Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
14°C
Mersin
14°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
13°C
Pazartesi Az Bulutlu
11°C
Salı Parçalı Bulutlu
11°C
Çarşamba Çok Bulutlu
12°C

Serpil TOMAK

İÇİMDEKİ YAZILAR

    YAŞAMA SANATI

    Portakal çiçeklenme döneminden yaklaşık 6-12 veya 14 ay sonra olgunlaşır. Çilek 3-4 ay içerisinde meyvesini verir. Genel olarak çam ağacı kozalaklarının olgunlaşıp çoğalma evresine gelmesi 2 ila 3 yılı bulur.  İnsan tüm canlılar içerisinde en geç olgunlaşan varlıktır. İnsanın öğrenmesi zaman alır ve hiç bitmez. 50’li yaşlarda dahi hayatı yeterince kavramadığınızı anladığınızda ve yeni bir bilgi ile sarsıldığınızda ne kadar geç kaldım diye düşünüp şaşırmayın. Ölüm döşeğinde dahi insanın öğrenmesi ve olgunlaşması hayat hiç bitmeyecekmiş gibi devam eder. İnsan doğasının gereğidir. Hayata dair ne kadar çok şey bildiğimizi zannetsek de bu öğrenme süreci hayat boyu devam eder ve hangi yaşta olursak olsun bu öğrenme serüveni bazen çok sarsıcı olabiliyor.

    Her ayrılış zamansızdır. Ama son dönemlerde merhum Göksel Ata’nın deyimiyle Keleş Mut’umuzda çok sayıda zamansız kayıplarımız oldu. Anneler evlatlarını, kimileri hayat arkadaşını, kardeşini, dostunu, sevdiğini kaybetti. Bu kayıplar ve böyle anlarda günlük hayat telaşı içerisinde aslında unuttuğumuz tek sermayemizin ve sahip olduğumuz tek gerçeğin sevgi olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Seçim döneminde iletişim kurduğumuz ama yan yana gelme imkânı bulamadan Hakkın rahmetine kavuşan kıymetli Göksel Ata da bunlardan biridir. Kıymetli ailesine başsağlığına gittik. Çalışma masası, bilgisayarı, fotoğraf makinesi ve tarih kokan evi yok olmaya yüz tutmuş eski evlerimizin güzelliğini bir kez daha bana anımsattı. Evin her köşesi iyi bir fotoğraf sanatçısı olarak onun ruhunu ve sanatını tamamlıyordu.

    İnsan böyle anlarda hayatı ve varlığının değerini daha fazla sorgulama gereği duyuyor. Öfkelerimize, hırslarımıza hepimiz zaman zaman hangi yaşta olursak olalım yenik düşebiliyoruz. İyi bir hayat kanımca akıl ve gönül bağını koparmadan yaşayabilmekten geçiyor. Bilimsel çalışmalar düşündüğümüzün aksine karar verici organımızın beyin olmadığını ve beyne komut veren asıl organın kalp olduğunu ispatlamış durumdadır. Kalbin kirli, öfkeli, aydınlık veya sevgi dolu olması –özetle niyetiniz- davranışları yönlendiriyor.  Her gün evden çıkıp saatler sonra evine dönen kedisine takip cihazı takan bir adam, kedisinin kendisinden daha iyi bir hayat yaşadığı gerçeği ile yüzleşmiş. Bazen çözüm en yakınımızda olabiliyor. Kafamızı kaldırıp etrafımıza bakmak yeterli… Ne demiş şair “Sonum yokluk olsa bu varlık niye…” 

     

    VARLIĞIN DEĞERİ

    Hücrelerimin taşkın birliği egoma yenilmişken
    Yalancı heveslerin ortaklığına kapılmış gidiyorken
    Nasıl fark etsin varlığın değerini hayatın ederini
    Hep ben varım diye çırpınır dururken
    İçindeki seni unuturken

    Ey zaman yolcusu insan
    Var mısın? Hiç misin?
    Cevabını veremez
    Uyanmadan bilinmez
    Bir süre cehaletine sığınmak işine gelir

    Akıştadır her şey göstermez saklı olanı
    Ama an gelir durduramazsın gerçeği
    Taşar gelir geceden çıkar gün yüzüne
    Sonunda itiraf eder dilin yalanını
    Hem varım hem hiçim diye…

    Serpil TOMAK

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.