DOLAR
44,6144
EURO
52,4639
ALTIN
6.812,73
BIST
14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
20°C
Mersin
20°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
19°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    KÜÇÜCÜK YAŞAM KESİTLERİ / 37

    Not: Burada anlatılanların hiçbirisi kurgu değildir.

    Yaylada belediye görevlisi, birisinin kaçak su kullandığını belirler. Sorar adama:
    “Bu sakalı boşuna mı bıraktın sen Amca?”
    “Şeriatla yönetilmeyen bir memlekette her şey mubahtır!”
    +++
    Cuma günü Köylü Pazarındayım, soğan alacağım:
    “Bu soğan nereden arkadaş?”
    “Hacınuhlu’dan.”
    “Ama sen oralı değilsin!”
    “Göğeri ordan yahu!”
    +++
    “Mut’ta, ikinci katta muhasebecideyim. Bir adam geldi. Merdiven basamaklarını ikişer ikişer çıkmış gibi, hışım hışım. Uzaktan biliyorum, Mut’un yayla köylerinin birinden. Muhasebeci sordu:
    “Hayırdır yahu?”
    “Yahu saat 9.00’da burada olacağım ya, yolda bir arkadaşla karşılaştım. Söze tuttu beni, durmadan babasını över. Ne yapmış da över, bir türlü anlayamadım da. Ama o övüyor da övüyor. Sonunda dayanamayıp dedim ki:
    “Arkadaş benim işim var, babanı neden övüyorsun onu söyle bana, geciktirme beni?”
    “Zırnık bırakmadı babam ölürken bize! Beş kardeşiz biz, birbirimizle ne kavgalıyız, ne küsüz. Böyle bir baba övülmez mi bee!..”
    +++
    Yine yıllar önceki bir olay…
    Ayşe Teyzenin sık sık başı ağrır. Bunun için de sık sık doktora gider. Bu yüzden de hemşireyle neredeyse arkadaş olur. Ama verilen ilaçların pek bir yararı olmaz Ayşe Teyzeye. Bu arada da, köyün birisinde muska yazan bir hoca vardır. Denize düşenin yılana sarıldığı gibi bir de ona gider kadıncağız. Bir muska yazıverir hoca buna, “Bunu kimseye göstermeyeceksin” diye de tembihler.
    Olacak ya, birkaç gün sonra baş ağrısı geçer. Bir yerde de hemşireyle karşılaşır:
    “Sizin geçiremediğiniz baş ağrısını bir hoca geçirdi.”
    “Ne yaptı?”
    “Muska yazdı.”
    “Görebilir miyim o muskayı?”
    “Olmaz, kimseye gösterilmeyecekmiş.”
    “Yahu ben yabancı mıyım, bu kadar yakınlaştık bak.”
    “Arapçayla yazmış muskayı.”
    “Olsun, ben Arapça da bilirim.”
    Sonunda hemşire allem eder gallem eder, Ayşe Teyzeyi razı eder.
    Muskayı bir açarlar ki, Türkçeyle şunlar yazar:
    “Köprübaşı, Kahtama, Kızılalan / Ayşe teyzenin baş ağrısı hep yalan!”

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.