DOLAR
44,0682
EURO
51,2538
ALTIN
7.266,98
BIST
13.078,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
16°C
Mersin
16°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Açık
15°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
15°C
Salı Açık
19°C

SİYAH BEYAZ ANKARALI / 2

Siyah Beyaz ANKARALI

Sabaha karşı; önceleri alışık olmadığım fakat yaşadıkça kabullendiğim bir soğuklukla uyanıyorum. Penceremin önüne gelen iki adet kumrunun her sabah beni uyandırmak için bağırması benim günlük yaşantımın bir parçası oldu. Her sabah ıslatılmış ekmeklerini hazırlıyor penceremin önüne bırakıyorum. Güvercin olsa mutlaka aralarında kavga ederler ama kumru eşinin yemeğinden yemesine müsaade ediyor. Onları izlemek yokluk içindeki yaşantımın en büyük lüksü oldu.

Ankara’da uykudan uyanan bir Akdenizli için en güzel şey kendini yaylada uyanmış gibi hissetmektir. Öyle memleketteki gibi gece yatarken pencereyi açık bırakayım da güzel bir uyku çekeyim diyemezsin. Sabahın ayazı öyle bir çarpar ki, şakası olmaz hastalanırsın vallahi.

Her sabah erkenden kalkıyorum. Cinnah Caddesindeki işim için Altındağ’dan Opera durağına kadar yürümem gerekiyor. Artık Ankara’daki hayatım şekillenmeye başladı. Otobüsle işe giderken gazete okumak en büyük zevkim. Bir adet poğaça, bir adet gazete ve çift katlı otobüsün üst katından da bir yer denk getirirsem benden mutlusu olmaz.

Uzun zamandır şehirlerarası yolculuk yapmıyorum ve Mut’a gitme sayılarım azalmaya başladı. Ankara’nın Cumartesi ve Pazar günlerini çok seviyorum. Kızılay’da Karanfil Sokakta insanların içerisinde gezmeyi, kitapevlerindeki kitapları incelemeyi, müzik marketlerindeki cd ve kasetlere bakmayı çok seviyorum.

Mesleğim icabı dışarıda iş takipleri yapıyorum. Bu süreç içerisinde resmi dairelerde çok kuyruk bekliyorum ve meslektaşlarımızla kuyruklarda bol sohbet etme imkânı buluyoruz. Vergi dairesinde halletmem gereken bir işim var ve sıra çok fazla; bir memura yaklaştım “Bir soru sorabilir miyim?” dedim. Bana “Sen sırada mısın?” dedi. Bende gayri ihtiyari HEYE sıradaydım dedim. Abla bana gülümsedi “Bir daha söyle bakayım, sırada mı idin?” dedi. “HEYE abla, sıradaydım” deyince “Sen Mutlu musun?” dedi. “HEYE abla, Mut’tanım” deyince “Ben de Mutluyum” dedi. O an o kadar Mutlu olduk ve o kadar çok güldük ki…

Ben ne kadar uğraşsam da Mutlu olmam bir yerlerden anlaşılıyor. Özümüzü kaybetmemek gerektiğini bu şekilde anlamış oluyordum sanırım.

Sevgili dostlar! Ne kadar uğraşsam, ne yapsam da bazen işyerinde arkadaşlarıma “Hangırdan gelin be?” deyiveresim geliyor.

Neyse “Ah Anam hende lafın sonu yok.” Ben en iyisi sözlerimi bağlayayım.

Uzun ve şehirlerarası yolculuklar yapmıyorum artık. Uzun süre memleketten ayrı kalacağım bir döneme giriyorum. Pişmanlıklarım ve yalnızlıklarımla dolu bir dönem. Sizlere bu yazı dizimde bu dönemimden bahsedeceğim..

Devam edecek…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.