Mut’tan kuzeye doğru ilerledikçe yol daralıyor, manzara genişliyor. Göksu Vadisi aşağılarda kalıyor, biz yukarıya, taşların arasına doğru çıkıyoruz. Alahan Manastırı’nın bulunduğu yer, bir yapı için fazla yüksek, ama belki de o yüzden hâlâ ayakta. Arabayı kenara çekip yürümeye başlıyorum. Karşıma...
Mut’ta yürürken kaleden aşağı süzülen yol seni istemesen de Taşhan’a çıkarır. Bu öyle bir yapı ki, içine girdiğin anda tarihin sadece kitaplarda değil, taşların arasında da yaşadığını fark edersin. 1723–1725 yılları arasında, Osmanlı’nın İçel Mutasarrıfı olan Hacı Sunullah Paşa tarafından...
Bir Taşın Üzerine Çöktüm: Mut’a girdiğimde ilk gözüm kaleye takıldı. Yüzü bana dönüktü, ama ifadesizdi. Ne çağırıyordu, ne de uzaklaştırıyordu. Sadece oradaydı. Yüzlerce yıldır olduğu gibi. Yüksek değil, gösterişli de değil belki. Ama kararlı. Kendi varlığından şüphe etmeyen taşlar gibi...
Mut’a bu seferki yol biraz uzun geldi. Aslında mesafe aynı, yollar da bildik, ama insan bazen kendi içinde yavaşlıyor. Otobüste cam kenarında otururken kimseyle konuşmadan dışarı bakıyordum. Yol akıyor, ağaçlar geçiyor, taşlar geçiyor ama ben yerimde duruyordum sanki. Hafızamda bir...
Bir ilçeden fazlasıdır çünkü, insan bazen kendini orada bırakır da haberin olmaz… Ankara’da yaşıyorsun, öyle büyük bir şey sanıyor insan başta. Yollar geniş, binalar kat kat, insanlar ciddi. Ama ne zaman yaz yaklaşsa, içeriden bir yer kıpırdamaya başlar. Kalabalığın içinde...
Bu söz bir ilham değil, bir itiraftır aslında. İç dünyamda yıllardır sessizce birikenlerin, hayatın türlü hallerinde mayalanan cümlelerin, sabırla yazıya dönüşmesidir. Ben yazmaya büyük planlarla başlamadım. Bir unvan ya da beğeni arayışıyla da değil. Yalnızca içimde taşıdıklarımı susturmak yerine konuşturmak...
Mut’ta Kurban Bayramı: Bir Yürek, Bir Sofra, Bir Dua! Kurban Bayramı sabahı Mut’ta güneş erken doğar. Toroslar’ın gölgesi daha yere düşmeden, mahallede bir hareket başlar. Avlularda hazırlık, evlerde telaş, yüreklerde huşu… Çocuklar tertemiz bayramlıklarıyla kurbanlıkların yanına koşar. Ellerinde cep telefonları...
MUT KALESİ: TOROSLARIN ETEĞİNDEKİ TARİHÎ NÖBETÇİ Mersin’in Mut ilçesi, yalnızca zeytiniyle ya da kayısıyla değil, Toroslar’a yaslanmış tarihî yapılarıyla da dikkat çeker. Bu yapıların başında, binlerce yıllık geçmişiyle Mut Kalesi gelir. Kale, hem stratejik konumuyla hem de tarihsel işlevleriyle, bölgede...
Garip bir duygu değil mi? Uzun bir aradan sonra yolculuk yapmak ve yeniden yazmaya başlamak. Askerlik görevim boyunca çok düşündüm. O kadar zor süreçlerden geçerek askere gitmiştim ki, giderken herkese tatile gidiyorum demiştim. Yani en azından benim için tatil olacak...
Buz gibi bir hava var dışarıda. Pencerelerin tahtaları çürümüş. Tüm hafta sonu yağdı kar, hiç durmadı. Bütün hafta sonu evde oturdum, tek başıma. Herkes gitti. Yalnızlığın beni bu kadar etkileyeceğini hiç düşünmemiştim. Uzun ve şehirlerarası yolculuklar yapmıyorum artık. Son zamanlarda...
Yağmur yağıyor. Bahçelerdeki otlar boyum kadar olmuş. Öyle bir yeşil ki, yeşilin asil koyu bir rengi var otlarda. Toprak çok güzel kokuyor. Taş ve çakıllı bir tepenin üzerinde kayaların arasından pembe bir çiçek çıkmaya çalışıyor. Canım ne istiyor biliyor musunuz?...
Sokaklarında yapayalnız gezdiğim koskoca bir şehir var önümde. Eskiden; her defasında büyük hayallerle memleketime gider, her dönüş yolculuğumda türlü türlü hayallerle dönerdim. Uzun zamandır seyahat etmiyorum. Galiba benim kürkçü dükkânım Ankara oldu. Burada yaşamaya alıştım. İnsanlar yaşamı süresince beraber olduğu...
Siyah Beyaz ANKARALI Sabaha karşı; önceleri alışık olmadığım fakat yaşadıkça kabullendiğim bir soğuklukla uyanıyorum. Penceremin önüne gelen iki adet kumrunun her sabah beni uyandırmak için bağırması benim günlük yaşantımın bir parçası oldu. Her sabah ıslatılmış ekmeklerini hazırlıyor penceremin önüne bırakıyorum....
