DOLAR
44,8650
EURO
52,9536
ALTIN
6.903,16
BIST
14.251,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Yağmurlu
26°C
Mersin
26°C
Yağmurlu
Cumartesi Yağmurlu
19°C
Pazar Yağmurlu
19°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
20°C

ONLAR ERDİ MURADINA BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE

Evlilik bir uzlaşma sanatıdır derler. Kadın ve erkek iletişim kurunca bir yola girerler. Aileler tanış olur. Geleneklere göre kız isteme, nişan ve nikah, düğün bazen yorucu olur. Hele kız evi ile oğlan evinin arası 500 km. olursa ama iki gönül bir olursa, bunlar yorucu değil mutlu yaşam günleri olur.
Küçük oğlumuz Umut Haydar ile Sinem 10 yıl önce evlendi. Hem de ta Karadeniz Alaplı/Zonguldak’tan. Gittik geldik. Evlilik uzlaşısı devam ediyor. Bir de torun var. Vallahi babasına benziyor. Çocukluğu neyse aynısı.
Büyük oğlum sırasını ona vermişti.
“Ben evlenmeyeceğim.” diyordu. Bir baktık bir kız karşısına çıkıverdi. Elektrikler gitti geldi. Bir baktık aralarında bir nişan, bizim deyimimiz ile ‘yasannı’ oldular. Sonra aileler tanış oldu. Kayseri Erciyes yollarında gidip geldik. Kız isteme, nişan ve günü gelince Talas Belediyesi TABLAKAYA Nikah salonunda akitler imzalandı. Şimdi evlilik yolunda adım adım gidiyorlar.
Nikah işlemi bahçede yapıldı. Bahçe içinde akordion çalmaya başlayınca, bir kadın bir erkek geleneksel oyunları ŞAMİL’i oynamaya başladılar. Genç , yaşlı sıradan çıktılar oynadılar. Coşku, coşku el çırparak tempo tuttular. Sosyal medyada 9000 kişi izleyerek sevince ortak oldular.
1860 yılında Rusya baskısı sonrası Kayseri Pınarbaşı‘na gelen Çerkez aileler. Geleneklerine sıkı sıkı sarılmışlar. Geldiklerinde AVŞARLAR ile kavga etmişler. Bir bakmışlar onlar da insan, onlar da öteki. Dost olup barış içinde yaşamaya devam etmişler.
Birlikte olmak, birlikte sevinmek, birlikte oyun kurmak. Bir ÇERKEZ KIZ bir TAHTACI oğlanla tanış oluyor, yola giriyor. Sevgi, her şeyden öteye ırk, din, mezhep ayrılığını bir kenara itiyorlar.
İşte insan sevgisi, doğa sevgisi. İki gencin ortak payda sevgisi var; doğada yaşamak, çadırda, kamp yerinde mutlu olmak. Yürümek, yürümek. Sonra yorulunca sevgi ile bakmak.
Kayseri’de başlayan coşku bir gün sonra Silifke’de TAŞKONAK‘ta devam etti. Silifke’de dostlar geldi. Çoğu doğa gezgini, SEKALI dostlar. Oğlumuzun arkadaşları ve Kayseri’den gelen konuklar. Daha doğrusu kız evi.
Birlikte Silifke kaşık oyunları, mengi derken Şamil oyunu coşku selini göklere çıkardı. Oynadılar, birlikte fotoğraf kareleri oluştu. Sonra şaka zamanı geldi. Damat kendini havuzun içinde buluverdi. Eh havuz başında olunca yeni şaka gelenekleri ortaya çıkıveriyor.
İki aile yoruldu. Ama gençler mutlu olunca onlar bunu unuttu bile. Dostluk eli birleşti. İki aile artık hısım oldu. Zaman zaman telefonun ucunda, zaman zaman dağlar aşılarak bir arada olunacak.
Ne diyelim onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine. Mutluluk onların hakkı. Musmutlu olsunlar. Bize de kıyıdan köşeden sevinç ile bakmak kalır.
Yazarın Diğer Yazıları