Mut İlçemiz

SİYAH BEYAZ MUT’LU / 10

SİYAH BEYAZ MUT’LU / 10
Serkan YALÇIN
Serkan YALÇIN( smmmser@hotmail.com )
12 Eylül 2020 - 13:31

SENFONİ ORKESTRASI

Yurda giriş sonuçlarının açıklanması için beklemem gerekiyordu. Kimsenin olmadığı bir bekleme salonunun camına asılacak bir liste tüm hayatımı yönlendirecekti. Yurt-Kur listelerinde 3068 yedeğim. Tek umudum kendi üniversitemin yurduna girebilmek. Bu süreci teyzemlerde geçiriyorum ama bir an önce kendi planlarımı yapmam gerekiyor. Öğrenci de olsam kendi düzenimi kurmam gerekli. Kimseye yük olmak istemiyorum. Bu süreç içerisinde Batıkent’ten okuluma gidiş geliş yapmaya başladım. Biraz sevinç biraz burukluk var üzerimde. Bu gidişler gelişler bu kalabalık koşuşturma bana göre değildi. Metrodan Ulus’ta iniyordum hep. Metro Kurtuluş durağına kadar gelmesine rağmen Ulus’ta iniyordum.

Beni etkileyen sanat eserlerinin başköşesinde olan Ulus Meydanındaki Zafer Anıtı. Avusturyalı Heykeltıraş Heinrich Krippel’e 1925 yılında sipariş verilmiş ve 1927 yılında teslim edilerek açılışı yapılmış ve bu meydan yıllarca tüm resmi törenlerin ve kutlamaların merkezi olarak kullanılmış. Bir dergi bulmuştum itfaiye meydanında. Eski Ankara fotoğraflarının olduğu bir dergi. Bu dergi elimde fotoğrafların eski hali ile yeni hallerini karşılaştırmaya başlamıştım. Bir çok anıt gördüm ve birçok heykel ama Ulus Meydanındaki Zafer Anıtı bir başka. Buradaki sanatçılık üst düzeyde. Bunu yıllar sonra Viyana gezime gittiğimde Viyana’daki eserleri görünce daha iyi anladım.

Arkadaşlarımın kalabalık ve modern mekânları merak edipte gezdiği ve AVM kültürünün yeni yeni şekillenmeye başladığı bu yıllarda ben Ankara’da tarihe yolculuk yapıyor ve eski yerleşim yerlerindeki hayatların izini sürüyordum. Bir taraftan yurt yerleşme sonucumu bekliyor diğer taraftan tüm boş vakitlerimde Ankara’yı keşfe çıkıyordum. Opera binasının yanına geldiğimde karşımda ihtişamla duran Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve biraz aşağısında TRT radyosunun binası.

Memleketi yavaş yavaş unutmaya başladım. Elime eski bir fotoğraf makinası almak istiyorum ve daha önce sadece kitaplarda gördüğüm tüm tarihi mekânlarda fotoğraflar çekilmek istiyorum. Ama çok daha öncelikli harcamalarım var.

Koca koca geniş kaldırımlar. Mut’ta seksenli yılların sonuna kadar tek şerit bir yol geçerdi şehrin ortasından. En yüksek bina İş Bankasının binası ve Ziraat Bankasının karşısındaki Atsanlar’ın binasıydı. Hayal meyal hatırlıyorum taş elektrik direkleri vardı. Mut ana yolunun kenarlarında ve orta refüj ve ışıklandırma yoktu. Bizler okul bahçesinde oyunlar oynadığımız zamanlarda akşam ezanı okununca koşa koşa evimize giderdik. Taş evlerin olduğu betona mahkûm olmayan bir Mut. Şimdi her geldiğimde o eski Mut’u arıyor gözlerim. Sokaklarında gezerken o değişim ve başkalaşmaya kendimi alıştırmaya çalışıyorum. Eski ile yaşanmaz çağa ayak uydurmamız gerekli ama çok katlı binaların yapıldığı bu yeni sürece kendimi bir türlü alıştıramadım. Her geldiğimde çoğalan yüksek katlı binalar ve araç sayısındaki artıştan kaynaklanan o kargaşa beni masal kentimden biraz daha uzaklaştırıyor ve hayal kırıklıklarına uğruyorum. Gelişme ve büyümek hayatımızı betona teslim etmek olmamalı. Ben nasıl bir memleket mi hayal ediyorum;

Rengârenk  çiçeklerle süslenmiş korna çalmanın yasak olduğu. İnsanların trafik kurallarına uyduğu geniş park ve bahçelerinin olduğu, sanatsal ve kültürel faaliyetlerin yapıldığı özellikle inanılmaz gün batımı ve manzaralarının olduğu ilçemde resim yarışmalarının yapılması, sanatçıların ressamların heykeltıraşların bu Karamanoğlu devletine başkentlik yapmış ilçeye davet edilmesi, onlarla şehrin birçok yerine sanatçı elinin ve ruhunun değmesiyle güzelleşen yapılar anıtlar ve eserler bırakılması.

 Ben beton istemiyorum. Memleketimin betona mahkûm olmasını istemiyorum.  Çınaraltında bir senfoni orkestrası konseri olmasını istiyorum, hayal kuruyorum, düşünsenize akşam Çınaraltına gidiyorsun ve bir keman dinletisi var. El sanatları atölyelerinin olmasını istiyorum ilçemde, sanatla sanatçıyla, dağıyla taşıyla, kayısı ile eriği ile zeytini ile inciri ile folkloru ile yerel sanatçılarıyla yaşayan bir ilçe hayal ediyorum.  Ben bu hayalleri kuruyorum masal kentimin yok oluşunu beton oluşunu uzaktan elimden hiç bir şey gelmeden izliyorum.

Uzun şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Şoförün selektör yaparken çıkardığı sesten başka bir ses yok. Hayallerimi ve düşüncelerimi bu yolculuklarda yazıyorum. Çınaraltında senfoni orkestrası konseri hayali kuruyorum. Bizim yöresel şarkıların orada senfoni orkestrası ile çalınmasının hayalini kuruyorum. Ben çok hayalperestim biliyorum ama hayal etmeden yaşamak mümkün değil. Ben hayal kuruyorum ama benimle beraber bu hayalleri kuranlar var biliyorum..

Devam edecek…

© Mutilcemiz.Net 2020 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com