf, fazlaca bir hukuku olmayan kimselerdir.
Yukarıda verilen rakamlar görecelidir elbet; kişiye, yaşa ve şartlara göre farklılık gösterir.
Bir gerçek var ki dost, hele şövalye ruhlu dost bulmak zordur. Dostluk; emek, zaman, fedakârlık ister.
Yine Dr. Dunbar’a göre, dostlarınızın sayısı genelde 5’i pek geçmiyor, geçemiyor. Çoğu insanın beyni ve duygusal yapılanması da zaten “güvenebileceği 5 dostu” yeterli buluyor.
Gençlik yıllarında dost arkadaş sayısı daha yüksek olurken ilerleyen yıllarda azalıyor. İlk bakışta bu tez yanlış gelebilir, yıllar içinde daha fazla dost ve arkadaş biriktirileceği düşünülebilir. Evet, çok dost arkadaş kazanılıyor ama biriktirmek mümkün olmayabiliyor. Bunun çok sayıda nedeni var: Kişi ilerleyen yaşlarda ailesine, çocuklarına, hatta torunlarına daha fazla zaman ayırıyor, çoğu zaman hayatını onlarla sınırlı tutuyor. Ayrıca, yaşadığı bazı olumsuz olaylar, dost ve arkadaştan hatta insanlardan uzaklaşmasına, yalnızlaşmasına yol açıyor. Bir başka husus ise, ilerleyen yaşlarda vefat edenler, bir başka memlekette hayat kuranlar ve benzeri nedenlerle çevresindeki dost ve arkadaşın azalmasıdır. Bu durumda, yeni arkadaş edinemediği gibi, istekli de görünmüyor. Bir başka memlekete tayin isteyip giden bir dostum, bir yıl sonra memleketine dönünce sordum:
“Madem kısa sürede dönecektin, neden gittin?”
Cevabı, bir gerçeği ortaya koyuyordu:
“Herkes eşini, dostunu, arkadaşını bulmuş, ben yalnız kaldım. Bir yaştan sonra yeni arkadaş edinmek zor. Çocukken yaramazlık yapmadığın, gençlikte birlikte macera yaşamadığın insanlarla arkadaş olamıyorsun. O yüzden döndüm geldim memleketime.”
Arkadaşlığı, dostluğu sürdürmek insan hayatında çok önemli. “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.” atasözü , fiziksel temasın, sık sık görüşmenin önemini ortaya koyuyor. Sosyal medyadan, WhatsApp’tan haberleşmek hatta telefonla görüşmek bile dostluğu sürdürülebilir kılmıyor. Dokunmadan, göz göze gelmeden, sıcak bir atmosferde sohbet etmeden dostluğu devam ettirmek mümkün olmuyor. “Dostluk”, “arkadaşlık” bir süre sonra “tanıdıklığa” dönüşebiliyor. Ve bu nedenle insanlık giderek yalnızlaşıyor, mutsuzlaşıyor.
Dostlarınızı arayın, dokunun, sohbet edin…
Eminim ki ona da size de iyi gelecektir.
Gönlünü al, selam ver dostlarına,
Dünden kalan hukukun hatırına,
Belki sen, belki o kalmaz yarına,
Dost kolay kazanılmaz unutma!
@kpınar 171022


