DOLAR
31,2203
EURO
33,9416
ALTIN
2.043,17
BIST
9.062,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
21°C
Mersin
21°C
Açık
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
18°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C

KARAİSALI YURDUNDA TAHTACILAR

“Tarsus’tan Yenice’ye gidiyor tren
Haçkırı, Pozantı’da birazcık eğlen
Bolkar Dağları’nda, Bulgan Bozoğlan
Oraya da selam söyleyin Turnalar. “
Aşık Veysel Şimşek

Can TV ile tünelin ucunda tahtacıları aramaya devam ediyoruz. Haçkırı, Nergizlik, Cingöz, İncir Gediği, Aladağlar ve yukarda Belemedik. Tahtacıların bir dönem anayurtları. Çaylağı, Aydınlısı, Melemencisi, ormanda, demir yolunda iş var diye duyan obalar gelmiş, maktada çalışmaya başlamışlar.
Dedesi, talibi, sazandarı bir araya gelince de yolları, sürekleri devam etmiş. Akşam olunca büyükçe çadır, ya da meydanda cümbüşler kurulmuş, mengiler oynamışlar. Gün olmuş meydan açılmış, dede, talip bir birleri ile cemal cemale gelmişler, İkrar verip, Musahip olmuşlar. Dağda taşta ortak olunca işler daha kolay kılınmış. İmece ruhu, dayanışma içinde yıllarca dostça barış içinde yaşam sürmüş.
İş bitince tekrar Aydın, İzmir, Balıkesir, Muğla, Denizli’nin yolunu tutmuşlar. Kimileri Adana, Mersin’de kalmışlar. Bir şey değişmemiş, akrabalalık, hısımlık duyguları hiç eksilmeden devam etmiş. İki tahtacı bir araya gelince, dolusunu içip mengisini oynamış. Adana halay, egede zeybek yanına çeşni olmuş.
Bir zamanlar Karaisalı kazasına bağlı olan köyler zaman gelmiş, Tarsus, Pozantı arasında gidip gelmiş. O dönemde önem kazanan yerleşim yerleri bu gün hala ayakta. Baraj yapılmış, sel almış. Oradan oraya göç etmişler. Şimdilerde Adana Yeşiloba’da bir arada, Kozan Enler, Ulu Çınar’da yaşayanlar Kozan Merkeze ya da Mersin’e gitmişler.

Nergislik, Cingöz derken biz kendimizi Tarsus İncirgediği’nde bulduk. Orada bir öğretmen, bir sanatçı Dr. Halil Atılgan’ın açtığı Toros Yörük ve Türkmen Müzesi’nde onun ile sohbet ettik. Konu komşu köyden araştırmacı dilinde tahtacılar…..
“Düziçi Köy Enstitüsü yapılırken öğretmenler, öğrenciler duvarları örerler. Ama çatı çatılacak bu konu da bilgisi olan yok. Sorarlar, araştırırlar.
– Karaisalı’da Nergislik’te tahtacılar var. Onlar ormana gider, keser biçer, yontar bu çatıyı yapar “ derler.
İki kişi gider, köyden yardım isterler. Oradan bir aile katırlarını alırlar, baltalarını, kolastarlarını alıp gelirler. Gösterilen yerde ağaçları kesip, lata yaparlar. Tahta biçerler, usta kapı, penceresini öğrenciler ile birlikte yaparlar.
Bir gün Nergislik’te öğretmen olan akrabamın düğünü vardır. Oradan kadınlar üç etek zubunları ile allım yeşillim geldiler. Düğünde hizmet ettiler. Sonra kadınlı, erkekli mengi oymadılar, el ele tutuşup halay çektiler. İşte Tahtacıları iki olay ile tanıdım. Büyüklerimiz onları o kadar kötülemişlerdi ki, baktık ki, bize onları öcü gibi görüyorduk. Tüm öngrülerim değişti. 50 yıllık sanat yaşamım, kültür yaşamım içinde onların yeri başka başka oldu.
Halk Eğitim, TRT radyo ve televizyonlarında hep onlar ile birlikte olduk. Kültür, inançlarını birlikte yaşadık. İşte görülen müze de onların sevgisi, coşkusu var. 2000 bine yakın materyal , kitapları sergilerken, onların yanımda olduğunu görüyorum.“

Yaklaşık bir saate yakın söyleşimiz ile yörede Tünelin bir ucu Karaisalı, Nergizlik, Cingöz, Haçkırı köylerinde tahtacı yaşamını o anlattıkça biz de yaşadık.
Atasından kalan taş ev birikimleri ile müze olmuş, yöreye gelen doğa severler ziyaret ediyor, çaylarını yudumlayıp, kapuzlara, kanyonlara hemen yukarda Varda Köprüsüne doğru yola çıkıyorlar.
Tahtacılar ve dostları Halil Atılgan, Hilmi Dulkadir, Kemal Öğretmen, Özcan Seyhan, Sadık Taşucu, İrfan Ünver Nasrattınoğlu ve daha bir çokları onları hep araştırdılar. Günyüzüne çıkardılar. Yok olmaktan kurtardılar. Ortak noktaları vardı. Tahtacıları sevmeleri, onlarla yaşarken mutlu olmaları. Dostluklar hiç eksilmesin.

Can Tv’den Diren Keser ile hazırladığımız program 7 Aralık 2023 Perşembe günü, saat 17.00’de Can Tv’de yayınlanacak.

DR. HALİL ATILGAN:
Folklor araştırmacısı. 1 Ocak 1946, İncirgediği köyü / Karaisalı / Adana doğumlu. Bazı ürünlerinde H. Tufan Mahmutoğlu imzasını kullandı. Adana Düziçi İlk öğretmen Okulu (1965), İzmir Buca Eğitim Enstitüsü (1977) ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim İktisat Fakültesi (1994) mezunu. Kastamonu, Diyarbakır, Adana illerinde ilkokul ve müzik öğretmenliği (1965-75); Adana, İstanbul’un Eminönü, Kadıköy, Zeytinburnu ve İçel Halk Eğitim Merkezlerinde müdür yardımcılığı ve koro şefliği, Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü müzik uzmanlığı, kültür sanat merkezi müdürlüğü; 1990 yılından itibaren de Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği koro şefliği görevlerinde bulundu.
YAPITLARI:
Burası Mersin (1983), Âşık Ferrahî Hayatı Şiirleri , Türküleri.(1987)
Âşık Dertli Kâzım (4 cilt, 1990, 1995, 1998, 2002), Kısaslı Âşıklar (1992), Neden Arabesk (1993), Ceyhanlı Âşık Ferrahî (1999), Çukurova Türküleri (1998), Malatya Musiki Folkloru (1999), İki Taştan İbaret / Abdulvahap Kocaman / Hayatı Sanatı Şiirleri (1999), Harran’da Bir Türkmen Köyü: Kısas (Mehmet Acet ile, 2001), Kurtuluş Savaşında Kahraman Çukurovalılar (2002), Murtçu Folkloru (2002), Niğde Halk Müziği (2003), Türkülerin İsyanı (2003).
Ayrıca Geçmişten Günümüze Çukurova Türküleri’ni (1999) beş kasette ve 5 CD setinde (2004) toplamıştır.

 

KİRMEN

Celal Necati ÜÇYILDIZ

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.