DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
23°C
Mersin
23°C
Açık
Pazartesi Açık
24°C
Salı Açık
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
24°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C

TÜNELİN UCUNDA BELEMEDİK TAHTACI YURDU

Almanlar tünelin iki ayrı ucundan dağları delmeye başlarlar. Planlar yapılmıştır. İki ekip çalışmaya devam ederler. Ama sapma olmuştur. Bir türlü karşılaşma sağlanmaz. Yetkili sorar:
“Ne oldu, neden tüneller birleşmedi?”
“Bilemedik.” Derler. Rivayet edilir ki, ondan sonra Bilemedik, Belemedik’e dönüşür. Şantiyelerin olduğu tünel çıkışına BELEMEDİK tren istasyonu kurulur.
1915 yıllarında demir yolu yapılırken, yöreden ve Aydın, Antalya illerinden yani Teke yöresinden binlerce Tahtacı buralara gelirler. Kimisi ormanda kesim yapar, kimisi demir yollarında çalışır.
Demir yolu biter, bu kez Beyrut’a kereste, tahta nakliyesi başlar. 1950’li yıllara kadar bu bölgede kesim devam eder.
Belemedik’te Çakıt suyunun sağı Aydınlı, solu ise Acem Yurdu olur. Birlikte kesim yaparlar, kız alıp, kız verirler.
Kalan Tahtacı bakiyesi Pozantı merkez ve tren tolu üstünde yaşamaya devam ederler.
Bir kısmı Adana Yeşil Oba’ya gider, kimisi Mersin’e göçer. Orada hızarlar kurarlar. Satılmış Amca burada domuz çiftliği bile kurar.
Ege’ye giden tahtacılar der ki:
“Biz tünelin ucundan geldik.”
Tünelin bir ucu Karaisalı, bir yanı Pozantı Belemedik. İki asırdır yaşam devam eder. Pozantı’da, Belemdik’te hala ormanda kesim işlerine giden aileler var. Karadeniz, Ege’de nerede kesim var, oraya kamyonlar gider. Düne kadar katırlar ile giderken, artık onun yerini traktörler alır.
Devlet onları hala bir sosyal güvenceye bağlamamıştır. Ormanda iş kazaları devam eder.
Ormanda tüccardan iş almak zor. Yanık, seyreltme gibi küçük işler olunca, çevre köylerde kesim yapan yoksa, haber geliyor, kesime gidiyorlar. Ya da orman tüccarları ormanı satın alıyorlar. Onlar çağırınca gidiyorlar.
Sorduk:
“Devletten ne bekliyorsunuz?”
“Bizi Bağ-Kur gibi bir şemsiye altına alsınlar. Orman-Kur desinler. Bu işin asırlardır erbabı olan Tahtacılar için bir birlik kurulsun, ormandan direk olarak iş alabilelim.”
Bu bölgede Tahtacılar inançlarına, kültürlerine sahip çıkmaya devam etseler de, yavaş yavaş kaybolmakta, artık Cemevlerinde meydan açılmıyor. Dede, talip bir araya gelmiyor. Artık saz çalan İsmail Emmi yok, Zurna çalan İsmail Emmi yok. Düğünlerde mengi oynamaya, halay çekmeye devam ediyorlar. Bayrak dikiyorlar, gelinler bağ bağı ile bağlanıp, hayır dualarını yapıyorlar.
Belemedik’te bir Cemevleri olsa, dede, talip bir araya gelecek. Ocakları İslahiye Kabaklar’dan Dede gelecek.
“Biz Hacı Emirli Aydınlı Ocağındanız” diyorlar.
“Dedemiz gelirse, neden önünde niyaz etmeyelim?”
Can TV çekimleri için geldiğimiz Belemedik’te bir evde toplanmışlar, gelmişi geçmişinden konuştuk. 22 yaşında hakka yürüyen üniversite öğrencisine yaktıkları ağıtı dillendirdiler, mengilerini oynadılar.
Belemedik’te ağaçlar artık yapraklarını yere dökmüş, yerler sapsarı, doğa ise yeşilliğini koruyor. Nöbeti artık çam, ardıç, katran ağaçları almış. Çakıt suyu akmaya devam ediyor. Trenler geliyor, Belemedik istasyonunda duruyor. Sonra yoluna devam ediyor.
“Çuuuuh, çuuuh.”
Diğer izlenimler artık Can TV’de program yayınlanınca göreceğiz. Ne zaman derseniz? Zamanı gelince paylaşacağız.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.