DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
22°C
Mersin
22°C
Az Bulutlu
Pazar Açık
23°C
Pazartesi Açık
24°C
Salı Açık
24°C
Çarşamba Açık
25°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

ÖZGÜRLÜK

A+
A-

Gençtir, güçlüdür, köydedir, daha çocukları yoktur…
Bacanağının isteğini kıramaz, taa köyden onun Mut’taki bulgurluğuna çalışmaya/yardım etmeye gelir.
Ama ruhu sıkılır çabucak, içi daralır. Adını koyamadığı bir ip ayaklarını, ellerini, beynini, tüm bedenini, daha da ötesi tüm ruhunu bağlar. İki gün ancak kalır, duramaz geri döner. Bu işlerin adamı değildir o…
+++
Laal Paşa camisinde namaz çıkışıdır. Kapıda iki jandarma beklemektedir. Ezanı okuyanı sorar jandarmalar. Bunu gösterirler. “Seni kaymakam istiyor” diye alır götürürler bunu. Korkalar…
Meğer sesini ve ezan okumasını çok beğenmiştir kaymakam.
Dini bir okula göndermek ister bunu, “Şu şu belgeleri hazırlayıp getir” der.
Gidiş o gidiş!..
+++
Bir iki yıl sonra Mut’a bir daha düşer yolu. Kaymakamın yanına uğrar. Daha ne yapsın kaymakam, Tarsus Tekelde işe başlatır bunu.
Köyde yetişmiştir o, bir evin bir oğludur, dağların, Torosların çocuğudur, bir hafta ancak dayanır, çeker gelir, tutsak olmaz kentin kurallarına, duvarlarına…
+++
“Plak çıkar, plak çıkar…”
Sesi öyle güzeldir ki, herkes böyle söyler. Cesaret bulur bu sözlerden, bir gün ver elini İstanbul! Nereye uğrayıp kimlerle görüştüyse, “Ses mühendisi Avrupa’ya gitti” denilir kendisine. Torosların havasını yutmuştur bir kere, izinin üstüne döner gelir…
+++
Hacıahmetli köyünden Dr. Mehmet Ünal da (sonradan milletvekili olur) duyar bunun sesini. Ankara’ya götürür mü, gönderir mi pek belli değil, TRT’de türkücü Ali Can’la tanıştırır. TRT’ye girecektir, diploma isterler. Diploması yoktur!..
Bir daha boğulur kentte, duvarlar içlerinde, “şunu yap bunu yap”larda.
Döner gelir…
+++
Bir zaman eve bir konuk gelir, çok yakın bir akrabası, başka bir köyden…
İki gün kalır, üç gün kalır…
Bunun içinse gün gün hapishaneye döner ev; rahatı kaçar, yüreği daralır. Dayanamaz; ya komşu bir köye çeker gider, ya dağa oduna, ava…
+++
Kimse onun bir yerde bir günden fazla konuk kaldığını, bir yerde bir saatten fazla oturduğunu, kahvehanede yarım saat bile oyun oynadığını görmemiştir, kesin.
Dağların, Torosların çocuğudur o…
Zincirlere alışkın değildir…
Özgürce yemediği ekmek boğazına durur…
Nice para verdiği kekliği bile kafesinden uçuruverir…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.