Mut İlçemiz

SİYAH BEYAZ MUT’LU / 2

SİYAH BEYAZ MUT’LU / 2
Serkan YALÇIN
Serkan YALÇIN( smmmser@hotmail.com )
18 Temmuz 2020 - 15:03

Yenidünya ağacının altında babamla bekliyoruz, ağlamak istiyorum ama babamın kızmasından korkuyor ağlayamıyorum.  O anki ruh halimi düşününce… Sonra sert bakışlarıyla bir kadın gelip beni sınıfıma götürdü. Ben; anneannesinin bahçesinde oradan oraya koşan, keklik gibi seken bir çocuktum. Ne kadar özgür… Tavuklarım vardı, horozlarım vardı… Her ağacın altı benim için bir oyun alanı… Böylesine özgür bir çocuk bu sınıfa, bu bahçeye nasıl sığacaktı…

Yenidünya ağaçları, çam ağaçları ve sarıya boyanmış bir kömürlük var okulun bahçesinde. Okulun arka tarafından baktığımda ise meydan mahallesine kadar uzanan sonsuz bahçeler var. Yıllar sonra, 2018’de Gazi İlkokulunun bahçesine gittim. Her taraf beton olmuş. Gözlerimi kapatıp halk eğitim merkezinin olduğu tarafa doğru yürüdüm. Kazların göç seslerini duymaya çalıştım ve bizim o toprak bahçede attığımız çığlıkları duymaya çalıştım… Kazlar bile artık göç yollarını değiştirdiler. Çok güzel geçerledi oysa ki Mut’un üzerinden.  Hiç unutmuyorum; yine bir göç zamanı kazları arkadaşlarımla izlemiş ve resim dersinde onların göçlerinin resmini çizmiştik. Akşam eve geldim ve buzdolabını açtığımda karşımda iki tane kuş ayağı bana bakıyordu. Tepsinin içinde uzun uzadıya yatan kuşu ters çevirip onların kaz olduğunu anladığımda ne kadar çok üzülmüştüm. Babama bankaya gelen bir köylü hediye olarak getirmiş. Ben hayatımda hiç kaz yemedim biliyor musunuz? Şuan önüme en kral yemeğini yapıp getirseniz yemem. İnsan masal kahramanını yer mi?

Mahallenin bütün altın kızlarının sokağa çıktığı günler vardı. Okulun önünden bando takımı ile çıktığımız andan itibaren taş evlerin arasından o altın kız teyzeler ellerinde bayraklarla yol kenarına çıkar ve bize el sallarlardı.

Top sahasındaki geçit töreni bile beni bu kadar heyecanlandırmaz veyahut bu kadar aklımda kalmazdı biliyor musunuz?  Zeycan amcanın bakkalının köşesinden döndüğümüz anda içime inanılmaz bir heyecan dolar ve Emniyet Müdürlüğü yönüne doğru giderken babaannemin evinin önüne geldiğimde heyecandan sağıma soluma bakamazdım.

Zehra, Saniye, Nezahat, Behice; çocukluğumun masal kahramanları… Babaannem ile Saniye teyze her zamanki gibi ağlıyor. Nezahat teyzem ve Ömer amca ise esas duruş edasıyla bizi karşılıyorlardı. Sol Sol sol, sağ sol. Beş para ver beş para ver, beş para yoksa on para ver… Ben şimdi bu bayram sabahlarının heyecanını çok özlüyorum. Bayram günleri Mut’un içinden yankılanan bando seslerini daha çok özlüyorum.

Uzun yolculukları sevmiyorum hem de uyuyamıyorum. Şoförün sellektör sesinden başka hiçbir ses yok arabada. Ankara’da beni bekleyen geleceğe doğru gidiyorum. Bütün gün düşündüm; acaba nasıl olacak, her şeye kısa süreliğine bir ara mı vereceğim yoksa masal dünyasından tamamen kopacak mıyım? İçimdeki o siyah beyaz Mutlu çocuk yaşama tutunabilecek mi? Onu neler bekliyor, neler yaşayacak doğrusu çok merak ediyorum…

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com