DOLAR
44,6678
EURO
52,4248
ALTIN
6.855,98
BIST
14.040,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
19°C
Mersin
19°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Hafif Yağmurlu
18°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Salı Çok Bulutlu
19°C

Mehmet AKPINAR

İMBİKTEN SÜZÜLENLER

    CAMBAZA BAK

    Üç cambaz aynı karede görünüyordu; Hokkabaz, Düzenbaz, Madrabaz… Yüzlerinde sahte gülücükler, gözlerinde riyakâr bakışlar dikkat çekiyordu. Karede başkaları da vardı; herkes kendi arasında sohbet ediyor, bir taraftan da göz ucuyla üç cambazı izliyordu. Cambazların etrafına pervane olan; iltifatlar yağdırdığı, yarenlik ettiği anlaşılan simalar da görülüyordu.

    Mümtaz, bilgisayar ekranını sağa sola, aşağı yukarı kaydırarak tüm kareleri inceledi; kim kime yakın, kim kime nasıl bakıyor, ne olup bitiyor anlamaya çalıştı. Bu üç cambaz nasıl bir araya geldi; kim, hangi programla bir araya getirdi, merak ediyordu. Hokkabaz’la Düzenbaz’n, Düzenbaz’la Madrabaz’ın, Madrabaz’la Hokkabaz’ın birliktelikleri olduğu kadar kavgaları, hatta düşmanlıkları da olmuştu, ama üçü bir arada ilk defa görünüyordu. Meğer ülkenin meşhur ip cambazlarından Maruşka, kadrosuyla birlikte güney illerini kapsayan bir turneye çıkmış, yol üzerinde bulunan kasabalarda kısa süreli gösteriler yaparak cambazlığa ilgi duyanlarla hasbihâl ediyormuş

    Sahne hazırlanmış, direkler arasına çelik ip gerilmiş, sirkte cambaz gösterisi başlamıştır. Küçük bir gösteri olduğu için Maruşka sahnede değildir; ama yardımcıları, amatör cambazlar kimi sahne de kimi ipte marifetlerini sergilemektedir. Maruşka ise cambazlık ve ülkede cambazlığın yeri ve önemi hakkında bilgi vermekte, tavsiyelerde bulunmaktadır:

    “Bakın arkadaşlar, Hayat gerçekten bir ipte yürümek kadar ustalık isteyen zorlu bir şey. Siyaset de böyle ticaret de…” Herkes can kulağıyla onu dinliyor, bazıları “Cambaza bak, cambaza!” diyerek dikkatleri sahneye çekiyordu… Bu, Hokkabaz’ın işiydi; Maruşka’nın çevresini sakinleştirerek özel sohbet ortamı hazırlamak istiyordu. Madrabaz ve Düzenbaz da aynı düşüncedeydi. Tabii Hokkabaz daha tecrübeli, diğer ikisi hâlâ çömez sayılırdı.

    Maruşka, Hokkabaz’a baktı; onu yakından tanıyordu, ne de olsa yirmi beş yıllık cambazdı, birçok marifeti duyulmuştu.

    “İyi gidiyorsun iyi!” dedi kinayeli bir tebessümle.

    “Hele ipten düşeceğini anladığında, bir ‘okus pokusla’ oyunu sonlandırman takdire şayandı. Hem mağdur hem mazlum rolünü oynadın, düşmekten kurtuldun!”

    “Sizden öğreneceğimiz çok şey var efendim.” dedi Hokkabaz bıyık altından gülümseyerek.

    Maruşka, Madrabaz’ a döndü. Onu ipten ipe atlarken görmüş, evveliyatında bir ipten başka bir ipe atladığını da duymuştu.

    “Sen de fena sayılmazsın! Peş peşe ipten ipe atlayışların, zamanlaman iyi.” dedi kısacık boyunu tepeden tırnağa süzerek.

    Düzenbaz’ı iyi tanımıyordu Maruşka. O da ufak çapta “al takke ver külah” işleri yapıyor, eşeği boyayıp babasına satacak kadar insafsız davranıyor, çok açık verse de iyi yalan söylüyor, sık sık düşse de ayağa kalkıyor, Hokkabaz’ın izinden gitmeye çalışıyordu. Geçmişte Madrabaz’la yaşadıklarını unutmuş gibi yaparak birliktelik görüntüsü veriyordu.

