DOLAR
9,2628
EURO
10,7602
ALTIN
526,82
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Gök Gürültülü
27°C
Mersin
27°C
Gök Gürültülü
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
28°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 23

Konuşkan, şakacı birisidir Gümbürtü Veli, yıllar olmuştur karısı öleli, yalnız yaşamaktadır köyde…

Bir bahar günüdür, komşu bir köyde düğün vardır, çağrılıdırlar, bir komşusuyla düğüne giderler.

Kalabalık toplanmıştır, gelin inecektir, herkesin gözü gelinle damattadır…

Tanıdığı, kendi yaşlarında dul bir kadın vardır, yüz yüze geliverirler bir anda. Gülümser kadına:

“Bir düğün de biz yapalım mı?”

“Yakanın zevzeği!..”

+++

Osman Yüksel, çocukluğundan beri sigara içen birisidir. Bir iki kez bırakır ama dayanamaz, yeniden başlar.

Soluk darlığı ve kilo sonunu vardır. Bu yüzden de bu kez kararlıdır…

Yaz günüdür, Sertavul yaylasındadır…

Sabah açtığı paket vardır gömleğinin cebinde. Niyeti, kimisi Direkli Tepe dese de, Şıh Tepesine çıkmaktır. Sigara içen; soluk ve kilo sorunu olan birisi için kolay değildir tabi buraya çıkmak.

Daha beş dakika olmamıştır ki yorulur, oturup bir sigara yakar. Böyle böyle, dört sigara içer tepeye çıkıncaya kadar.

Bütün Sertavul ayağının altındadır. Bir ardıcın gölgesine oturup bir sigara daha yakar. Kolay mı elli yıllık arkadaşından ayrılmak? Sigara paketini çöple kazdığı çukura gömer, üzerine de iki taş koyar. Büyük bir özenle yapar hepsini. Sonra iner gelir.

Direnir, alışır biricik arkadaşsızlığa…

Bir yıl sonra Sertavula geldiğinde, bir daha çıkar Şıh Tepesine. Bir gömüt gibi açar çukuru. Koyduğu gibi durmaktadır paket, ama yağmurdan kardan sapsarı geçmiştir sigaralar. Karmakarışık duygularla yeniden gömer…

+++

“65’lik maaşının çıktığı yıllardı. Biz köyde oturuyoruz tabi. Mal Müdürü, öğretmenimizin babasının kiracısıymış. Öğretmen de bizim evde kalıyor köyde. Bu yüzden olacak, bir ara babamla Mal Müdürü tanışmışlar. Ve o günlerde babama demiş ki Mal Müdürü, “Gel babanı 65’lik maaşına bağlat!”

Dedem 73 yaşındaymış. “Devletten para alacak kadar düşkün değilim” diyerek karşı çıkmış buna. Babam yine de belgeleri hazırlamış, tek başına karar vermemek için de amcamın yanına gitmiş. Amcam yırtmış atmış belgeleri.

Velhasıl dedem 83 yaşında öldü, devletten bir kuruş para almadı.

Babam 63 yaşında. “Ben Bağ Kur emeklisi olacağım” diye tutturdu. “Yahu baba, 2 yıl sona 65 yaş emeklisi olacaksın, ne gereği var şimdi” dediysem de söz dinletemedim bir türlü.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.