DOLAR
48,8201
EURO
56,0152
ALTIN
6.846,53
BIST
13.337,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
30°C
Mersin
30°C
Hafif Yağmurlu
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    BU KIZ ŞAİR OLUR İŞTE

    İki sayıdır Mut Çıtlık Dergisinde Yüksekokul öğrencisi bir kızın şiirleri çıkıyor. Ben de ona dergi gönderiyorum.
    Birinci dergiyi okuduğu kente göndermiştim, bir sorun olmadı. Ya ikincisi…
    Tatile girmişti, yeni adresini istedim. Arsuz’un Helvalı Köyüydü yeni adresi. Yeni kitabım Güz Güneşi’ni de göndermek istiyordum. Şiirdi ya…
    İkisiyle birlikte bir kargo şirketine vardım. “Bizim Arsuz’da şubemiz yok, alamayız” dedi görevli. Başka birisine gittim, o kabul etti. Adresini yazdı kızın, telefonunu yazdı.
    Bir iki gün sonra bir telefon, “Hocam ben kargodan arıyorum, Melek İvrendi’nin kargosu merkezde bekliyormuş, telefona da yanıt vermiyormuş.” “Tamam arkadaş, ben şu anda bahçedeyim, akşam onunla görüşürüm. Yalnız, kargo beklesin.” “Tamam Hocam!”
    Akşam Melek’i aradım, çok heyecanlıydı, “Kargon Arsuz’da bekliyormuş, telefonun da çalmıyormuş” dedim ve ekledim, “Yarın sabah Arsuz’a gelip oradan alacaksın artık.” “Tamam Hocam, benim için de iyi olur, bu gerekçeyle Arsuz’u da görmüş olurum, hiç görmedim daha.”
    Anlaşılan, İskenderun’a daha yakındı köyü.
    Yanılmıyorsam perşembe akşamıydı bu konuşmamız.
    Cuma günü öğleden sonra bir telefon, yayladayım, “Hocam az önce ben Arsuz’a geldim, bu kargonun şubesi yokmuş burada!” “Nasıl olmaz Melek! Bana ‘yok’ filan demediler hiç.”
    İyi ki kargonun verdiği belgeyi yanımda getirmişim. Bir baktım; Melek’in telefonunun bir rakamı yanlış yazılmış, teslim yeri Arsuz değil Körfez Şubesi!..
    “Hocam İskenderun’da bu, bugün olmaz artık, yarın İskenderun’a gider alırım.”
    “Tüh yahu! Bana hiç, “Arsuz’da şubemiz yok, İskenderun’dan alacak” dememişlerdi!..”
    Bu nasıl kargo, bu nasıl görevli… Canım sıkıldı açıkçası.
    Cumartesi kuşluğa doğru bir telefon daha, “Hocam ben İskenderun’a geldim şimdi, iki şubesi varmış bu kargonun burada ama cumartesi olunca ikisi de kapalıymış!”
    Al bakalım!.. Olacak iş mi şimdi bu? Yazık değil mi bu kıza?.. Bir de, cumartesiyi neden düşünemedim ben!…
    “Yapacak bir şey yok hocam, pazartesi yeniden geleceğim artık.”
    Ama hissediyorum; kızcağızın zerre sızlanması yok, yüzü hep gülücüklü…
    Bir dergi, bir kitap, kızın başına gelenlere yahu!.. Patlayacağım neredeyse!
    Neyse, pazartesi bir telefon daha Melekten; yine gülüyor, “Hocam, iki şubeye de uğradım, benim adıma gelen bir şey yok!”
    Çıldırmak bile az! Hemen Mut’u arayıp kargonun telefonunu öğrendim. “Yahu kardeşim, neden yaptığınız işi güzel yapmıyorsunuz? Kızın telefonunu yanlış yazmışsınız, “Arsuz’da şubemiz yok” demediniz, yazık değil mi bu kıza, bir Arsuz’a, iki kez İskenderun’a? Nerede bu gönderdiğimiz?”
    “Hocam geri geldi, bizde!”
    “Sizde mi!?”
    “Ne yapayım şimdi ben sizi!?”
    “Tamam Hocam, haklısınız, gelmiş artık, istiyorsanız yeniden gönderelim.”
    Karşımdaki çalışan birisi, olmuş bir kere, kıyamam…
    “Tamam arkadaş, telefonunu düzelterek yeniden gönderelim aynı şubeye.”
    Tabi, sabırsızlıkla Melek’ten telefon bekliyorum, bir daha…
    İki gün sonraydı, geldi:
    “Hocam geldi!..” Uçuyordu sevinçten…
    “Şaka yapmıyorsun ya, ellerinle dokundun mu?”
    “Dokundum hocam, dokundum!”
    “Ama epeyce yoruldun…”
    “Olsun Hocam, hiç sorun değil, ben kazançlıyım aslında. Üstelik zor olanı severim ben!..
    “Güzel aşk zor olandır ” derler ya…
    Sonra düşündüm ki, işte bu kız şair olur!..

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.