DOLAR
8,5649
EURO
10,1000
ALTIN
485,73
BIST
1.423
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

KARAMANOĞULLARI NURE SOFİ / HABİP ÇALIŞKAN (*)

Nure Sofi türbesini ilk olarak Taşeli Doğa Gezginleri ve Çıtlık Doğa Gezginleri ortak gezimizde tanımıştık. Geçtiğimiz yıl Ermenek/ Balkusan’da ziyaret ettiğimiz, Habip Çalışkan dostumuzun çağrısı üzerine; Mut ta bir araya gelen dostlar Mut Kaymakamı, Belediye Başkanını ve ardından da Mut Yalnızcabağ /Değirmenlik yaylasında yer alan Nure Sofi türbesini ziyaret etmiştik. Ziyaret sonrası Vakıflar Bölge Müdürlüğünün türbe restorasyon çalışması hızlandı. Geçtiğimiz aylarda da tamamlandı.

İşte bütün bu olaylar olurken Karamanoğlu torunu Habip Çalışkan uzun yıllardır üzerinde çalıştığı Karamanoğulları /Nure Sofi yapıtını bitirip okuyucuları ile buluşturdu. Ben de 1 Temmuz 2021 Perşembe günü Mut’ta gittiğim bir düğün öncesi kitaba ulaştım.
Yazar, atası olan Karamanoğullarını kaynaklarına giderek günümüze aktarmıştır.

Yapıtı iki defa okudum. Önemli gördüğüm yerlerin altını çizdim. İlgi duyan yapıtı temin eder, okur. Okuma kültürümüz de gittikçe azaldı. Ama Anadolu kültürünün, özellikle Türkmen yaşam kültürünü merak edenler, mutlaka bu yapıtı okumalı. 250 yıllık Karamanoğlu yaşamı, kültürü, Azerbeycan Şirvan’dan Anadolu’ya gelişleri yaşamları. Bir devlet oluşları. Moğollar, Selçuklu, Osmanlı’ya karşı ayakta kalma savaşları. Özüne sahip olma çok önemli değer taşır. Gün gelir devlet olur. Konuştuğu dili kurtarma, konuşulan Oğuzca dilini yazıya dökmek için ferman yayınlanır. 13 Mayıs 1277 tarihinde yayınlanan ferman hala günümüzde Türkçe dilinin yaşamsına neden olur.
“Bugünden sonra hiç kimse, sarayda, divanda, dergahta, meclislerde ve meydanda TÜRKÇEDEN başka dil kullanmayacaktır. Defterler dahi TÜRKÇE yazılacaktır.”

Bu ferman Anadolu’da yaşayan tüm Türkler için bir yol haritası olur. Bir kısmı Müslüman olur, çoğu da alevi inancına sahip çıkarlar. Müslüman olmayanlar ise başta Gagavuzlar olduğu gibi gittikleri yerde inadına Türkçe konuşmaya devam ederler. Moldavya’da, Yunanistan’da bu bölgeye giden Türkler hala Türkçe konuşurlar. Hala 21 Mart’ta Nevruz, 6 Mayıs’ta Sultan Nevruz kutlarlar.

16. yy. Şah İsmail iktidara geldiğinde, Anadolu’da yaşayan Karaman oğlu, Teke yöresi Türkmenlerinin istediği üzere Türkçe Hutbe okutur. 4 asırdır Emevi, Vahabilerin yasakladığı ehlibeyt anılır. 12 imamlar anılır.

Moğolların, Selçuklu, Osmanlı’nın bütün barbarlığına rağmen dillerine, inançlarına sahip çıkarlar. Bütün yasaklamalara rağmen inançlarını özgürce yaşamak uğruna dağların, sarp kayalıklarda yaşam sürerler. İşte Karamanoğlu Atası Nure Sofi, Ereğli, Ermenek yöresinde yaşarken orman işçiliği yaparlar. Kömürcülük yaparlar. Odunlar Göksu nehrinden, ya da Seyhan nehrinden atılarak Akdeniz’e ulaştırılır. İşte Toroslarda tahtacıların 13-14 yy. gördüğümüz yaşama izleri.
Karamanoğulları bir Avşar oymağının Toroslar’da bir yansımasıdır. Binlerce yıllık bir çınar onların gönlünde yaşamaktadır. Avşar Bozlağı, Avşar Mengisi, bir bakarsınız Çukurova’da Avşar Kuru Yemişleri fabrikası olarak karşımıza çıkar. Avşar Obası Ereğli’de, Tarsus Çamalan’da, Afyon Emirdağ’da, Kars, Ardahan, Gaziantep’te yaşamaktadır.

“Avşar obasında bir güzel gördüm,
Göç çekip gidiyor sarı yaylaya…”
“Yükseğinde olur şahin yuvası
İndim enginine Avşar obası.”

