DOLAR
46,0852
EURO
53,6324
ALTIN
6.611,29
BIST
13.768,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
27°C
Mersin
27°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
27°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    MUT’UN SU SORUNU

    Görünen köy yol gösterici (rehber / kılavuz) istemezmiş…
    Evet, yarınımızın en temel sorunlarından birisi, su sorunumuz. Bu yüzden de kimisi, “Yarının savaşları su savaşları olacak” diyor.
    Aslında yaşadıklarımız ve gidişatımız bunun tartışmasız kanıtı.
    İsterseniz 50-60 yıl öncesine bir dönelim. Benim çocukluğumda onlarca su kaynağı vardı bizim köyümüzde, dereler çağıl çağıl akardı, yağmur boldu, kar diz boyu yağardı, her yer yemyeşildi…
    Aslında bütün köyler böyleydi.
    Ya şimdi?..
    Bizim köyde ya bir su kaynağı kaldı ya iki. Onlar da azala azala azaldı.
    Evet bütün köyler böyle, bütün yurdumuz, hatta bütün dünya…
    Bu yüzden de sorun yalnızca Mut’un sorunu değil.
    Peki, 50-60 yıl içinde bu duruma gelmişsek, bırakın daha uzağını, 10-15 yıl sonra ne durumda olacağız? Asıl sorunumuz bu.
    Neden bu duruma geldik peki? Kapitalist/emperyalist sistemin açgözlülüğüyle, kar hırsıyla, plansızlığıyla, tüketici toplum yaratıcılığıyla…
    Bir yandan “Su kaynaklarımızı iyi kullanalım”, bir yandan kar hırsıyla bütün sulara el koyalım!..
    Ve bütün bunları Mut’ta somutlayacak olursak:
    “Sularımız kesildi, sularımız azalıyor…” diyen köylüler çok…
    Bahçecilik tümüyle plansız, keyfi, denetimsiz; neredeyse Mut’un yeri göğü bahçe, davarların yayılacağı ormanlıklar, çalılıklar bile. Orman ve hazine yerleri tarıma açıldı, İsrailliler bile onlarca dönüm bahçe yaptı, bir de elektrik üretimi için dağlar delik deşik edilip sular borulara alındı…
    Bu yüzden de sularımız kuşlara, hayvanlara, börtü böceğe kalmayacak durumda, bir parmak bile olsa hepsi borularda… Doğa insan kadar hayvanların da, kuşların da…
    Zaten yeterince yağmur yok, kar yok.
    Yarın hangi suyla sulanacak bütün bu bahçeler?..
    Doğanın dengesini bozmuşuz, doğayı yağmalamışız zaten!..
    Duyuşumuza göre, Karaman’ın yeraltı sularında da büyük bir azalma varmış, yeni bahçe yapımına sınırlama getirilmiş.
    Bir de “İklim Yasası” çıktı. Kirlettiğimiz doğayı ve uzayı, parası olanlar daha da kirletecek!
    15-20 yıl sonrasını göremiyoruz ne yazık ki…
    Birkaç yıl sonra Göksu’nun yetersiz kalmayacağına ve hatta kurumayacağına hangimiz güvence verebiliriz? Yakın tarihte bile Göksu’nun kuruduğu söyleniyor.
    Dediğimiz gibi sorun yalnızca Mut’un sorunu değil. Ama Mut olarak bizim ivedilikle oturup bu sorunları konuşmamız, tartışmamız gerekiyor. Değilse hepimiz susuzluktan dağlarda hayvan/kuş bırakmayız, çocuklarımıza /torunlarımıza susuz bir dünya, su savaşları bırakırız.
    Yangın başlamış; bakmayın şimdilik otların yaş, ağaçların yeşil olduğuna!..

    Sevgiyle, suyla (ama özgür), sporla, sağlıkla, saybanla…

    Yazarın Diğer Yazıları