Mersin’deki ekmek fabrikasını 1986 senesinde terk ettim. Çumra’da un fabrikasını çalıştırmaya devam ettim.
Çumra’da genç bir delikanlı yetişmiş. Adı Uğur YILDIZ. Kendinden çok emin. Babası Hollanda’da çalışıyormuş. Paranın kaynağı orası.
O tarihlerde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ucuz buğday veriyordu. Bu buğday tahsis buğdayı. Un yapıp öyle satmak gerekiyor.
Uğur ise TMO’dan aldığı buğdayı buğday olarak satmak istiyor. 1-2 sefer benim adıma aldı sattı. Kar çok tatlı geldi. Fakat ofis buğdayı un fabrikası sahiplerine veriyor.
Uğur buğdaydaki karı görünce un fabrikası kiralamaya karar veriyor. Ama günlerce de düşündü. Sonunda 5 seneliğine benim fabrikayı kiraladı ve çalışmaya başladı.
Babası Hüseyin YILDIZ da Hollanda’dan emekli olmuş gelmiş. Baba-oğul un fabrikası işletmeye bana da akıl vermeye başladılar. Aradan üç sene geçti. Bir gün kapı çalındı. Açtım. Bir de baktım kimi göreyim: Çumra Belediye Başkanı Sayacı ve Hüseyin YILDIZ.
“Buyurun” dedim ve içeri girdiler. Belediye başkanı söze başladı: “Hüseyin YILDIZ iflas etti. Sana verdiği senetleri versen iyi olur” dedi. Ben de ne yapayım “Hay hay” dedim.
Onları gönderdim. Sonra Hüseyin ile elektrik işletmesine gittik. Hüseyin borcum yok diyordu. 2750 TL borcu çıktı. Onu ödedi. Başka bazı borçlar çıktı. Onları da ödedi. Ondan sonra senetlerini verdim.
Hüseyin YILDIZ bir gün sonra Hollanda’ya uçtu. Ver elini eski meslek şoförlük. Adam Hollanda’da kazandığı paralarla bütün borçları ödedi.
Sonra niye iflas ettiğini inceledim. Bir de öğrendim ki fabrika ustasıyla inatlaşırlar. Ustaya derler ki:
“Biz ne dersek sen onu yap. Sen bu işten anlamazsın” o da buna kızar yüzde 20 yerine yüzde 28’e kadar kepek oranını arttırır. Bir kilo un 1 lira ise bir kilo kepek 25 kuruş. Adamlar her 100 kiloda 5 lira kar yerine zarar ediyor. Ustalara her halükarda fazlaca dikkat gerekir. Tecrübeyle sabittir. Fabrikayı ben çalıştırıyorken bizim usta benden habersiz başka yollardan yolunu buluyormuş meğer.
BİLLURİ
Meryem UYSAL