DOLAR
8,5649
EURO
10,1000
ALTIN
485,73
BIST
1.423
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

KIRTIL KÖYÜ TAHTACI MÜZESİ

1975 yılında Silifke Müzik ve Folklor Festivali kapsamında açılacak olan El Sanatları sergisi için Kırtıl Köyünde evlerin ahırlarında, depolarında kullanılmayan el sanatlarını derledik. Onları festivalde sergiledik. Kısa bir süre sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığından bir yazı aldım. Amerika ya ihraç edilmek üzere 5000 senit, 5000 oklava, 5000 ekmek şişi talep ettiler. ( Türk gününde bazlama, sıkma yapılır. Amerika kültürüne oklava, şiş, senit eklenir. Onların sözcük dağarcığında bu el sanatlarımız yer alır.)

Köyde bu işi yapan birkaç usta vardı. Onlara söylediğimde yüzüme bakıp güldüler. “Bizi fabrika mı sandın? “

Bu eserlerin bir kısmını iade ettim. Çoğunluğu arşivimde kaldı. Bir araştırmacı dostum Metin Kömbe Silifke de taşımalı eğitim sistemi ile kapanan köy okullarında , bir proje hazırlayarak müze ve kütüphane kurma çalışmalarında Kırtıl köyü muhtarı Hasan Gündoğdu ile birlikte okulu elden geçirerek müze ve kütüphane olarak 29 Ekim 2008 tarihinde açılışını yaptık. o günden bu yana binlerce ziyaretçi geldi. artık elden geçirme zamanı geldi.

KIRTIL KÖYÜ TARİHÇE

Silifke yöresinde Hacı Paşa denilen bir Paşa bulunmaktadır. Bu yörenin ormanı tüm ona aitmiş. Alanya yöresinden Tahtacıları getirmiş, onun kontrolünde bu bölgede çalışmışlar. Yaklaşık 1800 lerin başında Tahtacı Belen denilen yere gelmişler. Bir süre orada kalmışlar.

İş durumuna göre; Eğribük, Bolacalı Koyuncu, Olucak ta kalmışlar. Daha sonra ŞIh Goca (Abidin Goca ) Korucuk denilen yeri beğenmiş, Hacı Paşalarında desteği ile Ateş Oğulları denilen yörükten satın alarak yerleşmişler. Kesmeli Boyun, Yıkık derken şimdiki köyün olduğu yere 30-40 haneli köy olmuş. Suyun bastığı yerlere bahçe ekmişler. Zaman ile tarım ile uğraşırken Tahtacılığı bırakmışlar.

Kış aylarında Korucuk’ta yer alırken yaz aylarında Geçirim denilen yerde tarlalarını, bağlarını ekmişler.

Rivayet olunur ki; Tahtacı Beleni’ne iki kardeş birlikte gelmişler. İş bitince kardeşin biri başka yere çalışmaya gitmiş. Onun üç kızı varmış. Kızlar evlenme yaşına gelince, tekrar buraya gelmiş. Orada kalan kardeşinde üç oğlu varmış. Üç kızla , üç oğlan evlendirmişler.

İşte Korucuk Mahallesini kuran Şıh Goca(Abidin Goca), diğeri ise Kravga(Köprübaşı ) nı kuran Halit Goca , üçüncü kardeş ise Mustafa GOca ise Kocapınar’da kalmış. Oradaki Hacı Paşaların yanında kalmış. O çobanlık, tarım ile uğraşmış. Diğer iki kardeş Tahtacılık işine devam etmiş. Halen Şıh Goca , İmamuşağı Kalesi yanında eski köy mezarlığında, Mustafa Goca nın ise (Goca Keya) Kocapınar Köyü mezarlığında bulunmaktadır. Torunlarına da Koca Keya Sülalesi ya da Karaer sülalesi denilmektedir. Halit Goca ise, Köprü Başı köyü ile Kıbrıs arasında gidip, gelirken Pelitpınarı yakınlarında Bayamlı çeşmesinin yanında konaklama sırasında Hak’a yürümüş. Aynı yere defnetmişler. Nuru ve Pelitpınarı köylüleri oraya Tahtacı mezarlığı adını vermişler. Orada birçok mezar yanında bir de Türbe yaptırılmış. Çevre köyler “ Her Halde Zeynel Abidin’in akrabası imiş. Ermiş kişi diye mezarının üstüne Türbe yaptırmışlar. Her yıl yağmur duasına gidip, adak adayanlar kurbanlarını kesip, çeşmenin başında tahta köşklerde dua edip, niyaz edip şefkat bekliyorlar.

Köprübaşılılar Korucuk köyü yerine Bahçe Obası adını kullanmışlar. Diğer obalarda Kıravga ya da Goca Oba adını kullanmışlar.

