DOLAR
48,8015
EURO
56,0568
ALTIN
6.829,64
BIST
13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Az Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
29°C
Salı Hafif Yağmurlu
29°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
28°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 86

    Not: Bu küçücük yaşam kesitlerinin hepsi gerçek, hiçbirisi kurgu değil.

    “Çocuğum daha, çatmamız Kızılova’da, oğlak güderim ekinlerin arasında, çanlı bir oğlak var, ekinin içine kaçtı, taşı bir saldım buna, olacak ya, taş çatadak kulağının tözüne vurdu. Yığıla kaldı olduğu yere, öldü. Babam geldi, kızdı köpürdü, “Ulen ho adamlardan bıçak isteyip de kesseydin ya bunu!” diyerek bir şamar yapıştırdı suratıma, of!..”
    +++
    “Karacaoğlan ekmeği yiyorum ben…
    Mersin’de bir sınava katıldım, 96 puan aldım. Bir ay sonra sözlü sınava çağırdılar. Kapıda da bir Çömelekli var, sırayla o çağırıyor sırası gelenleri. Öğle saati geldi sıra bende, hışımla gelen bir kızı aldılar içeriye. Dedim ki Çömelekliye, “Yahu hiç zamanım yok, herkes yemeğe dağıldı zaten, son olarak beni de çağır haydi.”
    İçerdekilerle konuştu, çağırdı beni. Başladı sınav:
    “Nerelisin?”
    “Mut’un Çukurbağ köyündenim.”
    “Ohooo, sen saz da çalarsındır, türkü de söylersindir öyleyse!”
    “Saz çalamam ama sesim kötü değil.”
    “Karacaoğlan’dan bir türkü söyle öyleyse.”
    “Karşınızda türküyü beceremem belki, ama bir dörtlük okuyayım.”
    “Tamam.”
    “Çağır Karacaoğlan çağır / Taş Düştüğü yerde ağır / Yiğit sevdiğinden soğur / Sarılmayı sarılmayı.”
    “Kazandığını bilerek git haydi!” ”
    +++
    “Yayladayız. Çardağımızdan biraz uzakta bir arkadaşımla oyuna dalmışız. Acıkınca koşarak çardağa geldim. Ben gecikince yemek yenmiş. Bir baktım, çardağın önündeki ocakta yemek tenceresi, iştahla kapağını bir açtım, içi bulaşık suyu dolu. Kızdım, “Niye bana yemek koymadınız diye bastım küfrü. Sen misin küfreden! Anam yakalayıp ağzıma acı biber bastı. Ağzım bir yandı bir yandı! Az aşağıda pınar vardı, çığlık çığlığa koştum oraya. Ağzımı çalkalaya çalkalaya bir ettim.”
    +++
    “Taa çocukluk yıllarımda Karaman Kızıllı’dan Eşkin adında bir adam babamın yanına gelirdi. Satıcıydı; bakır, halı türü şeyler satardı. Babama anlatırken duydum. Köyün birisinde ortada kalmış bir çocuk bulmuş bu, annesi babası yok. Götürmüş gitmiş çocuğu. 17 yaşına kadar büyütmüşler.
    Bir gün adam sağa sola satışa gitmiş. Büyüttükleri bu çocuk, evdeki anaya cinsel saldırı yapmış. Arkasından da adam köyün ortasında bu çocuğu vurmuş.
    13 yıl içerde yatmış adam. Derken köy halkı toplanarak adama sahip çıkmış ve adamı kurtarmış.”

    Sevgiyle, sağlıkla saybanla…

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.