Sizleri notlarla baş başa bırakıyorum:
“Karaman oymağı kış aylarında Azerbaycan/Şirvan’da, yaz aylarında Sivas, Kayseri, Malatya, Maraş bölgesinde yaşam sürmüşler. Ama Moğol baskısı, Arap, Emevi İslam kültürü yayılmacılığı ile hep göç etmek zorunda kalmışlardır.”
“Karamanoğulları gittikleri yerlerde Ermeniler ile hep savaş etmişler, ama Kürtler ile anlaşma yoluna gitmişlerdir. Selçuklu, Osmanlı’ya karşı savaşlarında hep birlikte olmuşlardır.”
“Fatih’in sadrazamı Gedikli Ahmet Paşa gittiği her yerde toplarla bütün kaleleri yıkmış, binlerce insanı katletmiştir. En önemlisi ise kültürleri yok etmiştir. Geriye ancak mezarlar kalmıştır.”
“Karamanoğulları kurucusu Nure Sofi ve eşi Eratna Beyliği prensinin türbesi Mut Yalnızcabağ Değirmenlik yaylasında bulunmaktadır. Üçüncü mezar ise komutana ait olduğu sanılmaktadır.”
“Haçlı seferleri sırasında Latin-Haçlı askerleri tarafından getirilen Frenk eğirimi olarak adlandırılan domates tohumu Karamanoğulları tarafından üretilmiştir. Bugün Ermenek Zeyve pazarında, Karaman Laleli pazarında pembe domates hala üretilmeye, tüketilmeye devam etmektedir.”
“Nure Sofi uzun bir süre Baba İshak ile birlikte Selçukluya karşı birlikte savaş vermişler. Malya yenilgisi sonrası sağ salan Muhlis Baba’yı yanına alarak Ermenek yöresine getirmişler. Karaman yöresinde Bolkarlar’da Medetsiz’de yer alan Arız Hakim Eğitim Hanesinde eğitim almıştır. (2)
“Sonbahar gelince, Taşeli insanı bir kat yatak alır, Aydın iline, İzmir’e doğru ırgarlığa giderlerdi. Çukurova yerine AYDIN ili Ege’yi tercih ederlerdi. Gelenekleri böyle idi.”

Karamanoğlu türbelerini gayri Müslimler ve aydın ilin de Toroslarda yaşayan Tahtacılar birkaç günlüğüne gelirler, türbeyi temizlerler, inançları gereği geleneklerini yaşarlardı. Toros Tahtacıları 1950’li yıllara kadar yani İzmir Yan Yatır Ocağına bağlana kadar bu gelenekleri sürdü.”

Notlar :
1. (*) KARAMANOĞULLARI KÖKENİ, İLK YERLEŞİM YERLERİ VE KURUCU BEY NURE SOFİ / HABİP ÇALIŞKAN. Karamanoğlu Mehmet Bey Dil ve Kültür Derneği –caliskanhabip@hotmail.com 05354702623- Balkusan / Ermenek / Karaman.
(1) Doğu ve Batı Toroslarda yaşayan tahtacılar esasında Gaziantep’te (Hacı Emirli), Adana Ceyhan’da Durhasan Dede ocaklarına bağlı idiler. Daha sonra ocakları Aydın ve İzmir Narlıdere’ye taşındılar. Yazarın belirttiği 1950 yıllarında Yanyatır Ocağı Dedesi Ali Rıza Özcan Dede eşi ile gelir, Mut Köprübaşı köyüne yerleşir. Adana, Mersin’de Yanyatır Ocağının Dedesi olur. Ama yörede bulunan tahtacılar en yakın ziyaret yerleri olan Bolkar /Medetsiz Tepe’de Bulgar Bozoğlan, Mut’ta Mağaras Dede, Gülnar’da Zeyne Dede, Silifke’de Kırtıl Dede, Alanya’da Koç Davut, ziyaret yerlerine gitmeye devam etmişlerdir. Ana neden 1826 yılında Alevi ve Bektaşi Ocaklarına Nakşi şeyhleri atanınca başta Ermenek’te bulunan ziyaret yerleri ve Hacı Bektaşi Veli ziyaret yerlerine başta dedeler olmak üzere aleviler ziyaret etmeden vazgeçmişlerdir.
2. Karaman elinde Ayrancı yakınlarında Bolkar Dağları’nda yaşayan Bulgar Bozoğlan/ Arzuman Yunus vardır. Anadolu’da Arzuman/ Bayatlı Ocağının da piridir. Ocak 1826 yılına kadar Karaman’da kalmış. Zorunlu göçler ile İzmir Narlıdere’ye gitmişlerdir. Hala Karaman’da Bayatlı mahallesi, camisi bulunmaktadır. Arzım hakim ile Arzuman Yunus arasında bir benzerlik görmekteyiz. (Ali Bektaş –Aruzman Ocağı Dedesi)

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

  1. Abdurrahman KARAMAN dedi ki:

    Karamanoğulları, Balkusan’da ve Değirmenlik’te birkaç yıl yaşamış, ve daha sonra esas merkezlerine yerleşmişlerdir. Osmanlı’nın çok uğraşarak ve en son fethettiği beyliktir. O kadar hırslanmıştır ki,
    halkı Rumeli’ye ve Karadeniz’e sürmüş, yerlerine Rumeli’den getirdiği ahaliyi yerleştirmiştir. Hanedanı yoketmiştir. Kaçabilenler dağılarak Toroslar’a sığınmışlar ve yörükler gibi yaşamaya başlamışlardır. Hızını alamayan yeniçeriler, köy köy dolaşmışlar ve şüphelendikleri kişilerin ayak parmaklarını kontrol edip bitişik ise sülalesini yoketmişler
    (Çünki hanedanda böyle bir anomali mevcut imiş.)
    O nesil, sonraki nesillere “biz Karamanoğluyuz” dememiş. Bir yerde ağzından kaçırır ve zürriyetimiz biter düşüncesi ile. Bu nedenle bugün bir kişi.”ben Karamanoğlu torunuyum” diyemez. Ayrıca katıksız Türk’türler fakat dinleri çeşitli olabilmektedir.