1933 yılında Cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları Korucuk ta Dudun dibinde kutlanmış. Köy bekçisi tüm komşu köylere giderek ev, ev dolaşmış. Davet etmiş. Orada kazanlar kaynatılıp yemekler yenmiş. Orta oyunları (Arap Oyunu, Bişşek Gelin , Kız Kaçırma Oyunları oynanmış. Sazlar çalınmış. Kadınlı, erkekli mengi oynamışlar.

1946 yılında Muzaffer Sarısözen Silifke ‘ye geldiğinde bir yaz günü Gökbelen Köyünde Hacı Paşaların oğlu Sadık Taşucu’nun evinde Felteş Duman ( Ahmet Duman) dan 14 ezgi derlemiş. Bunlardan : Keklik Olsam Yuva Yapsam, Pınar Başı Ben Olayım mengilleri repertuara girmiş. Diğerleri ise değerlemeye alınmamıştır. İşte bu derlemeler sırasında Felteiş Duman ; Kırtıl Köyü adını vermiş.

1959 yılında Silifke’den İstanbul’a giden ekiple birlikte Kırtıl Mengi ve Samah Ekibi adı altında Yapı ve Kredi Bankasının Halk Oyunları yarışmasına katılmışlardır. İşte bu tarihten sonra Korucuk Mahallesi adı ancak resmi işlemlerde anılmış. Bu olaydan sonra Kırtıl köyüne halk bilimcileri akın, akın gelmişler. Derlemeler yapmışlar. Doktora tezleri hazırlamışlar.

Özcan Seyhan, Ahmet Kutsi Tecer, Halil Bedi Yönetken, Rauf Arseven, Behçet Kemal Çağlar, Ümit Kaftancı oğlu, Prof. Mehmet Eröz, TRT Yapımcılarından, Adem Yavuz, Tanju Bayramoğlu,Çetin Öner, Kemal Öğretmen, Ali Bozkurt.İrfan Ünver Nasrattınoğlu, Nail Tan, Hayrettin İvgin, prof. Ali Berat Alptekin ,Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Bölümünden,Prof. Metin AND, Prof. Nurhan Karadağ,Atilla Erden gerek kendileri ve gerekse doktora tezi hazırlayan öğrencilerini Felteş Dede’ye yönlendirmişler. Ve araştırmalar yapmışlardır.

1975- 1980 yılları arasında Hacıbektaş Şenliklerine Kırtıl Ekibi ile katılmış, orada Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü Semah Grubu, Karaca Ahmet Derneği Semah grupları tanışmış. İstanbul Yakacık Şenliklerine katılmış, orada Fakir Baykurt, Osman Şahin, Ümit Kaftancı oğlu gibi yazarlarla birlikte olmuş, onlara Kırtıl’ı Tahtacıları anlatmıştır.

Gazi Müzik Bölümü kurucusu Alman Müzikolog Suph Mayer Silifke Lisesini ziyaret ettiğinde, Felteş Dede ile bir araya gelmiş. O Beethoven’in bir eserini çalmış.

Ve arkasından sıra Felteş Dede’ye geldi. O da Geyik Ağıdını çalıp söylemeye başladığında , Suph Mayer de opera tarzında ikinci ses olarak katılıyor.

Daha sonraki yıllarda; Dil tarih Coğrafya Fakültesi, Milli Folklor Araştırmaları Dairesi, Hoytur gibi dernekler. Doç Dr. Nilgün Çıplak doktora tezleri ile ilgili Kırtıl Köyünde araştırma yapmışlardır.

Gökbelen Köyü ve İmamuşağı köyüne bağlı Korucuk mahallesi olarak gerekli hizmetleri alamaması nedeniyle; merhum Hasan Gündoğdu ve Celal Necati Üçyıldız birlikte köy kurulması çalışmalarına 1993 yılında başlanmış. 1995 yılında kültür alanında tanındığı şekliyle Kırtıl Köyü kurulmuştur. İlk Muhtarı da Hasan Gündoğdu olmuştur.

Felteş Dede’den günümüze aktarılanlar:

  1. Yeni Mengi – Dere Dere Gidelim (Türkmen Mengisi)
  2. Eski Mengi : Horasani Mengi
  3. Bebek Ağıdı (Kozan Dağı)
  4. Heveslik Eyledim Yavru Getirdim (Ağıt)
  5. Muhammet Ali Samahı ( Dar ve Yürütmesi)
  6. Kırklar Samahı
  7. Höykürme
  8. Yemen Elleri Samahı
  9. Geyik Ağıdı
  10. Aşağıdan Gelen Telli Turnalar Samahı (Kırtıl Samahı)
  11. Sorgu Eyledik ( nefes)
  12. Gitti Dağlar benim kuzum gelmedi ( Ağıt)
  13. Pınara vurdum Kazmayı (Mengi)
  14. Ali Yar Samahı
  15. Körmenli Zeybeği,
  16. Öngürü Dağı (Nefes)
  17. Kemenem Var (Mengi )
  18. Evlerinin önü (Mengi)
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.