DOLAR
44,0534
EURO
51,1980
ALTIN
7.202,93
BIST
13.078,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
16°C
Mersin
16°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
16°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Açık
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C

Serpil TOMAK

HER AÇIDAN

    SÜRAY VURAL

    İş yoğunluğum nedeniyle bir süre ara vermek zorunda kaldığım köşe yazılarıma, kaldığımız yerden ama küçük bir farkla yeniden devam etmenin heyecanını yaşıyorum. Köşemizin adını “Her Açıdan” olarak güncelledik.

    Her Açıdan; objektif, toplum odaklı, anlaşılır ve çok yönlü bir bakış açısıyla ülkenin, ilçemizin ve halkın gündemini ele alma iddiasının adıdır. Ekonomiden sanata, tarımdan eğitime, yerel yönetimlerden sosyal yaşama uzanan geniş bir yelpazede; güncel gündemin manipülatif akışına kapılmadan, olup bitene mesafeli ama tarafsız, eleştirel ama yapıcı, derinlikli ama bütüncül bir bakış açısı sunmayı amaçlıyoruz.

    İlk yazıda güzel bir başlangıç yapmak adına Mut’a değer katan bir isimle başlamak istedim: Süray Vural. Mut’ta döneminin halk oyunlarına kendini adamış, Mut folkloruna ve türkülerine önemli katkılar sunmuş bu değerli isimle namı diğer “Folklorun Mehmetçiği” ile başlangıç yapmak amacıyla kendisini ziyaret etme imkânı bulduk.

    Beni en çok etkileyen sözlerinden biri şuydu:
    “Mut’ta, bilene de pek bir şey sormazlar…”
    Biz de bu kez, bilene sormak için kendisini ziyaret ettik.

    İlerlemiş yaşına (85) ve yaşadığı rahatsızlıklara rağmen göstermiş olduğu içten misafirperverliği için kendisine gönülden müteşekkiriz. Mut’un türkülerinin ve halk oyunlarının öncüsü olarak mesleğine olan saygısı ve tutkusu, Türkiye çapında gösterdiği çaba takdire şayandır.

    Odasının bir bölümünü süsleyen fotoğraflar, kıyafetler, takılar, eşyalar, yemeniler, çarıklar bize zamanda yolculuk yaptırdı. O günleri anlatırken aynı heyecanı yaşadığını söylemek yanlış olmaz. Sayısız yetiştirdiği öğrencilerinden bahsederken de gözlerindeki özlem, gurur ve sevgiyi görmemek mümkün değildi.

    Gelgelelim en büyük derdine; unutulmak, vefasızlık ve kadirbilmezlik…

    Aslında çağımızın sorunu değil mi bunlar? İçinde bulunduğumuz dönem; her şeyin kolayca tüketildiği, emek vermeden bir şeylere sahip olmayı hak olarak gören, gereksiz özgüven ve egonun hâkim olduğu; liyakat yerine sadakatin, gayret yerine hırsın, adalet yerine çıkarcılığın takdis edildiği, merhamet ve vicdanın ise hiçe sayıldığı bir çağ değil mi? Yine de iyiden, emekten, doğrudan ve adaletten yana olmaktan başka çaremiz yok. Çetin Altan’ın dediği gibi her şeye rağmen “Enseyi karartmayın!”

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.