DOLAR
45,7111
EURO
53,4819
ALTIN
6.716,81
BIST
13.865,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
23°C
Mersin
23°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
24°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 85

    “Ben Murat … Yetmişlerin sonu, çocuğum daha, okul yıllarım. Tuğrul köyü ile Kurtuluş köyü arasında davar güderim. Bir gün köyden Mehmet Efendi diye birisi eşeği ile oduna geldi.
    “Yahu çocuğumuz, bana biraz odun edelim ha” dedi.
    “Tamam Mehmet amca” dedim ben de.
    Diyeceğim; odununu yaptık, eşeğini yükledik, gitti bu. Giderken de:
    “Çocuğumuz sigara içer misin sen?” diye sordu.
    “Eh, içerim” dedim ben de.
    Bir hafta sonra yine geldi bu. Bir poşet getirmiş. İçinde de biraz fıstıkla bir Maltepe sigarası var. O yıllarda da Maltepe ve Samsun ağa sigarası, Bafra, Birinci, İkinci gariban işi.
    Yine odununu yaptık, eşeğini yükledik, gitti.
    Bir hafta sonra bir daha geldi. Bu kez Samsun sigarası ile kuru incir getirdi.
    Yine aynı, sürdü gitti odun yüklü eşeğini.
    Biseğil sonra yine çıktı geldi bu. Yalnızca İkinci sigarası getirdi, yiyecek yok.
    “Çocuğumuz bunu niye getirdim biliyon mu?”
    “Bilmiyorum.”
    “Bunu sen içmeyeceksin, ben de getirmeyeceğim.”
    “Niye amca?”
    “Anan Tokalı Şerif’le bir ferman yollamış bana, “Köyde Mehmet Efendi diye biri varmış, bizim dölü (oğlanı) sigaraya alıştırırmış, onun yanına varırsan ona söyle, onun yanına varırsam iki ayağını bir pabuca sokarım sonra!” demiş.”
    Arkasından da ekledi:
    “Çocuğumuz, benim bir ayağım iki pabuca zor olur zaten. Bu yüzden işim zor benim!”
    İşte yıllar sonra bu adam benim kayınbabam oldu.”
    +++
    “Hacıahmetli Köyündenim. Şimdi Pınarbaşı ya, eskiden Üçbey Mahallesiydi oturduğumuz yer. Annem, babam, bir de teyzemler ekin dermeye gittiler taa Sakız denilen yere. Üç dört gün gelmediler. Kardeşlerimiz evimizdeydik ama annemiz komşumuz bir kadına teslim etmişti bizi, “göz kulak oluver” diye.
    Sekiz on yaşındayım daha. Emine’ydi kadınının adı. Bir gün dedi ki bana, “Oğlum zaten sapsarısın bak, kaşların daha bir sarı, eline bir jilet al en iyisi sen, kazı bunları, yerine yarın kapkarası çıkar.”
    Ne yapayım, inandım, bir jilet bulup kaşıdım kaşlarımı ben de.
    Uleennn, başladı herkes benimle gırgır geçmeye!
    Neyse babamgil geldiler bir iki gün sonra… Bir baktı babam bana:
    “Ulenn, neci bu böyle! … Seytana dönmüşsün temelli hoynu!..”

    Sağlıkla, sevgiyle, saybanla…

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.