DOLAR
8,8767
EURO
10,3747
ALTIN
494,82
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Gök Gürültülü
29°C
Cuma Az Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
31°C

NEŞRİ ATLAY’IN KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLÜĞÜ’NDEN 30 AĞUSTOS

Babam Neşri Atlay’ın Kurtuluş Savaşı günlüğünden 30 Ağustos

30 Ağustos 1338 Başkomutanlık Muharebesi;

Erkence aldığımız emir üzerine yürüyüşe  geçtik. Yunanlılar  tarafından yakılan bir köyü de geçtik ve ileride bir çamlık arkasında toplandık. 9. Alay da geldi, fakat 13. Alay yok, postalar ve subaylar dağıldılar bulamadılar.

Çamların gerisinde bizden evvel gelen epey bir süvari var, yüksek Türk Komuta Heyetinin orada olduğu belli, hemen öğrendik, Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, 1. Ordu Komutanı Nuriddin Paşa, 4. Kolordu Komutanı Kemalettin Sami Paşa ve diğer  komutanlar. Bizim Alay Komutanını oradan çağırdılar, Tümen Komutanı Cemil Cahit (Toydemir) onu aldı ileriye götürdü, bazı şeyler gösterdi, biz başka yere bakmıyoruz, hep onu takip ediyoruz ve derhal anladık ki bizim Alaya taarruz emri verilmiş, halbuki o gün 133. Alay taarruz edecekti, kayboldu…

Alay Komutanı süratle geldi, bu arada topçular da hemen çamlık gerisine bataryalarını endirdiler son süratle yerleştirirlerken Alay Komutanı bize  (YÜRÜ) emrini verdi.

Çamlığa varınca Alay açıldı ve ilerideki ufacık bir tepenin gerisine vardı. Alayın bütün makineli tüfekleri bu tepeye yerleştirildi, makineliler bizi buradan ateşleri ile himaye edecekti.

Önce 1. Tabur sevk olundu, sonra 2. Tabur yürütüldü, 3. Tabur tepede ihtiyatta kaldı. Sağda 1. Tabur, solda 2. Tabur bir kilometre ilerideki sırtta bulunan düşmana taarruza başladı. Bizim makinalılar ateşe başladılar, topçu ateşi de devam ediyordu. Alayın sağında Tümenin hücum taburu da taarruza başlamıştı. Taarruz hedefi doğruca Adatepe olup, hücum dalga halinde başladı. Hücum kolları tepeye yaklaştıkça ateş şiddetlendi, önümüzdeki ova bir mermi yağmuru altında kaldı.

Ölü ve yaralı vermeden tepenin dibine geldik, dinlenmeğe başladık. Bu sırada Tümenden gelen emirde Hücum Taburunun da 10. Alay emrine verildiği bildiriliyordu. Alay Komutanı Tabura bir emir yazdı; Haydi Ali, bin atına, Hücum Taburuna bu emri yetiştir ve çabuk dön, dedi. Kır kısrağıma atladım, boynunu okşadım ve Allaha sığınarak özengiyi çaldım, çok güzel koşan bu hayvanın, o günkü koşmasına bir türlü aklım ermedi, adeta yere uzandı, ben de hedefi küçültmek için hayvanın boynuna doğru uzandım, kulaklarımda rüzgar uğultusu ve mermi vızıltısından başka bir şey duymuyordum. Tabura yaklaştım, el kol sallamağa başladılar ve ateş de hafifledi.

Tabura emri verdim,  hayvan da dinlendi, geri dönmek ve bu cehennem ovayı yine mermi yağmuru içinde geçmek lazım idi. Hayvanın yanına gelince onu iştahlı gördüm, yine göreceği işi anlamış  gibi adeta eşiniyordu, onu okşadım, gözlerini sildim, Tabura veda ederek yine kılıç kesme dörtnala kaldırdım, yine aynı hız, aynı ateş ve aynı şans eseri olarak Alaya geldim.

  1. Tabur ve 2. Tabur tepeye tırmanmış, ihtiyatta olan 3. Tabura da tepeye gelmesi emredilmiş. 11. Bölük sol cenahtan yanaşık nizamda yürütüldü. Asker tepeye çıkar çıkmaz Yunanlıların el bombaları ile karşılandılar ve geri çekildiler, tekrar yine çıktılar, yine geri geldiler, akşama bir saat kala tepede mevzi almağa muvaffak oldular.

Burada adeta göğüs göğüse denecek derecede bomba ve tüfek ateşi başladı, ortalık karardı, bizimkiler taarruz etti, düşmanın mukabil taarruzu ile geri dönen bölüklerin içinde birinci taburun ikinci bölüğü yoktu. Asker dinlendi, tekrar ateş açtı ve Allah Allah sadalarıyla yine ileri atıldı ve bir daha da dönmedi.

İkinci bölük bulunmuştu. Taarruzda biraz ileri gidiyor, mukabil taarruzu görünce yalnız olduğunu anlayınca, meşeliklerin içine yatıp ses çıkarmıyorlar.

Öyle sakin bir gece ki eğer bu en ağır savaş gürültüsü olmasa adeta kuşlar ötecek.

Yunana yüklendikçe yükleniyoruz, her taraftan kopan Allah Allah sesi birbirine ulanarak sağlı sollu adeta duyulmayıncaya kadar uzayıp gidiyor. Bir bakarsın ta uzaklardan gelen Allah Allah sesi tufanına bütün şevkimizle bizim alay da iştirak ederek boğazlarımız yırtılıncaya kadar bağırırdık, bu sel sola doğru akar giderdi.

Hayatımda böyle yüklü gece görmedim, maddiyat ve maneviyat her ikisi işbirliği ederek bizi zafere kavuşturdu. Yunanı da Türk’e silah atamayacak hale getirdi. Saat tuttum, düşmandan tek tük atılan  kurşun, patlayan tüfeğin saatı ne zaman olacak. Bu saat 23’te oldu, kesirsiz böyle.

(Kendi sözcükleriyle, olayları yaşadığı şekliyle aktarmıştır.)

Ayşe Nur ATLAY

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.