Siyah Beyaz ANKARALI Uzun ve şehirlerarası yolculuklar yapmıyorum artık. Yıllardır otobüs ile seyahat etmedim biliyor musunuz? Masal şehrimi terk edeli tam yirmi üç yıl olmuş. Oradan bende kalan tek şey çocukluğumdan bu tarafa korumaya çalıştığım şivem, hasretlerim ve özlemlerim. Artık...
*SİYAH BEYAZ MUTLU SON* Ne kadar zormuş aslında yazmak. Ben yazmaya başlayayım da aklıma bir şeyler gelir demekle yazılmıyor. İlham gerekli; küçük bir kıvılcım, gördüğün bir olay, dinlediğin bir şarkı, okuduğun bir haber veyahut kitap, mutlaka seni etkileyen bir şey...
BİR GARİP MEMLEKET SEVDASI Bir tahta tokuç var elimde, saz gibi tutup çalıyorum evin içinde. Tokucun kafasına bir çorap geçirdim mi at oluyor, evin bir ucundan diğer ucuna koşturuyorum. Oturma odasında divanlar var, divanın altında kalaylı leğenler, divanın yastıklarından kendime...
MUT KALESİ – İKİ PINAR BEŞ ÇINAR Çok güzel yağmur yağıyor. Çınaraltı’ndan otogara uzanan köşeden Mut Kalesi’ne giden bir patika yol var. Çocuklar oradan kaleye ulaşmaya çalışıyorlar. Kalenin altında eski bir ortaokul var ve bahçesinde uzun uzun otlar. Bize anlatılan...
BİR KÜLAH ÇEKİRDEK Siyah beyaz bir televizyon. Sesini duyduğunda içinde tarifi imkânsız bir heyecan var. Evlerin çatısında altın sarısı antenler. Sobada pişen çörek, kuzine sobanın üzerinde güğüm var. Güğümdeki su artık notalar basmaya başlamış. Pinarların dallarından kesip sobanın içine attık...
ELLERİNİ KALDIR BAK GÖKYÜZÜNE Bir gün zamanın durduğunu göreceksin. Zaman senin için akmayacak. Bir bakacaksın etrafında kimse olmayacak. Yarım bıraktığın düşler hayaller arkandan ağlayacak. Bir gün uçsuz bucaksız Toros dağlarından gökyüzüne bakacaksın, açacaksın ellerini gökyüzüne kapatacaksın gözlerini. Bir atım olsun,...
ÇOCUKÇA HAYALLER Uzun ve şehirlerarası yolculuklar bana çok şey öğretti. Yolcu otobüslerinin kapısı açıldığında dışarıya bir duman bulutu yükselir, içerisine girdiğinde nikotin kokan otobüsle seyahat etmek zorunda kalırsın. Bu otobüs kokusu yüzünden yolculuk yapmayı hiç istemezdim. Eskiden otobüslerde siyah poşetler...
TOPRAK ANA VE DAYANIŞMA RUHU Uzun ve şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Ne zaman bir yolculuk yapsam elime kâğıt kalemi alıp yazmaya başlıyorum. Çocukluğumun var ve yoklarının arasında; kısıtlı imkânlar ile alınmış tenekeden yapılmış bir oyuncak otobüsle mutlu olan veyahut bir tane...
KORKULARIM Bir film müziği melodisi ile ilerliyoruz. İlk defa uzun ve şehirlerarası yolculukların bitmesini istemedim. Yeşilçam klasiklerinden bir tanesini açtılar otobüste. Yanımda bir amca var ısrarla muavine ha babam sınıfı var mı diye soruyor. Yavaş yavaş teknoloji ile tanışmaya başladık...
ÖĞRENCİ Uzun ve şehirlerarası gece yolculuklarını sevmiyorum. Otobüste herkes uyuyor. Zamanın değerini kavrayamayacak yaştayım. Günler yaşım büyüdükçe azalıyor mu ne!?… Okul yolunda elimde bir simit, botumun karda bıraktığı izler ve çıkardığı seslerle ilerliyorum. İçimde garip bir hüzün, garip bir sevinç...
KOZLAR Sislerin içinde bir su akıyor gibi. Tam Darı Sekisi’ndeki virajı dönerken suyun sesini duyuyorum. Yolun üzerinden aşağıya doğru akıyor. Yanına yaklaşıyorum buram buram yarpuz kokuyor. Suyun olduğu her yerde kendiliğinden oluşan söğüt fideleri, yalçın kayalıkların arasında tarihe tanıklık etmiş...
VOLKAN Zamanın geri getiremediklerini tartışacak halim yok. İnsan bir sevdiğini kaybedince öyle hemen unutamazmış. Yavaş yavaş unuturmuş. Ne bileyim önce sesini unuturmuş sonra yavaş yavaş yüzünü, sonra da yavaş yavaş varlığını unutmaya başlarmış. Bizim acılarımızda böyle oldu. Unutması zaman aldı...
AŞK Uzun ve şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Şoförün selektör sesinden başka ses yok. Hayatımın son yirmi yılı yolculuklarla geçti. İçimde hiçbir zaman geçmeyen bir heyecan var. Dümdüz Konya Ovasını ve ardından Karaman’ı geçtikten sonra Toros Dağlarını görüp yol kıvrılmamaya başlayınca ‘tamam...
SENFONİ ORKESTRASI Yurda giriş sonuçlarının açıklanması için beklemem gerekiyordu. Kimsenin olmadığı bir bekleme salonunun camına asılacak bir liste tüm hayatımı yönlendirecekti. Yurt-Kur listelerinde 3068 yedeğim. Tek umudum kendi üniversitemin yurduna girebilmek. Bu süreci teyzemlerde geçiriyorum ama bir an önce kendi...