DOLAR
45,7111
EURO
53,4819
ALTIN
6.716,81
BIST
13.865,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
23°C
Mersin
23°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
24°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C

Ermiş Defteri

YAŞANMIŞ DERS ÇIKARILACAK NİTELİKTE ÖYKÜLER

    ÖYLE GÜZEL CAHİLDİK Kİ

    Televizyon yoktu…
    Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki,
    keyfimiz bozulmazdı hiç!

    Dışarıda kar…
    Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
    Kuzinenin üzerinde demir maşa…
    Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
    Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu…
    Sucuk lükstü.
    Yumurta lezzetli.
    Ekmek her zaman ekmek gibi…
    Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
    bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve
    fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık
    içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için
    ben ne kadar yaşlıyım…

    Dışarıda kar…
    İçeride kanaat…
    İçeride huzur…

    Televizyon yoktu.
    Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki,
    keyfimiz bozulmazdı hiç!

    Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna râm olurduk.
    Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
    Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar…
    Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
    geniş ve besleyici bir masal dünyası…
    Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi?

    Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
    Çay da kokardı… Domates de…
    Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.

    Dışarıda kar…
    İçeride huzur…

    Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
    yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi…
    Kimin umurunda…
    Ne güzel cahildik.
    Mutluluğun resmini çiziyorduk…

    Aydın Boysan

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.