DOLAR
43,7288
EURO
51,9267
ALTIN
7.075,98
BIST
14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
18°C
Mersin
18°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Salı Yağmurlu
17°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    DAMLAYA DAMLAYA, SÜZÜLE SÜZÜLE

    Yoksul birisisin, trilyonluk birisi için “Ne fark eder, sonunda o da ölecek ben de” diyorsan, zaten o anda ölmüşsündür arkadaş!
    +++
    Kimisi bilgiyle bilimle uğraşır; yağmurun ne zaman yağacağını güneşin ne zaman tutulacağını bilir, yıldızlarda yeni yaşam arar, kimileriyse bu çağda ve de yüzlerce yıldır “orucu neler bozar neler bozmaz, kadınlar kara çarşaflı mı olsun mor çarşaflı mı?..”, bunları tartışır, ya da dayatır.
    +++
    Geçenlerde Özgürlük Yolu’mda yürürken bir “düş” gördüm. Ötürüklü dev bir kuş gece dolandı dolandı, bir iki kişinin burada bir şey yiyip içtikleri için değil de, olanca pisliklerini burada bırakıp gittikleri için başlarına bir ötürdü bir ötürdü, offf!..
    Asıl sorumlunun çürümüş sistem olduğunu bile bile gördüm bu “düşü”.
    +++
    Gün gün bencilliklerinden daha daha arınan beş altı arkadaşız. Bir yerde çay mı içtik, hepimizin eli cebimizde. Bize katılmak isteyenler yavaş yavaş ya bize uyarlar ya da bir süre sonra bizden ayrılırlar. Öyle…
    +++
    Yanından geçtim geldim de, seni unuttum geldim
    Ama uça uça da geri döndüm
    +++
    Çocukluğumda köyümde üç elma ağacı vardı. Hepsi de haraptı. Birisi Musalar’ın Nalbant denilen yerinin girişinde, birisi halamın Boğaz’daki bahçesinin yola bakan ucunda, birisi de Şevket amcamların evlerinin önündeki duvarın başında.
    Üçü de aynı elmaydı. Görünüşü çok albenili olmasa da, tadı/kokusu dünya birincisiydi. Yanlarından geçerken bu elmalardan koparmamaya gücüm yetmezdi. Göz hakkından da fazla, hırsızlıksa hırsızlıktı, ille de. Oysa kendimizde elma çoktu…
    Büyüdükçe nice kitaplar okudum, nice yazarlar, şairler, sanatçılar adı öğrendim, nice bilgiler. Ve şimdi nicesini unuttum gittim bunların. Ama çocukluğumun o elmasının kokusu dolu dolu, dupduru durup duruyor damağımda…
    +++
    Boşuna “İt eti satıyorum” dememiş ozan…
    Birisi öldürdüğü bir iki tavşanı ve birkaç kekliği paylaşmış sosyal medyada, davul çala çala…
    Onlarca alkışlayan!..

    Yazarın Diğer Yazıları