Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel de iktidarın şerriyle karşı karşıya kalmıştır. Çalışma arkadaşlarıyla birlikte evlerinde gözaltına alındılar. Bu iktidarın CHP’li belediyelere ne ilk ne de son baskın gözaltıları olacaktır. İstanbul halkı 26 yerde kendi iradesiyle CHP’ye yetki verdi. AKP yıllar önce, “İstanbul’u alan Türkiye’de iktidar olur.” demişlerdi. Kendi kazdıkları kuyuda boğuluyorlar.
Köy göründü; kılavuza ihtiyaç kalmadı. Yeniden itibar kazanmak için uyduruk nedenlerle adım adım eylemlerini sürdürüyor iktidar. Ellerinden İstanbul iki kere kaybedildi. Artık halk iradesinin yerini ben isterseme kalmıştır. İstanbul’un kaybına Anadolu’da da istenmeyen iktidarın eli ayağına dolaştı. İstanbul halkı AKP’den elini ayağını çekti.
İktidar oklarını yeniden Anadolu’ya çevirdi. Sırayla Ankara, Eskişehir Belediyelerinde de yolsuzluk, evrak sahtekarlık gibi sudan sebeplerle yeniden suları bulandırıyor.
Milletin iradesi ancak monarşilerle yönetilen ülkelerde yok sayılır. Biz laik demokratik parlamenter sistemle yönetiliyoruz. Bunların yönelimleri Anayasaya aykırı değil mi? Yozlaşma öylesine ayyuka çıktı ki anlatımı zor. Her şey lafta kalmış. Sözde özgür, bağımsız, barışın ve sevginin egemen olduğu bir ülkeyiz.
Öyle miyiz gerçekten?
CEMİL COŞGUN


