DOLAR
32,1987
EURO
34,9567
ALTIN
2.465,78
BIST
10.899,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
24°C
Cuma Az Bulutlu
24°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

İKİ ANLATI

28.05.2019
A+
A-

Belleği güçlü bir arkadaşımdan iki güzel anlattı:

GEYİK İLE ATLAR
Eskiden bir dağda, belki de Karadağ’da, atlarla geyikler birlikte yaşarlarmış. Gün gelmiş, o güzelim dağ ikisine yetmez olmuş. Geyikler demişler ki, “Birimiz terk edip gitsin burayı.” Atlar da demişler ki, “Tamam, ama öyle kavgayla dövüşle değil, dostça ayrılalım. Bunun için de bir koşu yarışı yapalım. Kim kaybederse çeksin gitsin!”
Anlaşmışlar…
‘Nasıl olsa dörtnala koşarız, yarışı biz kazanırız’ diye düşünüyormuş atlar. 
Sözü uzatmayalım, başlamış yarış. Geyikler bir sıçramışlar beş sıçramışlar, yarışı kazanmışlar.
Atlar şaşkın ve üzgünler, insanın kapısını çalmışlar. “Biz ille de bu dağda kalmak istiyoruz, ne isterseniz yaparız, bize yardım edin” demişler. “Tamam” demiş insan da, “ama başınıza yular geçiririz.” Anlaşmışlar, atlar da “Tamam” demişler.
İnsan, topla tüfekle, zehirle tuzakla bütün geyikleri öldürmüş. Dolaysıyla dağ da atlara kalmış. Anlaşma gereği başlarına da yular takılmış. 
İşte o günden beri bütün atların sırtları eyerli, başları yularlıymış…

MÜDÜR
Aslan sürüsü bir av yakalamış, herkes karnını doyurmuş; arkasından da erkek aslan bir kayanın başına, dişi aslan yanı başındaki çayırlığa, yavrular da sağa sola devrilmişler, biraz sonra da tatlı bir uykuya dalmışlar. 
Avın birazı artmış ki, sırtlanlar, çakallar, kurtlar, kartallar gelmeye başlamışlar.
Gelenlerin içinde bir de tilki varmış.
Dişi aslanın yanından geçerken tilki, bir bakmış ki aslanın yatışı bir hoş, içi sulanmış, iştahı kabarmış. Ne yapsa ne yapsa, bu fırsat bir daha ele geçmez, atlamış uyuyan aslanın üzerine. 
Bir şey olur gibi olmaz gibi, uyanıvermiş aslan. Tilki ise çoktan toz olmuş. Dişi aslan bağırmış erkek aslana:
“Sen ne biçim erkeksin, birisi ben uykudayken ırzıma geçiyor, haberin yok!”
Erkek aslan uyanıyor sese, bir kükrüyor bir kükrüyor:
“Kimmiş bu ırz düşmanı?!”
Bütün hayvanları çağırıp sıraya dizmiş:
“Kim yaptıysa bunu, çıksın ortaya!”
Çıt yok kimsede. 
Her gün böyle, her gün böyle… Bıkmış hayvanlar bu işten. 
Bir gün tilki kurda demiş ki, “Kral kendisine cesur bir müdür arıyor. Ben çok olmak istiyorum ama boyum posum buna uygun değil. Tam senlik bir iş bu. 
Kurt öyle bir gaza gelmiş ki, “Ben yaptım” diye fırlamış ortaya.
Kurt müdürün, kolay müdürün başına neler gelmiş, siz düşünün artık…

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.