DOLAR
44,0852
EURO
51,0830
ALTIN
7.345,07
BIST
13.146,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
18°C
Mersin
18°C
Açık
Çarşamba Açık
20°C
Perşembe Açık
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
19°C
Cumartesi Çok Bulutlu
19°C

Seval KADIOĞLU

HAYATA VE İNSANA DAİR

    SORUN: “SORUNSUZLUK”

    İnsanın insana yaptığını başka hiçbir canlı yapmaz sanırım.

    İnsan düşünen bir varlık ama mevcut durumda bu düşünce maalesef kötüye çalışıyor birçok kişide. Dostluğun, kardeşliğin, samimiyetin, paylaşımcılığın, yardımseverliğin, dürüstlüğün, sevginin, saygının yerini, riyakarlık, yalancılık, saygısızlık ve bencilliğin aldığını görüyoruz. Ayaküstü çok rahat iftira atabilen insan sayısı arttığı gibi en acısı da utanma duygusu dahi gütmeden bunları yapabiliyor olmaları birçoğunun. Utanma duygusu daha bizler bebekken gelişirken ne oluyor da bu utanma duygusunu dahi kaybediyor bu insanlar…

    Hayat bir yarış değil. Hiç kimse de rakip değil. Bir kişi senden daha zengin olabilir, kültürel ve akademik olarak daha başarılı olabilir vs. çoğaltabileceğimiz birçok şey var… Birçoğumuz çocuk eğitiminde bunları da dile getiriyoruz zaten. Peki neden yetişkinler bu çarpık düşünce kalıbı içinde hareket ediyor?

    Çünkü kaostan besleniyor. Evet yanlış duymadınız! Toplumda büyük bir kısım kaostan besleniyor. Günümüzde maalesef gerek sosyal hayatta gerekse iş hayatında bu tarz insanların sayısı artmakta. Birçok kişi için sorun “Sorunsuzluk” olduğu için sorun çıkartma isteği güdüyorlar.  Toplumun bir kısmı değer görmeye, dinlenilmeye, anlaşılmaya, saygı duyulmasına alışık olmadığı için bu tarz bir muamale ile karşılaşınca kötülük çanları çalıyor içinde çocukluğundan bu yana birikmişliklerin sorumlusu karşı tarafmışçasına başlıyorlar…

    Doğru ile yanlışın, normal ile anormal kavramlarının yer değiştirdiği bir süreçteyiz maalesef. Bu durumu düzeltecek kişiler de yine bizleriz.

    Kötülükle, yalancılıkla hiçbir şey elde edilemez. Güneş balçıkla sıvanmaz diye çok güzel sözü var atalarımızın. Keşke kötü duyguların yerine iyi duygularla hareket edilse birliğin, beraberliğin, dostluğun, dürüstlüğün artacağı bir tablo yaşanmaz mı? Küçük bir kar tanesinin çığa dönüştüğü gibi artsa… Buna engel olacak ne var?

    Kötü duygular insana zarar verir. Bir başkasına zarar vermeye çalışmak belki bu kişilere anlık rahatlama sağlar ama en temelde en büyük kötülüğü yine kendilerine yaparlar.

    Saygının, dürüstlüğün, sevginin kısacası olmazsa olmaz değerleri bizler önce hayatımızın içine yerleştireceğiz ki çocuklar da rol model alabilsin…

    Sen kolaylıkla iftira atabiliyorsan senin çocuğun da iftira atacaktır.

    Sen kolaylıkla yalan söylüyorsan senin çocuğun da profesyonel yalancı adayı olacaktır.

    Sorunu “Sorunsuzluk” olan çocuklar yetiştirmemek için, daha iyi bir toplum için değerlerimize sahip çıkalım. Dürüstlüğün, saygının insanların bel kemiği gibi olması dileğiyle…

    Yazarın Diğer Yazıları