DOLAR
32,4950
EURO
34,5933
ALTIN
2.480,51
BIST
9.567,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
25°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C

Meryem UYSAL

BİLLURİ

GÜNEY AFRİKALILARLA İMTİHANIM

A+
A-

Güney Afrika ile aşinalığım yalnızca TV’deki aslanlı kaplanlı belgeseller ve Johannesburg’da çekilen birkaç film ile sınırlı idi. Tabi bir de basında çıkan Nelson MANDELA ile ilgili haber ve yazılarla. Filmleri izlediğimde Johannesburg’un Afrika’da olup da nasıl hayli gelişmiş bir şehir olduğuna şaşırmıştım.

Sonra aklımda kalan bilgilerden birisi de orada Hindistan kökenli Müslümanların da yaşadığı idi.

Daha sonra doktora çalışmam sırasında yaptığım taramalarda da 1980-90’lı yıllarda istilacı bir tür olup dünyanın belirli bölgelerine ulaşarak buğdaylarda çok büyük zararlara neden olan Rus Buğday Afidi’nin ilk bulaştığı yerlerden birisinin Güney Afrika tahıl alanları olduğunu öğrenmiştim.

1997’de Ankara’da 5. Dünya Buğday Kongresine bu türün Konya’daki durumunu izah eden bir sunuşla katıldım. Kongreye kabul edilen birkaç Türk araştırıcıdan birisiydim. Sunuşum dünyanın dört bir yanından gelen araştırıcılarca ilgiyle izlendi.

Ara verdiğimizde antredeki ilan tahtası üzerine “Meryem Hanım Güney Afrikalılar sizi bekliyor” diye bir yazı yazılmıştı. Yanlarına gittim. Benden sunuşumun bir kopyasını istediler. Başka hiçbir şey söylemediler. Ben de memnun olarak hemen bir çıktı alıp verdim. Yaşları orta yaş üstü iki katılımcıydılar. İsimleri bende saklı.

Ben sunuşumun gördüğü ilgiden memnun Konya’ya geri döndüm. Birkaç ay sonra yaptığımız bir taramada bu kişilerin benim yayınımda geçen bir konukçu bitkisini Konya iklimine benzer iklime sahip olan Lesotho denilen yüksek platoda arayıp bulduklarını ve bunu dünya için yeni konukçu diye yayınladıklarını gördük. Oysa benim makalemde konukçu tespiti vardı ancak dünya için yeni olduğu kayıtlı değildi. Zira o yıllarda istediğimiz gibi tarama yapamıyor, dolayısıyla her yayına ulaşamıyorduk.

Zaten makalemin de dünyanın en prestijli ıslah dergisinde yayınlanması bir yıldan fazla zaman almıştı.

Açıkçası söz konusu araştırıcılar en azından “fırsatçılık” yapmışlardı. Oysa benimle tartışıp konuya dikkat çekmeleri çok daha etik olurdu.

Bu işte benim de küçük bir eksiğim olmasından sanırım çok fazla bozulmadım.

Sonuçta bu da ilme yapılan bir katkıdır diye düşündüm.

Ama sonraki yıllarda karşılaştığım ikinci Güney Afrikalı da aynı çizgide olunca o ülke için kuvvetli bir önyargı sahibi oldum ister istemez. Yayınlandığında aynı makalemi gören bu kişi Konya’ya gelip araştırma yapmak istedi. Onu burada 12 gün ağırladık. Birlikte araziye çıktık. İşlerini olabildiğince kolaylaştırdık. Sonunda ülkesine uğurladık. Her nasılsa dönüşte kısa bir teşekkür mesajı gönderdi.

Daha sonraları bir literatür talebi için defa etle yazmamıza rağmen bize cevap dahi vermedi.

Aslen Hollandalı olan Güney Afrikalı Beyazlar farklı bir etkileşim ile bambaşka karakterdeler.

Bu bende oluşan önyargı. Muhakkak ki orada da NELSON MANDELA gibi abide şahsiyetlerin izini takip eden insancıl ve hakperest kişiler de vardır.

BİLLURİ

Meryem UYSAL

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.