    Hokkabaz’ın işleri kesat gidiyor, cambazlık alanı giderek daralıyor, kendisine daha geniş bir alan açmaya çalışıyordu. Bir süredir unutulmaya yüz tutan Madrabaz ve Düzenbaz ise Hokkabaz üzerinden Maruşka’ya ulaşmak ve geleceklerini garanti altına almak istiyorlardı. Dile getirmeseler de Madrabaz ve Düzenbaz’ın birbiriyle rekabet hâlinde olduğunu sağır sultan bile biliyordu. Maruşka ise ülkede tek olmak, dış dünyada tanınmak istiyordu. Kısaca kimin kime faydası dokunur, kim kimin ayağına dolanır belli değildi. Bilinen bir şey vardı, iki cambaz bir ipte oynamazdı. Bu arada salonda bulunanların çoğu sahnede cambaza bakmaya devam ediyordu.

    Mümtaz, bu cambazlar nasıl olur da hem halkta hem de üst düzeyde karşılık bulur, neden hiç gündemden düşmez, hayatımızda hep var olur, diye düşünüyordu. Meğer tarihte de revaçta bir meslekmiş bu. Hem halk hem de devlet ricali pek severlermiş onları. Devlet yönetimine talip olan siyasi partiler, kurumlar, iş çevreleri de faydalanmak için onları hep koruyup kollarmış.

    Mümtaz, Düzenbaz’ ı iyi tanıyordu, onunla birlikte yol yürümüşlerdi. O süreçte cambazlığa soyunduğunu, yanlışa düştüğünü, sıkça yalan söylediğini ve güvenilmez biri olduğunu görmüştü. Mümtaz’ın desteğiyle önü açılmış, ama sonraki yıllarda ona da kazık atmıştı.

    Madrabaz da cambazlıkta bir hayli ilerlemişti. Önce kendisine güç verenlere ihanet edip gitti. Sonraki yıllarda vardığı yeri de terk ederek Hokkabaz’ ın yanında soluğu aldı ve kendisine yeni bir alan açmak için Maruşka’ nın etrafında dolaşmaya başladı.

    Kendisine üst düzeyde verilen destekle yirmi beş yıl ayakta kalan, şan ve şöhret kazanan Hokkabaz; büyük hatalar yaptı, hakkındaki şikâyetler zirveye ulaştı. Mümtaz, olup bitenlerin hepsine yakından şahit oldu, Hokkabaz’ın istediği gibi cambazlık yapmadığı için dışlandı. Yukarıdakiler “Yeter artık!” dese de, Hokkabaz durmadı ve soluğu Maruşka’ nın yanında aldı. Artık cambazlıktan ip cambazlığına terfi etmenin yollarını arıyordu.

    Mümtaz, dalıp gittiği cambazların dünyasından sıyrılarak televizyonda akşam haberlerini dinlemeye koyuldu. Haberlerde Maruşka’nın son turnesi ballandıra ballandıra anlatılıyor, yabancı ülkelerin büyükelçileri ile yaptığı görüşmelerden bahsediliyordu. Araya televizyonun olmazsa olmazı “Cambaza Bak!” adlı kısa reklam filmi girdi.

    Mümtaz, “Cambazların eline kaldıysa vay ülkemin hâline!” dedi hüzünle. Artık köşesine çekilme zamanı geldiğini düşündü. İlerleyen zamanlarda cambazların savaşını izleyecekti. Maruşka’nın kimlerle dans ettiğini, Hokkabaz’ın marifetlerini, Madrabaz’la Düzenbaz’ın ayak oyunlarını; makam, mevki, şöhret uğruna birbirlerine nasıl madik attıklarını görecekti. Kendisi adına eğlenceli olsa da memleketi adına üzülecekti. Siyaset cambazlığı geçer akçe haline gelmemeliydi!

    Tek tesellisi, seyircilerin bir gün “Yeter artık!” diyeceğine ve olaylara seyirci kalmayacağına olan inancıydı

    @kpınar 011021

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.