İsrail-ABD ile İran arasındaki savaş ülke ve dünya gündemini meşgul ederken, ülkemizdeki kronik problemler neredeyse unutulmuş gibi görünüyor. Aşağıda 15–29 yaş aralığında “NEET” (ne eğitimde ne istihdamda olanlar) oranı için mevcut uluslararası verilere göre ülkelerin yaklaşık oran sıralaması tablosu yer almaktadır. Rakamlara boğmamak adına sadece belirli ülkelerin verilerine yer verdim. Türkiye bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında da birinci sırada yer almaktadır. Bu oran, AB ülkeleri ortalamasının (yaklaşık %11) iki katından fazladır. Ne eğitimde ne de istihdamda olan genç işsizlik oranı %25.9 gibi çok yüksek bir orandır. Bu oranın anlamı yaklaşık her 4 gençten 1’i ne çalışıyor ne de okuyor. Ne yazık ki bu oran hem işsizler hem de iş aramayı ya da eğitimi bırakmış ev gençlerini kapsıyor. Bu durum geçici bir konu olmayıp yapısal sorunların ne denli büyük olduğunun da göstergesidir.

Bu sadece iş bulamama sorunu değil. İçerisinde daha derin iki temel problemi barındırıyor:
(1) İşgücü piyasasından kopma: “Ümitsiz işsiz” olarak tanımlanan birçok genç, iş aramayı bırakarak işgücü piyasasından kopmuştur.
(2) Eğitimden kopma: Okul terkleri ve üniversiteye gitmeyen veya devam etmeyen gençler, eğitim sürecinden erken ayrıldığını gösterir.
Eurostat verileri, NEET (ne eğitimde ne istihdamda olanlar) grubunda kadınların erkeklerden ortalama 2–3 kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Yani bu durumdan en çok etkilenen kitlenin kadınlar olduğu anlaşılıyor.
Gençlerin önemli bir kısmı sistemin tamamen dışında kalıyor demektir. Sistemin dışında kalmak sadece üretkenlik olarak değil sosyal, toplumsal, ekonomik ve psikolojik travmaları da beraberinde getirmektedir. Sisteme tutunamayan gençler giderek sosyal izolasyon, kronik ekonomik yoksunluk, artan psikolojik travma, suç oranlarında artış, madde kötüye kullanımı ve intihar riski gibi ağır sorunlarla boğuşmak zorunda kalır. Bu durum da bireysel hayatların yanı sıra toplumun genel sağlığını ve refahını da derinden sarsar. Ekonomideki olumsuz gelişmelerin ağır faturasının geleceğimizin teminatı olan gençlere ağır yansımasıdır. Son söz “Tedbirin en iyisi, iş işten geçmeden almaktır”.



