DOLAR
32,1819
EURO
34,9804
ALTIN
2.425,72
BIST
10.723,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Az Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Açık
26°C

Serpil TOMAK

İÇİMDEKİ YAZILAR

YAŞAMA SANATI

A+
A-

Portakal çiçeklenme döneminden yaklaşık 6-12 veya 14 ay sonra olgunlaşır. Çilek 3-4 ay içerisinde meyvesini verir. Genel olarak çam ağacı kozalaklarının olgunlaşıp çoğalma evresine gelmesi 2 ila 3 yılı bulur.  İnsan tüm canlılar içerisinde en geç olgunlaşan varlıktır. İnsanın öğrenmesi zaman alır ve hiç bitmez. 50’li yaşlarda dahi hayatı yeterince kavramadığınızı anladığınızda ve yeni bir bilgi ile sarsıldığınızda ne kadar geç kaldım diye düşünüp şaşırmayın. Ölüm döşeğinde dahi insanın öğrenmesi ve olgunlaşması hayat hiç bitmeyecekmiş gibi devam eder. İnsan doğasının gereğidir. Hayata dair ne kadar çok şey bildiğimizi zannetsek de bu öğrenme süreci hayat boyu devam eder ve hangi yaşta olursak olsun bu öğrenme serüveni bazen çok sarsıcı olabiliyor.

Her ayrılış zamansızdır. Ama son dönemlerde merhum Göksel Ata’nın deyimiyle Keleş Mut’umuzda çok sayıda zamansız kayıplarımız oldu. Anneler evlatlarını, kimileri hayat arkadaşını, kardeşini, dostunu, sevdiğini kaybetti. Bu kayıplar ve böyle anlarda günlük hayat telaşı içerisinde aslında unuttuğumuz tek sermayemizin ve sahip olduğumuz tek gerçeğin sevgi olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Seçim döneminde iletişim kurduğumuz ama yan yana gelme imkânı bulamadan Hakkın rahmetine kavuşan kıymetli Göksel Ata da bunlardan biridir. Kıymetli ailesine başsağlığına gittik. Çalışma masası, bilgisayarı, fotoğraf makinesi ve tarih kokan evi yok olmaya yüz tutmuş eski evlerimizin güzelliğini bir kez daha bana anımsattı. Evin her köşesi iyi bir fotoğraf sanatçısı olarak onun ruhunu ve sanatını tamamlıyordu.

İnsan böyle anlarda hayatı ve varlığının değerini daha fazla sorgulama gereği duyuyor. Öfkelerimize, hırslarımıza hepimiz zaman zaman hangi yaşta olursak olalım yenik düşebiliyoruz. İyi bir hayat kanımca akıl ve gönül bağını koparmadan yaşayabilmekten geçiyor. Bilimsel çalışmalar düşündüğümüzün aksine karar verici organımızın beyin olmadığını ve beyne komut veren asıl organın kalp olduğunu ispatlamış durumdadır. Kalbin kirli, öfkeli, aydınlık veya sevgi dolu olması –özetle niyetiniz- davranışları yönlendiriyor.  Her gün evden çıkıp saatler sonra evine dönen kedisine takip cihazı takan bir adam, kedisinin kendisinden daha iyi bir hayat yaşadığı gerçeği ile yüzleşmiş. Bazen çözüm en yakınımızda olabiliyor. Kafamızı kaldırıp etrafımıza bakmak yeterli… Ne demiş şair “Sonum yokluk olsa bu varlık niye…” 

 

VARLIĞIN DEĞERİ

Hücrelerimin taşkın birliği egoma yenilmişken
Yalancı heveslerin ortaklığına kapılmış gidiyorken
Nasıl fark etsin varlığın değerini hayatın ederini
Hep ben varım diye çırpınır dururken
İçindeki seni unuturken

Ey zaman yolcusu insan
Var mısın? Hiç misin?
Cevabını veremez
Uyanmadan bilinmez
Bir süre cehaletine sığınmak işine gelir

Akıştadır her şey göstermez saklı olanı
Ama an gelir durduramazsın gerçeği
Taşar gelir geceden çıkar gün yüzüne
Sonunda itiraf eder dilin yalanını
Hem varım hem hiçim diye…

Serpil TOMAK

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.