Yaşadığım apartmanın iki asansöründen biri yedek parça temin edilemediğinden iki aydır devre dışı. İkincisi de arıza yapınca vaziyet hepten berbat oldu. Yönetici önce kullanıma kapatıldı dedi, sonra da gereksiz yere kullanmayın…
12.katta mahsur kaldık; soluk soluğa in çık, kolay değil.
Şimdi diyeceksiniz ki bunları neden anlattın. Sonuçta beni ve apartman sakinlerini ilgilendirir değil mi? Evet öyle!
Ama, ben de bazı çağrışımlar yaptı. Bir asansör korkusu başladı; ya orta katta arıza yapar, mahsur kalırsam halim nice olur? Zaten oldum olası paraşütle atlayanlara hayretle bakardım. Ya açılmazsa! Ne diye bu riske girerlerdi?
Diyeceğim o ki asansörle çıkanlarla, paraşütle inenlere pek de sıcak bakmıyorum. İnsan biraz emek vermeli, dizi canlanmalı, idman kazanmalı değil mi? Kolayca kazanılan, kolay harcanır; kıymeti olmaz. Hem zora düşünce dayanamaz, yeniden başlamayı göze alamaz. Paraşütle inmek daha çarpıcı; herkes canhıraş çabalarken o baş köşeye oturuverir.
Devlet hayatında, siyasette, ticarette sıkça örnekleri görülür asansörle çıkmanın, paraşütle inmenin. Tabii kolu kanadı kırılanlar da olur; risk almak lazım değil mi?
Adam vardır; atadan varlıklı, iş dünyasının orta yerine düşüverir; şansı yaver giderse ilerler, değilse kaybolur gider. Adam vardır; dişiyle tırnağıyla kazıyarak gelir, hazmederek ilerler, daha kalıcı olur.
Adam vardır; bir bakarsın devletin üs kademesinde, bir bakarsın meclisin baş köşesinde… Ya asansörle ya paraşütle!
Liyakat neresinde? Sağlam asansör, sağlıklı paraşüt bulur, yol yordam öğrenmişse ne ala! İşi kolaylaşır. Asansörle çıktığı, paraşütle indiği yerde ne yapar o muamma! Ya kul hakkı? O mevzu derin!
Ağır ağır çıkacaksın merdivenlerden; emek çekerek, yorularak hazmederek…
Daha anlamlı, daha kıymetlidir…Allah korusun, bir de atlarken düşmek, asansörde kalmak var… Ağır ağır çıkarsan aheste aheste inersin. Selamlaşarak, vedalaşarak… Böylesi daha güzel değil mi? Paraşütte lazım asansör de elbet! Her şey yerli yerince. Yöneticinin dediği gibi, olur olmaz kullanmamalı!
@kpınar 180922